İklimin Ana Elemanı: Sıcaklık

📅 12 Mart 2022|06 Nisan 2022
Güncel
İklimin Ana Elemanı: Sıcaklık

Konu Özeti

Sıcaklık enerjinin dışa yansımasıdır. Sıcaklığın yeryüzünde dağılışını etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Sıcaklığın Dünya üzerindeki dağılışı ise izoterm haritaları ile gösterilmektedir. Sıcaklık mevsimlere göre değişiklik göstermektedir.

Bu konuda
  • Sıcaklığı ve sıcaklık ile ısı kavramı arasındaki farkları
  • Sıcaklığın dağılışını etkileyen faktörleri ve özellikleri
  • İzoterm kavramını ve izoterm haritalarını
öğreneceksiniz.

Öncelikli olarak sık sık karıştırılan ısı ve sıcaklık terimlerinin açıklanması gerekmektedir:

Isı, bir maddeyi oluşturan taneciklerin sahip oldukları hareket enerjilerinin toplamıdır. Güneş, fosil yakıtlar ve elektrik birer ısı kaynağıdır. Isısı başka bir cisme göre fazla olana sıcak, az olana ise soğuk denir. Isı birimi kaloridir.

Sıcaklık ise; söz konusu enerjinin dışa yansımasıdır. Sıcaklık termometre ile ölçülür. °C (Celsius), °F (Fahrenheit) veya °K (Kelvin) gibi teknik ölçü birimleri ile ifade edilir.

Özısı da bir maddenin 1 gramının sıcaklığını 1 °C arttırmak için maddeye verilmesi gereken enerji miktarıdır.

📝 Ek Not: Isı ve Sıcaklık Kavramlarının Karşılaştırması

Yeryüzünde Sıcaklığın Dağılışını Etkileyen Faktörler

Sıcaklık enerjinin dışa yansımasıdır. Sıcaklığın yeryüzünde dağılışını etkileyen birçok faktör bulunmaktadır.

sıcaklık değişimini etkileyen faktörler

Güneş’in Sıcaklığa Etkisi

Dünya’nın esas enerji kaynağı Güneş’tir. Güneş, etrafına enerji ve ışık saçan Dünya’ya en yakın yıldızdır. Güneş’ten hareket eden ışınlar yaklaşık 8 dakikada Dünya’ya ulaşır. Dünya, Güneş’in yaydığı enerjinin iki milyonda birini alarak ısınır ve aydınlanır.

Güneş’ten gelen enerji değişim göstermektedir. Dünya’nın Güneş’e olan mesafesindeki değişmeler Güneş’ten gelen enerji miktarını etkilemektedir. Dünya’nın Güneş’e en yakın olduğu tarih 3 Ocak’tır. Dünya bu tarihte en fazla enerjiyi alsa da bu durum Dünya’daki sıcaklığı etkilemez.

Atmosferin Sıcaklığa Etkisi

Atmosferin üst sınırında 1 cm2‘ye 1 dakikada gelen enerji miktarına “güneş sabitesi“(solar konstant) denir. Bu enerji miktarı ise 2 kaloridir.

Güneş’ten gelen enerjinin tamamı yeryüzüne ulaşmaz. Çünkü atmosferin Güneş ışınları üzerinde oldukça karmaşık etkileri vardır. Bu etkiler, ışınların dalga boylarına göre yansıtılması, kırılması, dağılması ve soğurulması (emilme veya tutulması) şeklinde gerçekleşir.

📚EK BİLGİ:

  • Refleksiyon: Güneş ışınlarının bir yüzeye çarpıp geri yansımasıdır.
  • Difüzyon: Gaz moleküllerine çarpan ışınların dağılmasıdır.
  • Albedo: Enerjinin ısınma ve ışımaya uğramadan atmosfere dönen radyasyondur.
  • Absorbsiyon: Enerjinin cisimler tarafından emilmesidir.

Güneş Işınlarının Geliş Açısının Sıcaklığa Etkisi

Sıcaklığın dağılmasındaki en önemli faktördür. Güneş ışınları bir yere ne kadar fazla açı ile gelirse o yerin sıcaklığı o kadar fazla olur. Düşme açısı küçüldükçe ısınma azalır. Düşme açısını belirleyen etkenler: Dünya’nın şekli, Dünya’nın günlük hareketi, Dünya’nın yıllık hareketi ve yer şekilleridir.

Dünya’nın Şeklinin Sıcaklığa Etkisi (Enlem Etkisi)

Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe Güneş ışınlarının düşme açısı daralır. Bu nedenle Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık da azalır. Buna enlem etkisi denilmektedir. Enlem etkisi, mutlak konumu ifade etmektedir.

Dünya’nın şeklinin sıcaklığa etkisine örnekler:

  1. Ekvator’da deniz seviyesinde kalıcı karlara rastlanmaz.
  2. Türkiye’de güneyden kuzeye doğru gidildikçe sıcaklık azalır.
  3. Akdeniz, Karadeniz’den daha sıcak ve tuzludur.
  4. Ekvator’da deniz seviyesinde buzul etkisi görülmez.
  5. Türkiye’nin güneyi ile kuzeyi arasında 7-8 °C sıcaklı farkı oluşmaktadır.

ÖNEMLİ: Farklı enlemde bulunan yerlerin sıcaklıklarının farklı olması enlem etkisidir. Fakat aynı enlem üzerindeki noktaların sıcaklıklarının farklı olması enlem etkisi değil, göreceli konumdan dolayıdır.

Dünya’nın Günlük Hareketinin Sıcaklığa Etkisi

Dünya’nın günlük hareketine bağlı olarak yani kendi ekseni etrafında dönmesi nedeniyle, güneş ışınlarının bir noktaya geliş açısı gün boyunca değişmektedir. Güneş ışınları sabah ve akşam eğik açıyla gelirken, öğle vakti ise gelebileceği en dik açı ile gelmektedir.

Her ne kadar Güneş ışınları dik açı ile öğle vakitlerinde gelse de gün içerisinde en yüksek sıcaklıklar enerji birikiminin en fazla olduğu 14.00 civarında görülür. Bunun nedeni; enerji birikimi ve biriken enerjinin kendini hissettirmesidir. Gece boyunca Güneş’ten herhangi bir enerji gelmediği için sıcaklık hızla azalır ve en az sıcaklık hissedildiği zaman Güneş’in doğduğu andır.

HATIRLATMA= Günlük sıcaklık farkı, gündüz ile gece arasında oluşan sıcaklık farkına denir. Günlük sıcaklık farkı atmosferdeki nem miktarı ile ilgilidir ve aralarında ters orantı bulunmaktadır. Nemin az olduğu yerlerde gündüz çok sıcakken geceleri çok soğuk olur. Bu nedenle günlük sıcaklık farkı çok fazladır. Örneğin; çöllerde günlük sıcaklık farkı çok fazladır.

Dünya’nın Yıllık Hareketinin Sıcaklığa Etkisi (Eksen Eğikliği, Mevsim Etkisi)

Dünya’nın yıllık hareketi ve eksen eğikliğine bağlı olarak Güneş ışınlarının düşme açısı yıl içerisinde değişir. Güneş ışınlarının dik ya da dike yakın açılarla düştüğü yaz mevsiminde sıcaklık değerleri artarken Güneş ışınlarının dar açılarla düştüğü kış mevsiminde sıcaklık değerleri azalır.

Günlük harekette görülen sıcaklık gecikmeleri yıllık harekette de görülmektedir. Kuzey Yarım Küre’de Güneş ışınları en fazla açıyla 21 Haziran’da gelmesine rağmen en yüksek sıcaklıklar enerji birikimi nedeniyle temmuz ve ağustos aylarında görülmektedir.

HATIRLATMA=Yıllık sıcaklık farkı, yaz ile kış arasında oluşan sıcaklık farkına denir. Atmosferdeki nem oranı ile bağlantılıdır. Nem miktarının az olduğu yerlerde yıllık sıcaklık farkı fazla olur.

Yer Şekillerinin Sıcaklığa Etkisi

Dağların Güneş’e dönük yamaçlarına “bakı” adı verilmektedir. Güneş’e dönük yamaçlar gölgede kalan yamaçlara göre Güneş ışınlarını daha büyük açılarla alır ve daha fazla ısınır. Güneş’e dönük yamaçlar bulunulan yere göre değişmektedir. Dönenceler dışında Kuzey Yarım Küre’de bulunan dağların yıl boyunca güney yamaçları (Türkiye), Güney Yarım Küre’de bulunan dağların ise kuzey yamaçları bakı durumundadır. Fakat dönenceler arasında bulunan dağların bakı durumu yıl içerisinde değişmektedir.

Güneş’e dönük yamaçlar zamana göre de değişebilmektedir. Örneğin dönenceler arasında bazen kuzey bazen ise güneye bakan yamaçlar bakıya dönüktür. Güneş’e dönük olan yamaçlar daha fazla ısındığı
için karlar daha çabuk erir ve tarım ürünleri daha erken olgunlaşır.

Bakının sıcaklığa etkisi en fazla ılıman kuşakta görülmektedir.

🌟Bakı durumunda olan yamaçlarda:

  • Sıcaklık daha fazladır.
  • Güneşlenme süresi daha fazladır.
  • Güneş ışınların açısı daha fazladır.
  • Aynı tür bitkiler daha erken olgunlaşır.
  • Karlar daha erken erir.
  • Kalıcı kar sınırı da yüksekte başlar.
  • Tarım, orman ve yerleşmelerin üst sınırı daha yüksektir.

Yükseltinin Sıcaklığa Etkisi

Yerden yükseldikçe sıcaklık düşmektedir. Çünkü atmosfer daha çok yerden ısınır ve üstten soğur. Aynı zamanda atmosferin alt katları üst katlarından daha yoğundur ve alt katlarda yabancı maddeler ve özellikle de su buharının daha fazla olması ısınmaya yardım eder. Yerden yükseldikçe sıcaklığın hangi oranda değişeceği havanın kuru ya da nemli olması, yer şekilleri gibi faktörlere bağlı olarak da değişmektedir.

Yükseltinin sıcaklığa etkisine örnekler:

  1. Ekvator’da kalıcı karlara rastlanmaz.
  2. Kar dağların üstlerine ovalara göre daha erken yağar.
  3. Yamaç boyunca bitki örtüsü yukarı doğru değişmektedir.
  4. Yükselen hava yağış bırakır.

📚EK BİLGİ:

  • Gerçek Sıcaklık= Bir noktada ölçülen sıcaklık değerlerine denir. Bu sıcaklık değerlerinde yükseltinin etkisi vardır.
  • İndirgenmiş Sıcaklık= Bir yerin yükseltisinin 0 metre olduğu kabul edilerek hesaplanan sıcaklığa denir. İndirgenmiş sıcaklığı hesaplamak için yükseltiden kaynaklanan sıcaklık farkı hesaplanır ve bu fark o yerin gerçek sıcaklığına eklenir. Bu sıcaklıkta yükseltinin etkisi ortadan kaldırılır. Yükselti arttıkça gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark artar. Deniz seviyesindeki sıcaklık hem gerçek sıcaklıktır hem de indirgenmiş sıcaklıktır.

Kara ve Denizlerin Dağılışının Sıcaklığa Etkisi

Karalar ve denizlerin ısınma özellikleri birbirinden farklıdır. Denizler, karalara göre daha yavaş ısınıp yavaş soğurken; karalar ise denizlere göre daha çabuk ısınır ve daha çabuk soğur. Bunun nedeni ise kara ve denizlerin öz ısılarının farklı olmasıdır.

Kara ve denizlerin farklı ısınma ve soğuma özelliklerinin sıcaklığa etkileri:

  1. Kuzey Yarım Küre’de en sıcak ay karalarda temmuz, denizlerde ağustostur. En soğuk ay ise karalarda ocak, denizlerde şubattır.
  2. Kuzey Yarım Küre’de karalar daha fazla olduğu için günlük ve yıllık sıcaklık farkları fazladır.
  3. En yüksek ve en düşük sıcaklıklar karalarda ölçülmektedir.
  4. Yaz aylarında karalar denizlere göre daha sıcaktır. Kış aylarında ise denizler karalara göre daha sıcaktır.
  5. Kuzey Yarım Küre’de yıllık ortalama sıcaklık Güney Yarım Küre’ye göre 2°C daha fazladır.
  6. Basınç merkezleri mevsimsel ve günlük olarak yer değiştirir.

Okyanus Akıntılarının Sıcaklığa Etkisi

Ekvator’da ısınan su kütleleri ile kutuplarda soğuyan su kütlelerinin yer değiştirmesine okyanus akıntısı denir. Okyanus akıntıları, hem denizler hem de karalar üzerinde sıcaklığı etkilemektedir. Bu akıntılar, denizlerde sıcaklığın Ekvator’dan kutuplara doğru düzenli olarak azalmasını engeller. Ekvator yönünden gelen akıntılar sıcaklığı yükseltirken kutup yönünden gelen akıntılar sıcaklığı azaltır.

Okyanus akıntıları

Sıcak su akıntıları etkili oldukları yerlerde sıcaklığı artırır ve nemli-yağışlı bir etkiye neden olur. Örneğin; Batı Avrupa’nın Orta Avrupa’dan daha sıcak ve nemli olmasının temel nedeni “Gulf Stream” sıcak su akıntısıdır.

Soğuk su akıntıları ise etkili oldukları yerlerde sıcaklığı düşürürken nem ve yağışı da azaltır. Örneğin; “Benguela” soğuk su akıntısı nedeniyle Kalahari ve Namib çölleri oluşmuştur.

📚EK BİLGİ: Okyanus akıntıları nedeniyle Kuzey Yarım Küre’de kıtaların batı kıyıları doğu kıyılarına göre sıcaktır. Güney Yarım Küre’de ise kıtaların doğu kıyıları batı kıyılarına göre sıcaktır.

Rüzgarların Sıcaklığa Etkisi

Rüzgarlar, doğdukları bölgenin sıcaklık ve nem gibi özelliklerini gittikleri yerlere taşır. Kutup yönünden gelen rüzgarlar sıcaklığı düşürürken; Ekvator yönünden gelen rüzgarlar sıcaklığı artırmaktadır. Bu durumda Kuzey Yarım Küre’de güneyden esen rüzgarlar; Güney Yarım Küre’de ise kuzeyden esen rüzgarlar sıcaklık arttırıcı etki yaparlar. Kuzey Yarım Küre’de kuzeyden esen rüzgarlar; Güney Yarım Küre’de güneyden esen rüzgarlar ise sıcaklığı düşürür.

Aynı zamanda bu durum enlem – sıcaklık ilişkisine de örnektir. Denizden karaya doğru esen rüzgarlar kışın ısıtıcı, yazın ise serinletici etki yapar. Karadan denize doğru esen rüzgarlar ise kışın sıcaklığı düşürücü, yazın ise sıcaklığı yükseltici etki yapar.

Rüzgarların Sıcaklığa Etkisi

Güneşlenme Süresinin Sıcaklığa Etkisi

Bir yerin gün içinde Güneş’i gördüğü süreye “güneşlenme süresi” denir. Kısacası; Güneş’in doğduğu andan battığı ana kadar geçen süredir.

Güneşlenme süresi arttıkça sıcaklık da artar. Ancak güneşlenme süresinin çok uzun olduğu kutuplarda sıcaklık değerlerinin düşük olması; Güneş ışınlarının dar açılarla düşmesinin sonucudur. Yaz aylarında güneşlenme süresi fazla olduğundan sıcaklık değerleri de yüksektir.

Gün içerisinde güneşten daha fazla enerji alan yerlerin sıcaklığı; daha az güneşlenen yerlere göre yüksektir. Güneşlenme süresi gündüz süresinin uzunluğuna da bağlıdır. Gündüz süresi uzun olan yerlerde sıcaklık ortalaması da yüksektir. Örneğin; Türkiye’de Akdeniz Bölgesinde gündüz süresi fazla olduğu için güneşlenme süresi de fazladır.

Güneşlenme süresini etkileyen bir diğer faktör; havanın nem-bulut durumudur. Bulutlu gün sayısının fazla olduğu yerlerde güneşlenme süresi azdır. Örneğin; Doğu Karadeniz, Orta Karadeniz’e göre daha bulutludur. Dolayısıyla Doğu Karadeniz’in güneşlenme süresi ve sıcaklığı Orta Karadeniz’e göre daha azdır.

🌟Güneşlenme süresine enerji kazanım süresi de diyebiliriz. Bu nedenle gün içinde en yüksek sıcaklıkların tam öğle vakti değil, öğleden birkaç saat sonra olması güneşlenme süresi ile ilgilidir. Geceleri ise Güneş’ten enerji alınmadığı için soğuma görülür. Bu nedenle günün en soğuk anı, sabah Güneş doğmadan önceki andır.

Nemliliğin Sıcaklığa Etkisi

Nem, atmosferdeki su buharına denir. Nem bir yerin aşırı ısınmasını ve soğumasını önler. Bu nedenle nemin sıcaklığı dengeleme özelliği vardır. Nemin fazla olduğu yerde hava geç ısınır ve geç soğur. Günlük ve yıllık sıcaklık farkını azaltır.

Güneş ışınlarının dik ve dike yakın geldiği Ekvator çevresi; Dünya’nın en sıcak yerleri olması gerekirken, nem fazlalığından dolayı Dünya’nın en sıcak yeri değildir. Dünya’nın en sıcak yerleri; dönenceler çevresidir. Bunun nedeni ise bu alanların nem miktarınca fakir olan çöller olmasıdır.

Atmosferi geçerek yeryüzüne gelen Güneş ışınları yeryüzünü ısıtır. Bu cisimler gündüz Güneş’ten aldıkları enerjiyi gece boyunca atmosfere geri vererek soğurlar ve enerji kaybederler. Yeryüzünün geceleri enerji kaybederek soğumasına ışıma (yer radyasyonu)” adı verilmektedir.

Kış mevsiminde, havanın bulutlu olduğu günlerde, ısı kaybı azaldığından sıcaklık değerleri yüksektir. Havanın bulutsuz olduğu günlerde ısı kaybı daha fazla olduğu için sıcaklık değerleri düşüktür. Nemin fazla olduğu deniz yüzeylerinde, vadilerde ve alçak ovalarda nem fazlalığından dolayı sıcaklık kaybı az iken; dağ zirvelerinde nem azlığından dolayı sıcaklık kaybı fazla olmaktadır.

ÖZELLİKLERNEM ORANI FAZLANEM ORANI AZ
Sıcaklık farklarıAzFazla
Havanın ısınma hızıYavaşHızlı
Havanın soğuma hızıYavaşHızlı
Kış mevsiminde sıcaklık 0°C altınaDüşmezDüşer
Bulutluluk oranıFazlaAz
Yağış oranıFazlaAz
IşımaAzFazla
Taşların ufalanma şekliKimyasalFiziksel
Fiziksel çözünmeAzFazla
Kimyasal çözünmeFazlaAz
Bitki örtüsüGürCılız
Sıcaklık değişimiYavaşHızlı
ÖrnekRizeKonya

ÖNEMLİ BİLGİ: Nem;

  • Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe azalır. Bunun nedeni; enleme bağlı sıcaklıkların azalmasıdır.
  • Deniz seviyesinden yükseldikçe azalır. Bunun nedeni; yükseltiye bağlı yer çekiminin azalmasıdır.
  • Yazdan kışa geçildikçe azalır. Bunun nedeni; buharlaşmanın ve sıcaklığın yıl içinde azalmasıdır.
  • Gündüzden geceye gidildikçe azalır. Bunun nedeni; buharlaşmanın ve sıcaklığın yıl içinde azalmasıdır.
  • Deniz kenarından kara içlerine doğru gidildikçe azalır. Bunun nedeni; nemin kaynağından uzaklaşılmasıdır.

Bitki Örtüsünün Sıcaklığa Etkisi

Bitki örtüsü gündüzleri fazla ısınmayı, geceleri ise aşırı soğumayı önler. Bitkiler, koruyucu bir örtü oluşturarak toprağın nemli kalmasını sağlar. Aynı zamanda buharlaşmanın artmasına da engel olur. Tüm bunların sonucunda; bitki örtüsünün gür olduğu alanlar ile seyrek olduğu alanlar arasında sıcaklığın dağılışı açısından önemli farklar ortaya çıkar.

Gür bitki örtüsü, nem kaynağı olduğundan ve güneş ışınlarının zemine ulaşmasını engellediğinden gündüz yeryüzünün daha az ısınmasına neden olmaktadır. Geceleri toprağın ışıma yoluyla enerji kaybını azaltarak da çok fazla soğumasını engellemektedir. Böylece bitki örtüsünün gür olduğu bölgelerde günlük sıcaklık farkı daha az olmaktadır. Bitki örtüsünün cılız olduğu yerlerde ise aşırı ısınıp aşırı soğumalar yaşandığı gözlemlenmektedir.

Gerçek Sıcaklık Kuşakları

Yeryüzünde sıcaklığın dağılışını sadece Güneş ışınlarının düşme açısı etkilememektedir. Dünya’nın şekli, kara ve denizlerin dağılışı, sıcak ve soğuk su akıntıları ile genel hava dolaşımı da sıcaklığın dağılışında etkilidir. Bu durum matematik iklim kuşaklarından farklı olarak sıcaklık kuşaklarını ortaya çıkarmıştır. Ancak sıcaklık kuşaklarının sınırları, matematik iklim kuşaklarında olduğu gibi her iki yarım kürede de aynı değildir. Örneğin soğuk kuşak Kuzey Yarım Küre’de daha az alan kaplarken Güney Yarım Küre’de daha geniştir.

Gerçek Sıcaklık Kuşakları

Dünya’da Sıcaklığın Dağılışı-İzoterm Haritaları

Aynı sıcaklık değerlerine sahip noktaların birleştirilmesiyle elde edilen eğrilere “izoterm (eş sıcaklık) eğrileri” adı verilir. Yeryüzünde sıcaklığın dağılışını gösteren haritalara ise “izoterm haritaları” denilmektedir. İzoterm haritaları ikiye ayrılır:

  • Gerçek İzoterm Haritaları= Gerçek sıcaklık değerlerine göre oluşturulur. Gerçek izoterm haritalarındaki sıcaklık dağılışı üzerinde enlem kadar yükselti, yer şekilleri ve nem özellikleri de etkili olmaktadır.
  • İndirgenmiş İzoterm Haritaları= Deniz seviyesindeki sıcaklık değerlerine göre çizilen haritalardır. Bu tip haritalarda her yer deniz seviyesinde (0 metre) kabul edilmektedir. Bu nedenle yükseltinin sıcaklık üzerine etkisi dikkate alınmaz. Bu haritalarda enlemin sıcaklık üzerindeki etkisi ön plandadır.
    • Yükselti arttıkça gerçek sıcaklıkla indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark artar. Diğer bir ifade ile, bir yerin gerçek sıcaklıkla indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark ne kadar büyükse deniz seviyesinden yüksekliği o oranda fazla demektir.

Termik Ekvator: Bütün meridyenlerin en sıcak noktalarını birleştiren izoterm eğrisine denir. Bu Dünya’nın en sıcak çizgisidir. Güneş ışınlarının yıl içerisindeki değişimine bağlı olarak yeri değişir. Temmuz ayında termik ekvatorun tamamı Kuzey Yarım Küre’de yer alır. Ocak ayında termik ekvatorun tamamı Güney Yarım Küre’de yer alır. Yıllık ortalama termik ekvatorun ise tamamına yakını Kuzey Yarım Küre’de yer almaktadır. Bunun nedeni ise karaların Kuzey Yarım Küre’de daha fazla olmasıdır.

aylara göre termik ekvator

Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı

  • Sıcaklık Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe azalır. (Enlem etkisi)
  • En yüksek sıcaklıklar Kuzey Yarım Küre’de Yengeç Dönencesi çevresindeki karalar (çöller) üzerinde görülür. (Karasallık ve basınç faktörü de etkilidir.)
  • En düşük sıcaklıklar, kutup bölgelerinde ve özellikle kutuplara yakın karaların iç kesimlerindedir.(Enlem, karasallık ve yükselti de etkilidir.)
  • Alçak enlemlerde (Ekvator ve çevresi) karalar denizlerden, yüksek enlemlerde (Kutuplar ve çevresi) ise denizler karalardan daha sıcaktır. Bu durumun nedeni karaların alçak enlemlerde denizlerden daha çok ısınması, yüksek enlemlerde ise daha çok enerji kaybetmesidir.
  • Kara etkisi egemen olduğundan 45° enlemine kadar Kuzey Yarım Küre, Güney Yarım Küre’den sıcaktır. 45° enleminden sonra ise deniz etkisi egemen olduğundan Güney Yarım Küre, Kuzey Yarım Küre’den sıcaktır.
  • Genel olarak Kuzey Yarım Küre’de sıcaklık değerleri Güney Yarım Küre’den daha yüksektir. Bu durumun nedeni; Kuzey Yarım Küre’de karaların, Güney Yarım Küre’de deniz ve okyanusların daha fazla yer kaplamasıdır.
  • İzoterm eğrileri her iki yarım kürede paralel çizgilerine uyum göstermemektedir.
    • Güney Yarım Küre’de izoterm eğrileri daha düz uzanırken, Kuzey Yarım Küre’de daha fazla kıvrım yapar. Bunun nedeni; Kuzey Yarım Küre’de karalar geniş yer kaplarken; Güney Yarım Küre’de okyanuslar geniş yer kaplamaktadır.
  • Kuzey kutup noktası, güney kutup noktasına göre daha sıcaktır. Bunun nedeni; kuzey kutup noktasının denizlerden, güney kutup noktasının ise karalardan oluşmasıdır.

Temmuz Ayı Sıcaklık Dağılışı

  • Temmuz ayında Kuzey Yarım Küre’de yaz, Güney Yarım Küre’de kış mevsimi yaşanır.
  • Termik Ekvator tamamıyla Kuzey Yarım Küre’de yer alır.
  • En yüksek sıcaklıklar Kuzey Yarım Küre’de Yengeç dönencesi çevresindeki çöllerde görülür. (Büyük Sahra, Arabistan Yarımadası)
    • Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsimine rastlayan temmuz ayında 30 °C’den daha çok ısınan yerler oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Bu alanlar 15° ve 40° enlemler arasında bulunmaktadır.
  • En düşük sıcaklıklar Güney Yarım Küre’de görülür. (Antartika)
  • Kuzey Yarım Küre’de izoterm eğrileri karalar üzerinde kuzeye doğru, denizler üzerinde ise güneye doğru kıvrımlar yapmaktadır. Güney Yarım Küre’de ise tam tersi bir durum söz konusudur.
  • Kuzey Yarım Küre’de karalar denizlerden; Güney Yarım Küre’de denizler karalardan daha sıcaktır.

Ocak Ayı Sıcaklık Dağılışı

  • Ocak ayında Kuzey Yarım Küre’de kış, Güney Yarım Küre’de ise yaz mevsimi yaşanır.
  • Termik ekvator tamamıyla Güney Yarım Küre’de yer alır.
  • En yüksek sıcaklıklar Güney Yarım Küre’de Oğlak Dönencesi civarında görülür. (Dünya’nın yıllık hareketi, karasallık ve basınç etkisidir.)
  • Kuzey Yarım Küre’de 25 °C’den daha yüksek sıcaklık değerlerine rastlanmamaktadır.
    • Sibirya, Grönland Adası ve Kanada’nın kuzeyi ocak ayında dünyanın en soğuk yerleri durumundadır.
  • 0 °C ve 10 °C eğrileri Kuzey Yarım Küre’de Atlas Okyanusu ve Büyük Okyanus üzerinde kuzeye, Asya ve Kuzey Amerika üzerinde ise güneye doğru sapmaktadır. (Okyanus akıntıları nedeniyle)
  • Kuzey Yarım Küre’de izoterm çizgileri karalar üzerinde güneye doğru, denizler üzerinde ise kuzeye doğru kıvrımlar yapar. Güney Yarım Küre’de ise tam tersi bir durum görülür.
    • Batı Avrupa’da izotermlerin kuzeye yönelmelerinin nedeni “Gulf Stream” sıcak su akıntısıdır.
  • Denizler ve okyanuslar Güney Yarım Küre’de daha fazla yer kapladığı için 0 °C ve 10 °C eğrileri Kuzey Yarım Küre’ye göre daha düzgün bir uzanış gösterir.
  • Kuzey Yarım Küre’de en soğuk yerler kutup noktası değil; Sibirya, Kanada ve Grönland’ın kuzey kesimleridir. (Karasallık ve yükselti etkisiyle)
  • Güney Yarım Küre’de en soğuk yerler Antarktika çevresinde görülmektedir. (Enlem ve karasallık etkisiyle)
  • Kuzey Yarım Küre’de denizler karalardan; Güney Yarım Küre’de denizler karalardan daha sıcaktır.
İnstagramdan Bikifi'yi Takip Et
Benzer İçerikler
Dünya’nın Şekli ve Hareketleri
Güncel
Coğrafya

Dünya’nın Şekli ve Hareketleri

İçeriğe Git
İklim Elemanı: Basınç
Güncel
Coğrafya

İklim Elemanı: Basınç

İçeriğe Git
Büyük İklim Tipleri
Güncel
Coğrafya

Büyük İklim Tipleri

İçeriğe Git
İklim Elemanı: Rüzgarlar ve Özellikleri
Güncel
Coğrafya

İklim Elemanı: Rüzgarlar ve Özellikleri

İçeriğe Git
Türkiye’nin İklim Elemanları
Güncel
Coğrafya

Türkiye’nin İklim Elemanları

İçeriğe Git
Yerleşmeler
Güncel
Coğrafya

Yerleşmeler

İçeriğe Git
Copyright © 2022 Bikifi
Star Logo
tiktok Logo
Pinterest Logo
Instagram Logo
Twitter Logo