DNA’nın Yapısı ve DNA Eşlenmesi

📅 13 Ocak 2016|30 Nisan 2022
Güncel
DNA’nın Yapısı ve DNA Eşlenmesi

Konu Özeti

DNA canlıya ait bütün bilgileri şifreleyerek içerisinde saklar ve bu bilgiyi işler. DNA molekülü karşılıklı iki şeritten oluşur. Bu sayede, DNA molekülü kendini eşleyebilme özelliğine sahiptir. Dna'nın kendisini eşlemesi hücre bölünmesinin interfaz evresinde gerçekleşir.

Bu konuda
  • DNA'nın ne olduğunu ve hayatımızdaki yerini
  • DNA'nın yapısını ve DNA'nın eşlenmesini
  • Gen mutasyonunu
öğreneceksiniz.

DNA iki nükleikasit zincirinin karşılıklı gelerek bazlar ile biribirine bağlanmış haldedir. Karşılıklı olarak A ile T, G ile C bazları hidrojen bağları ile bağlanmasıyla dna’nın spiral sekil almasını sağlar. DNA ökaryot canlıların hücrelerinde; çekirdekte, kromozomlarda, mitokondrilerde, kloroplastlarda ve çok az miktarda stoplazmada bulunur. Prokaryot hücrelerdeyse DNA sitoplazmada bulunur.

DNA’nın Hayatımızdaki Yeri

DNA 1869 yılında Friedrich Miescher tarafından bulunmuştur. Çekirdekte olduğu için nükleik asit olarak adlandırılmıştır.

DNA bir nükleik asittir. Canlıya ait bütün bilgileri 4 baz ile (heceyle) şifreleyerek içerisinde saklar ve bu bilgiyi işler. Kendisini eşleyebilir. Böylece şifrelenmiş genetik bilgi nesilden nesile aktarılır. Bilim insanları DNA’nın bilgiyi aktarmasını sağlayan yapıyı 1944 yılında keşfetmişlerdir. Bu deney kısaca şöyle özetlenebilir:

  • Kapsülsüz bakteriler fareye enjekte edildiğinde fare canlı kalır.
  • Kapsüllü bakteriler fareye enjekte edildiğinde farenin öldüğü gözlemlenir. Yani kapsüllü bakteriler ölümcül olma özelliğine sahiptir.
  • Isıtılarak öldürülmüş kapsüllü bakteriler fareye enjekte edildiğinde farenin ölmediği gözlemlenmiştir. Kapsülün yapısı sıcaklığın etkisiyle bozulmuştur.
  • Canlı kapsülsüz bakteriler ısıtılarak öldürülmüş kapsül bakteriler karıştırılarak fareye enjekte edildiğinde fare ölmüştür.
  • Isıtılmış kapsüllü bakterilerden elde edilen DNA özütü, canlı kapsülsüz bakterilerin bulunduğu ortama bırakıldığından bir süre sonra kapsülsüz bakteriler kapsüllü hale gelmiştir. Bu karışım fareye enjekte edildiğinde fare öldüğü gözlemlenmiştir. Böylece kapsülsüz bakterilerin kapsüllü hale gelme özelliğinin DNA’yla taşındığı ispatlanmış olur.

DNA’nın Yapısı

DNA, nükloitit denilen yapı taşlarından oluşur. Nükleotitler bazların özelliklerine göre karşılıklı dizilirler ve uzun DNA zincirlerini meydana getirirler. Bu zincir sarmal şekilde (sürekli dönerek yukarı çıkan merdiven gibi) bulunur.

(Devam etmeden önce şu konuya hızlıca göz atmanızı öneririz: Nükleik asitler ve ATP)

Nükleotitler; organik baz, beş karbonlu deoksiriboz şekeri ve fosfattan oluşur. DNA’da bulunan nükleotitlerin azotlu organik bazları; adenin (A), guanin (G), sitozin (C) ve timin (T) bazlarıdır. Adenin ve guanin çift halkalı pürin grubunun üyesidir. Aynı şekilde timin ve sitozin ise tek halkalı pürimidin grubunun bazlarıdır.

DNA nükleotitlerin bir diziliş kuralı vardır. Bu kurala göre Adenin nükleotitinin karşısına Timin nükleotiti; Guanin nükleotitinin karşısına Sitozin nükleotiti gelir. Bu sayede bir dna da bulunan tmin sayısı her zaman adenin sayısına, guanin sayısı da her zaman sitozin sayısına eşit olur.

DNA'nın Yapısı

DNA molekülü yukarıda gördüğünüz gibi karşılıklı iki şerit oluşur. Bu şeritlerin bir arada durmasını, nüklotitler arasında oluşan zayıf hidrojen bağları sağlar. Adenin ve Timin nükleotitleri arasında ikili zayıf hidrojen bağı, Guanin ve Sitozin nükleotitleri arasında üçlü zayıf hidrojen bağı bulunur.

Not: Bir dna molekülünde ne kadar çok üçlü bağ varsa dna molekülü o kadar sağlam olur. Bu sayede aynı nükleotit sayısına sahip olan DNA moleküllerini kıyaslayabiliriz. Örneğin bir şeridinde 2000 nükleotite sahip 2 dna molekülü var. Bu dna’lardan birisinde 900 tane; diğerinde 1200 tane üçlü zayıf hidrojen bağı var. Bu durumda ikinci dna molekülünün daha sağlam olduğunu söyleyebiliriz.

Bir şeritte bulunan DNA molekülleri fosfatın deoksiriboz şekeri ile oluşturduğu fosfodiester bağı sayesinde bir arada durar.

DNA ile ilgili formüller

DNA molekülü ile ilgili olarak aşağıdaki eşitlikler kurulabilir.

  • A=T ve G=C
  • Pürin miktarı=Pirimidin miktarı(A+G = C+T)
  • A+G/C+T=1 veya A+C/G+T=1
  • A+G+C+T=Toplam nükleotit sayısı
  • Nükleotit sayısı = Baz sayısı = Şeker sayısı = Fosfat sayısı

DNA’nın Eşlenmesi

DNA molekülünün en önemli özelliklerinden birisi kendisini eşleyebilmesidir. DNA hücre bölünmesi sırasında kendisini eşleyerek yeni hücreye içinde barındırdığı bütün genetik bilgiyi aktarır. Bunun sayesinde bir canlının bütün hücreleri aynı genetik bilgiye sahip olur.

Not: Canlıda bulunan hücrelerin hepsinin genetik bilgisi aynıdır. Ancak hücrelerin tipine göre genetik bilginin aktifleşmiş kısmı farklıdır. Örneğin insanda bulunan bir karaciğer hücresinde dna’nın ilk 500 satırı aktifken, bir kalp hücresinde sondan 500 satır aktiftir. Aralarındaki bu fark hücrelerin kendisine has özellik kazanmasını sağlar.

(Devam etmeden önce şu konuya hızlıca göz atmanızı öneririz: Hücre bölünmesi – Mitoz)

DNA'nın Eşlenmesi

Dna’nın kendisini eşlemesi hücre bölünmesinin interfaz evresinde gerçekleşir. Eşleşme sırasında şu olaylar gerçekleşir:

  • Enzimlerin yardımıyla dna nın iki şeridini bir arada tutan zayıf hidrojen bağları açılır.
  • Ayrılan şeritlerin karşılarına yeni şeritler yapılır. Yeni şeritler yapılırken eski şeritteki adenin nükleotitinin karşısına timin, guanin nükleotitinin karşısına sitozin nükleotiti… şeklindeki kuraldan yararlanılır.
  • DNA polimeraz enzimi sayesinde yeni yapılan şeritin eski şerit ile zayıf hidrojen bağı oluşturması sağlanır.

DNA’nın bu şekilde eşlenmesine yarı korunumlu eşlenme denir. Bu kural bilim adamlarının işaretlenmiş azot atomlarının olduğu ortamda dna eşlenmesini gerçekleştirmeleriyle kanıtlanmıştır. (işaretlenmiş azotlu ortamda) DNA ilk bölünmesini tamamladığında yapısındaki azotların yarısı işaretlenmiş atomdan oluşur. Bu bölünme işleminden sonra gerçekleşen 2. bölünme işleminde, oluşan 4. hücrenin ikisinin %100 işaretlenmiş azottan; diğer ikisinin ise %50 işaretlenmiş azottan oluştuğu gözlemlenmiştir.

yarı korunumlu eşlenme

Gen (Nokta) Mutasyonu 

DNA eşlenmesi genellikle hiç bir sorun çıkmadan gerçekleşir. Ancak bazı durumlarda yanlış nükleotit eşlenmeleri, eksik nükleoitit eşlenmeleri, yeni nükleotit çiftlerinin eklenmesi gibi bir takım olaylar gerçekleşir ve bu diğer hücre bölünmeleri için sorun teşkil edebilir.

İnstagramdan Bikifi'yi Takip Et
Benzer İçerikler
Canlıların Temel Bileşenleri: Nükleik Asitler ve ATP
Güncel
Biyoloji

Canlıların Temel Bileşenleri: Nükleik Asitler ve ATP

İçeriğe Git
RNA’nın Yapısı ve Protein Sentezi
Güncel
Biyoloji

RNA’nın Yapısı ve Protein Sentezi

İçeriğe Git
Prokaryot Canlılar: Bakteriler ve Arkeler
Güncel
Biyoloji

Prokaryot Canlılar: Bakteriler ve Arkeler

İçeriğe Git
Hücre Bölünmesi ve Üremeye Giriş
Güncel
Biyoloji

Hücre Bölünmesi ve Üremeye Giriş

İçeriğe Git
Mayoz Bölünme
Güncel
Biyoloji

Mayoz Bölünme

İçeriğe Git
Mitoz Bölünme ve Hücre Döngüsü
Güncel
Biyoloji

Mitoz Bölünme ve Hücre Döngüsü

İçeriğe Git
Copyright © 2022 Bikifi
Star Logo
tiktok Logo
Pinterest Logo
Instagram Logo
Twitter Logo