Fatih Sultan Mehmed

📅 05 Ekim 2024|07 Ağustos 2025
Bikifi

Bikifi’de aç → Reklamsız, kesintisiz öğren!

Reklamsız, odaklanmış çalışma

Notunu favorilerine kaydet ve kaybetme

Kaldığın yerden otomatik devam et

Not çalışma yüzdeni otomatik takip et

Tamamen ÜCRETSİZ→250 000+ öğrenciye katıl, ders çalış, yorum yap!

Güncel
Fatih Sultan Mehmed
Reklamsız Bikifi Mobil Uygulaması!

Fatih Sultan Mehmed, Osmanlı Devleti’nin yedinci padişahı olarak tarihe geçmiş, özellikle İstanbul’u fethetmesiyle dünya tarihinin akışını değiştiren önemli bir liderdir. “Fatih” unvanıyla anılan bu büyük hükümdar, sadece bir komutan değil, aynı zamanda entelektüel kişiliği, yönetim reformları ve kültürel vizyonuyla Osmanlı İmparatorluğu’nu çağının en güçlü devletlerinden biri haline getirmiştir. Bu biyografide, Fatih Sultan Mehmed’in hayatını, başarılarını ve Osmanlı tarihindeki yerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Fatih Sultan Mehmed Hakkında Önemli Bilgiler

Fatih Sultan Mehmed, 30 Mart 1432 tarihinde Edirne’de dünyaya gelmiştir. Asıl adı Mehmed bin Murad olup, babası II. Murad, annesi ise Hüma Hatun’dur. Osmanlı tahtına iki kez çıkmış olan Fatih, ilk tahta çıkışı 1444-1446 yılları arasında, ikinci ve asıl saltanat dönemi ise 1451-1481 yılları arasında gerçekleşmiştir.

Fatih Sultan Mehmed, yedi dil bilen entelektüel bir padişah olarak bilinir. Türkçe, Arapça, Farsça, Yunanca, Latince, Sırpça ve İtalyanca bildiği kaynaklarda belirtilmektedir. Ayrıca matematik, astronomi, tarih ve edebiyat alanlarında derin bilgiye sahiptir. “Avni” mahlasıyla şiirler yazmış, döneminin önemli bilim insanlarını ve sanatçılarını himayesi altına almıştır. En büyük başarısı olan İstanbul’un fethi, ona “Fatih” (Fetheden) unvanını kazandırmış ve bu unvanla tarihe geçmiştir.

Fatih Sultan Mehmed’in Hayatı

Fatih Sultan Mehmed’in hayatı, Osmanlı tarihinin en parlak dönemlerinden birini oluşturur. Edirne’de doğan Mehmed, küçük yaşlardan itibaren devlet yönetimi konusunda eğitim almaya başlamıştır. Dönemin en iyi hocalarından ders alan genç şehzade, hem askeri hem de idari konularda kapsamlı bir eğitimden geçmiştir.

Hayatı boyunca bilime ve sanata olan ilgisiyle tanınan Fatih, sarayında birçok bilim insanı ve sanatçıyı ağırlamıştır. Özellikle İtalyan ressam Gentile Bellini’yi sarayına davet etmesi ve ona portre yaptırması, dönemin Avrupa ile olan kültürel etkileşiminin önemli bir göstergesidir. Ayrıca, çeşitli dinlere ve felsefi akımlara karşı hoşgörülü yaklaşımıyla bilinir. Rum Patriği Gennadios Scholarios ile yaptığı görüşmeler ve Hıristiyan tebaaya tanıdığı haklar, onun çok kültürlü imparatorluk vizyonunu ortaya koyar.

Fatih Sultan Mehmed’in Ailesi

Fatih Sultan Mehmed’in babası II. Murad, Osmanlı Devleti’nin altıncı padişahıdır. II. Murad, oğlunun eğitimine büyük önem vermiş ve onu geleceğin hükümdarı olarak yetiştirmiştir. Annesi Hüma Hatun ise, bazı kaynaklara göre Türk, bazılarına göre ise Slav kökenlidir. Fatih’in üvey anneleri arasında Mara Despina ve Halime Hatun gibi önemli isimler bulunmaktadır.

Fatih Sultan Mehmed’in kendisi de evlilikler yapmış ve çocuk sahibi olmuştur. En önemli eşleri arasında Gülbahar Hatun, Gülşah Hatun, Sittişah Hatun ve Çiçek Hatun yer alır. Oğulları arasında kendisinden sonra tahta geçecek olan II. Bayezid ve Cem Sultan bulunmaktadır. Cem Sultan ile II. Bayezid arasındaki taht mücadelesi, Osmanlı tarihinin önemli olaylarından biri olarak kayıtlara geçmiştir. Fatih’in kızları arasında ise Gevherhan Sultan öne çıkmaktadır.

Fatih Sultan Mehmed’in Padişahlık Öncesi Yaşamı

Fatih Sultan Mehmed, henüz çocuk denecek yaşta iken devlet yönetimiyle tanışmıştır. 1443 yılında, on bir yaşındayken Amasya sancak beyliğine atanmış ve burada devlet işlerini öğrenmeye başlamıştır. Yanında dönemin en değerli alimleri ve devlet adamları bulunmaktaydı. Özellikle hocası Molla Gürani ve Akşemseddin gibi isimler, genç şehzadenin yetişmesinde büyük rol oynamıştır.

1444 yılında babası II. Murad’ın tahttan çekilmesiyle sadece on iki yaşındayken ilk kez padişah olmuştur. Ancak genç yaşı ve dönemin karışık siyasi ortamı nedeniyle bu ilk saltanat dönemi başarılı olmamıştır. Özellikle Haçlı ordularının Balkanlarda ilerlemesi ve devlet içindeki karışıklıklar, II. Murad’ın tekrar tahta dönmesini zorunlu kılmıştır. 1446 yılında babası yeniden tahta geçmiş, genç Mehmed ise Manisa valiliğine gönderilmiştir. Bu dönemde aldığı dersler ve edindiği tecrübeler, ileride büyük bir fatih olmasının temellerini atmıştır.

Fatih Sultan Mehmed’in Saltanat Dönemi

Fatih Sultan Mehmed’in asıl saltanat dönemi, 1451 yılında babası II. Murad’ın ölümüyle başlamıştır. On dokuz yaşında ikinci kez tahta çıkan genç padişah, bu sefer çok daha tecrübeli ve kararlıydı. Tahta çıkar çıkmaz ilk icraatı, devlet içindeki muhalif unsurları temizlemek ve otoritesini sağlamlaştırmak olmuştur. Kardeşi Ahmed’i öldürtmesi ve vezir-i azam Çandarlı Halil Paşa’yı görevden alması, yeni padişahın kararlılığını göstermiştir.

Saltanatının ilk yıllarından itibaren İstanbul’u fethetme planları yapmaya başlayan Fatih, bu hedef doğrultusunda kapsamlı hazırlıklara girişmiştir. Anadolu Hisarı’nın karşısına Rumeli Hisarı’nı yaptırması, donanmayı güçlendirmesi ve özel olarak döktürdüğü devasa toplar, onun ne kadar planlı ve sistemli bir lider olduğunu göstermektedir. 29 Mayıs 1453’te gerçekleştirdiği İstanbul fethi, sadece Osmanlı tarihinin değil, dünya tarihinin de dönüm noktalarından biri olmuştur.

Savaşlar ve Fetihler

Fatih Sultan Mehmed’in askeri başarıları sadece İstanbul’un fethiyle sınırlı değildir. Otuz yıllık saltanatı boyunca sayısız sefer düzenlemiş ve Osmanlı topraklarını önemli ölçüde genişletmiştir. İstanbul’un fethinden sonra sırasıyla şu önemli fetihler gerçekleştirilmiştir:

Balkan Fetihleri:

  • Sırbistan’ın tamamen Osmanlı hakimiyetine alınması (1459)
  • Mora Despotluğu’nun fethi (1460)
  • Bosna’nın fethi (1463)
  • Hersek’in alınması (1465-1466)
  • Arnavutluk’un büyük bölümünün fethi (1466-1479)

Anadolu Fetihleri:

  • Amasra’nın fethi (1459)
  • Sinop’un alınması (1461)
  • Trabzon İmparatorluğu’nun yıkılması (1461)
  • Karaman Beyliği’nin Osmanlı topraklarına katılması (1468-1474)

Karadeniz Bölgesi Fetihleri:

  • Kırım Hanlığı’nın Osmanlı himayesine alınması (1475)
  • Kefe ve diğer Ceneviz kolonilerinin fethi (1475)

Fatih’in en büyük hayallerinden biri Roma’yı fethetmekti. Bu amaçla İtalya seferine çıkmış, Otranto’yu fethetmiştir (1480). Ancak 1481 yılındaki ani ölümü, bu planın gerçekleşmesini engellemiştir.

İstanbul’un Fethi

İstanbul’un fethi, Fatih Sultan Mehmed’in en büyük başarısı ve dünya tarihinin dönüm noktalarından biridir. Bu fetih, sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda siyasi, kültürel ve dini açıdan büyük öneme sahip bir olaydır. Fatih Sultan Mehmed, henüz yirmi bir yaşındayken gerçekleştirdiği bu fetihle, bin yıllık Bizans İmparatorluğu’na son vermiş ve Osmanlı Devleti’ni gerçek anlamda bir dünya imparatorluğu haline getirmiştir.

Fetih hazırlıkları, Fatih’in tahta çıkmasından hemen sonra başlamıştır. İlk olarak Boğaziçi’nin en dar yerinde, Anadolu Hisarı’nın tam karşısına Rumeli Hisarı’nı inşa ettirmiştir. Bu hisar, hem Karadeniz’den İstanbul’a gelebilecek yardımları engellemek hem de Boğaz’ın kontrolünü ele geçirmek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca, dönemin en gelişmiş teknolojilerini kullanarak özel toplar döktürmüştür. Macar Orban’ın döktüğü “Şahi” topu, o dönemin en büyük toplarından biri olup, surları yıkmada önemli rol oynamıştır.

Kuşatma 6 Nisan 1453’te başlamış ve elli üç gün sürmüştür. Bu süreçte Fatih Sultan Mehmed’in askeri dehası birçok kez kendini göstermiştir. En önemli taktiklerinden biri, gemileri karadan yürüterek Haliç’e indirmesi olmuştur. Bizanslıların Haliç’i zincirle kapatması üzerine, Fatih gemileri yağlanmış kütükler üzerinde Galata’dan Kasımpaşa’ya kadar karadan çektirmiştir. Bu beklenmedik hamle, Bizans’ın savunma planlarını alt üst etmiştir.

29 Mayıs 1453 Salı günü sabahın erken saatlerinde başlayan son hücumda Osmanlı ordusu surlara tırmanmayı başarmıştır. İlk surları aşan askerlerden biri olan Ulubatlı Hasan’ın Osmanlı sancağını surlara dikmesi, askerlerin moralini yükseltmiştir. Bizans İmparatoru XI. Konstantinos Palaiologos surların savunmasında hayatını kaybetmiştir. Öğle saatlerinde Fatih Sultan Mehmed şehre girmiş ve İstanbul artık Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Fetihten sonra Fatih Sultan Mehmed’in gösterdiği hoşgörü ve adalet örnek teşkil etmektedir. Şehir halkına can ve mal güvenliği sağlamış, dini özgürlüklerini korumuştur. Ayasofya’yı camiye çevirmekle birlikte, Hıristiyanlara ibadet edebilecekleri kiliseler bırakmıştır. Rum Patriği Gennadios’u kendi elleriyle atamış ve ona geniş yetkiler vermiştir. Şehrin yeniden imarı için büyük çaba göstermiş, çeşitli bölgelerden getirdiği nüfusla İstanbul’u canlandırmıştır. Bu politikalar sayesinde İstanbul, kısa sürede Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti ve en önemli şehri haline gelmiştir.

Yönetim ve Islahatlar

Fatih Sultan Mehmed, sadece bir fatih değil, aynı zamanda büyük bir devlet adamı ve reformcuydu. Osmanlı Devleti’nin idari yapısını yeniden düzenlemiş, merkezi otoriteyi güçlendirmiş ve imparatorluğun kurumsal temellerini sağlamlaştırmıştır. Yönetim anlayışı, adaleti ve liyakati esas almıştır.

Devşirme sistemini geliştirerek, yetenekli gençlerin devlet kademelerinde yükselmesini sağlamıştır. Bu sistem sayesinde, kökenine bakılmaksızın yetenekli kişiler vezir-i azam makamına kadar yükselebilmiştir. Saray teşkilatını yeniden düzenlemiş, Enderun mektebini kurarak devlet adamı yetiştirme sistemini kurumsallaştırmıştır. Ayrıca eyalet sistemini geliştirerek, geniş toprakların daha etkin yönetilmesini sağlamıştır.

İdari ve Hukuki Reformlar

Fatih Sultan Mehmed’in en önemli icraatlarından biri, “Kanunname-i Al-i Osman” adıyla bilinen kapsamlı kanunnamedir. Bu kanunname, Osmanlı Devleti’nin ilk yazılı anayasası niteliğindedir ve devletin temel işleyişini düzenler. Kanunnamede şu konular ele alınmıştır:

  • Devlet teşkilatının yapısı ve işleyişi
  • Padişah, vezirler ve diğer devlet görevlilerinin yetki ve sorumlulukları
  • Tımar sistemi ve askeri düzenlemeler
  • Vergi sistemi ve mali düzenlemeler
  • Ceza hukuku ile ilgili kurallar
  • Saray protokolü ve teşrifat kuralları

Fatih ayrıca, gayrimüslimlerin haklarını güvence altına alan fermanlar yayınlamıştır. İstanbul’un fethinden sonra Rum Patriği’ne verdiği ferman, Hıristiyan tebaanın dini özgürlüklerini koruma altına almıştır. Benzer şekilde Ermeni Patriği ve Yahudi cemaatine de haklar tanımıştır. Bu hoşgörülü yaklaşım, çok dinli ve çok kültürlü Osmanlı toplumunun temellerini atmıştır.

Ekonomik ve Sosyal Gelişmeler

Fatih Sultan Mehmed döneminde Osmanlı ekonomisi büyük bir gelişme göstermiştir. İstanbul’u imparatorluğun başkenti yapan Fatih, şehri yeniden imar etmiş ve nüfusunu artırmak için çeşitli teşvikler uygulamıştır. Anadolu ve Rumeli’den getirilen nüfusla şehir canlandırılmış, ticaret merkezleri kurulmuştur.

Ekonomik düzenlemeler:

  • Kapalıçarşı’nın inşası ve ticaretin canlandırılması
  • Yeni sikkeler bastırılması ve para sisteminin düzenlenmesi
  • Esnaf loncalarının teşkilatlandırılması
  • Vakıf sisteminin geliştirilmesi
  • Uluslararası ticaret anlaşmalarının yapılması

Sosyal ve kültürel gelişmeler:

  • Fatih Camii ve Külliyesi’nin inşası
  • Medreselerin kurulması ve eğitim sisteminin geliştirilmesi
  • Topkapı Sarayı’nın inşası
  • Kütüphanelerin kurulması ve kitap koleksiyonlarının oluşturulması
  • Sanatçı ve bilim insanlarının himaye edilmesi

Fatih döneminde İstanbul, Doğu ve Batı kültürlerinin buluştuğu kozmopolit bir başkent haline gelmiştir. Padişahın bilime ve sanata olan ilgisi, şehri bir kültür merkezi yapmıştır.

Fatih Sultan Mehmed’in Ölümü

Fatih Sultan Mehmed, 3 Mayıs 1481 tarihinde Gebze yakınlarındaki Hünkar Çayırı’nda ordugahta iken hayatını kaybetmiştir. Ölümü ani ve beklenmedik olmuştur. O sırada yeni bir sefer hazırlığı içindeydi ve hedefi büyük ihtimalle Mısır veya İtalya’ydı. Ölüm nedeni konusunda tarihçiler arasında farklı görüşler bulunmaktadır. Bazı kaynaklar gut hastalığından öldüğünü söylerken, bazıları zehirlenmiş olabileceğini iddia etmektedir.

Fatih’in ölümü, Osmanlı tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Ardından oğulları II. Bayezid ve Cem Sultan arasında şiddetli bir taht mücadelesi başlamıştır. Bu mücadele, Osmanlı Devleti’nin bir süre iç karışıklıklarla uğraşmasına neden olmuştur. Fatih Sultan Mehmed, yaptırdığı Fatih Camii’nin yanındaki türbede toprağa verilmiştir. Kırk dokuz yıllık ömrüne sığdırdığı başarılarla, Osmanlı İmparatorluğu’nu bir dünya devleti haline getiren Fatih Sultan Mehmed, tarihin en büyük hükümdarlarından biri olarak anılmaya devam etmektedir.

Benzer İçerikler
III. Mehmed: Osmanlı İmparatorluğu’nun 13. Padişahı
Tarih

III. Mehmed: Osmanlı İmparatorluğu’nun 13. Padişahı

İçeriğe Git>
IV. Mehmed: Avcı Sultan’ın Hayatı ve Dönemi
Tarih

IV. Mehmed: Avcı Sultan’ın Hayatı ve Dönemi

İçeriğe Git>
Mehmed Reşad: Osmanlı İmparatorluğu’nun Değişim Dönemindeki Padişahı
Tarih

Mehmed Reşad: Osmanlı İmparatorluğu’nun Değişim Dönemindeki Padişahı

İçeriğe Git>
I. Mehmed: Osmanlı Devleti’nin Yeniden Birleştiricisi
Tarih

I. Mehmed: Osmanlı Devleti’nin Yeniden Birleştiricisi

İçeriğe Git>
Kanuni Sultan Süleyman: Muhteşem Çağın Hükümdarı
Tarih

Kanuni Sultan Süleyman: Muhteşem Çağın Hükümdarı

İçeriğe Git>
I. Ahmed: Genç Sultan ve Sultanahmet Camii’nin Banisi
Tarih

I. Ahmed: Genç Sultan ve Sultanahmet Camii’nin Banisi

İçeriğe Git>
Copyright © 2025 Bikifi
Star Logo
tiktok Logo
Pinterest Logo
Instagram Logo
Twitter Logo