XVII ve XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde ve Avrupa’da Denizcilik Faaliyetleri

📅 02 Ekim 2022|02 Ekim 2022
Güncel
XVII ve XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde ve Avrupa’da Denizcilik Faaliyetleri

Konu Özeti

XVI. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı gemiciliği daha çok oluşum sürecini yaşamıştır. Osmanlı gemiciliğinin gelişimindeki birinci dönem, XVII. yüzyılın sonlarına kadar devam eden kürekli gemilerdir. İkinci dönem ise XIX. yüzyılın ortalarına kadar süren yelkenli gemiler dönemidir.

Bu konuda
  • Sömürgeciliği ve sömürgeci devletleri
  • Osmanlı'da gemiciliğin nasıl gelişim gösterdiğini
  • Osmanlı gemiciliğinin gerileme nedenlerini ve sonuçlarını
öğreneceksiniz.

📚 EK BİLGİ: Sömürgecilik, bir devletin kendi sınırları dışında kalan genel­de deniz aşırı toprakları askeri müdahale başta olmak üzere çeşitli yollarla ele geçirmesi ve orada hakimiyet kurup yerli toplumlar üzerinde siyasi, iktisadi ve kültürel alanlarda üstünlük sağlayarak bunların her türlü imkanlarını kendi menfaati için yağmalamasıdır.

Sömürgecilik Hızlanıyor

İspanya, Portekiz, Hollanda, Fransa ve İngiltere gibi devletler XVII. yüzyılın başından itibaren uyguladıkları stratejilerle deniz­lerde küresel ölçekli ticari ve askeri faaliyetlerde gelişmiştir.

Portekiz ve İspanya ile başlayan daha sonra İngiltere, Hollanda ve Fransa ile devam eden sömürgecilik faaliyetleri; Uzak Doğu’da Hindistan, Endonezya, Çin ve bu bölgede yer alan yüzlerce adayı sömürge getirmiştir.

İspanya ve Portekiz Denizcilik Faaliyetleri

Coğrafi Keşifler sonucunda Portekizliler ve İspanyollar yeni yerler ve deniz yolları keşfederek sömürgeler oluşturmuştur.

Reklam

İspanya, Amerika kıtasındaki sö­mürgecilik faaliyetleriyle XVI. yüzyılın sonunda dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmuştur. Ancak İspanya ve Portekiz’in kurduğu sömürge imparator­lukları uzun yaşamamış ve sömürgelerine, yeni sömürge devletleri olarak yükselen İngiltere ve Hollanda el koymaya başlamıştır.

XVI. yüzyılda İngiltere, İspanya’yı ağır bir mağlubiyete uğratarak İspanya’nın deniz hakimiyetine son vermiştir.

İngiltere Denizcilik Faaliyetleri

İngiltere bir ada devleti olmanın avantajlarını kullanmış ve hızlı bir şekilde dünya ticaretine atılmıştır. Doğu Hindistan Şirketi’ni ise kurarak İngiliz sömürgeciliğinin ilk adımını atmıştır. Bu şirket ile İngiltere, doğudan batıya büyük bir coğrafyanın kaynaklarını kontrol eden deniz imparatorluğu haline gelmiştir. Bu süreçte en büyük rakibi ise Hollanda olmuştur.

İngiltere 1714 yılında Cebelitarık’ı işgal etmiş ve Fransa ile İspanya deniz güçlerini etkisiz hale de getirmiştir.

Hollanda Denizcilik Faaliyetleri

Westphalia Antlaşması ile İspanya, Hollanda’nın bağımsızlığı tanımıştır. Böylece aralarında deniz rekabeti oluşmaya başlamıştır. Bu nedenle hareket eden Hollanda; İspanya ve Portekiz sömürgelerine saldırılar düzenlemiştir.

Hollanda da İngiltere gibi şirket kurmuş ve bu şirket sayesinde Ümit Burnu’ndan Doğu Hint adalarının ucuna kadar uzanan bölgede büyük bir sömürge impa­ratorluğu meydana getirmiştir.

Ticaret ve gemiciliğinin gelişmesi ile de hızla zenginleşmiş ve Avrupa siyasetinde etkili olmaya başlamıştır. Hollanda, XVII. yüzyıl başla­rında Amerika kıtasında da sömürgeler elde etmek için Portekiz ve İngiltere ile savaşmıştır. XVII. yüzyıl ortalarına doğru dünyanın en büyük deniz ticaret filosuna sa­hip olan Hollanda, dünyanın her yerinde ticaret yapmaya da başlamıştır.

Bu durum İngilizleri tedirgin etti ve sömürge rekabeti nedeniyle XVII. yüzyıl sonlarına kadar İngiltere-Hollanda Savaşları yaşandı. Bu savaşlar sonucunda Hollanda bazı kolonilerini İngilizlere kaptırdı ve Hollanda’nın okyanuslardaki gücü zayıfladı.

Reklam

Fransa Denizcilik Faaliyetleri

Dönemin bir diğer deniz gücü ise Fransa olmuştur. Siyasi istikrarının getirdiği faydalar ile sanayisi ve deniz ticaretini geliştirmiştir. Amerika kıtasına açılarak da zenginliğini artırmıştır.

Hem Amerika’da hem de Asya’da yayılmaya devam eden İngiltere, XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Kuzey Amerika’daki Fransız sömürgelerini de ele geçirdi. Böylece İngiltere, denizlerdeki üstünlüğünü ve sömürgeciliğini de pekiştirmiştir.

Osmanlı Denizciliğinde Kadırgadan Kalyona Geçiş

XVI. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı gemiciliği daha çok oluşum sürecini yaşamıştır. Osmanlı gemiciliğinin gelişimindeki birinci dönem, XVII. yüzyılın sonlarına kadar devam eden kürekli gemilerdir. Bu dönemde kullanılan başlıca gemiler kadırgalardır. İkinci dönem ise XIX. yüzyılın ortalarına kadar süren yelkenli gemiler dönemidir. Bu dönemde ise kullanılan gemiler kalyonlardır.

🚀DETAY BİLGİ: Kadırgaların kullanıldığı dönemde kendi bilgi ve becerilerini ekleyen Barbaros Hayrettin Paşa damgasını vurmuştur. Barbaros Hayrettin Paşa; yelkenlilerin büyük olduğunu, rüzgarlı havalarda hızlı gitseler bile Akdeniz’de yaz mevsimlerinin uzun ve havanın durgun olması sebebiyle bu gemilerin yavaş kaldığını düşünmüştür. Kalyonlar ise kadırgalara göre daha uzun bir gövdeye sahip olmakla birlikte manevra kabiliyetleri kısıtlıdır. Bu nedenle kalyonlara üstünlük sağlayan özellikler kazandırılmaya çalışılmıştır. Özellikle Girit seferleri sırasında kalyonlar kullanılmıştır.

XV. yüzyılın sonlarından itibaren okyanus gemiciliği gelişmiştir. Avrupalı devletler yelkenli gemilere geçmiş ve kalyonları top bataryasına dönüştürmüştür. Bu nedenle de deniz savaşları yeni bir nitelik kazanmıştır.

Akdeniz iklim şartlarına uyum sağlayan kadırgalar bir süre sonra Akdeniz’e gelen Hollanda ve İngiltere kalyonlarına yenik düşmüş ve bu devletler Akdeniz’e hakim olmaya başlamışlardır. Girit’i kuşatan Osmanlı donanmasını, İngiltere ve Hollanda’dan gemi kiralayan Venedikliler engellemiştir. Bu nedenle de Osmanlı donanması için kadırgalardan kalyonlara geçiş süreci başlamış olmuştur.

Osmanlı Devleti’nin Denizlerdeki Egemenliği Zayıflıyor

XVI. yüzyılda Akdeniz’e hakim olan Osmanlı deniz gücü, Fas’a kadar nüfuz sahasını genişletmiştir. Osmanlı, Atlas Okyanusu’na dayanmasına rağmen etkili bir okyanus siyaseti izlememiştir. Kadırgalar ile deniz hakimiyetini sürdüremeyeceğini anlayan Osmanlılar, o dönemlerde siyasi ve ekonomik sorunlarla da uğraştığı için gemicilikteki gelişmeleri takip edememiştir. Gemicilikteki gelişmeleri takip edememesinin bir diğer nedeni ise; hedeflerine kara kuvvetleri ile ulaşabileceğini de düşünmeleridir.

Gemicilikte gerileme Girit seferleri ile ortaya çıkmıştır. 1654’te Çanakkale Boğazı’nı abluka altına alan Venedikliler, denizlerdeki mücadelelerde Osmanlılara karşı üstünlük sağlamıştır. Hatta 1656 yılında Çanakkale Boğazı önünde yapılan savaşta Osmanlı donanmasındaki kal­yonların çoğu Venediklilerin eline geçmiştir. Bu yenilgideki ana sebepler; kalyon kullanmanın ayrı bir maharet istemesi ve Osmanlı kalyonlarında görevli mürettebatın tecrübesiz olmasıdır.

Reklam

Osmanlılar kalyonculuğu geliştirmesi ile 1685-1699 yılları arasındaki deniz savaşlarında başarılar elde etmiş olmasına rağmen Karlofça Antlaşması ile sonuçlanan mağlubiyetleri de yaşamıştır. Fakat Osmanlı donanması, Karlofça Antlaşması’yla Venedik’e verilen Mora’nın, 1718 Pasarofça Antlaşması’yla geri alınmasında da önemli rol oynamıştır. 1717 yılında Venedikliler ile yapılan üç deniz savaşını da Osmanlılar kazanmıştır. Bu da yine kalyonculuğun geliştirilmesinin etkisidir. Geliştirmeler ile 1770 Çeşme yenilgisine kadar Akdeniz hakimiyetini elinde tutmuştur.

1700 yılında imzalanan İstanbul Antlaşması ile Rusya Azak kalesini ele geçirmiş ve ilk defa Karadeniz’e çıkma fırsatı bulmuştur. Bu durumda Osmanlıların Karadeniz’deki varlıklarını riske atmıştır. Fakat 1711 yılında yapılan Prut Savaşı’nın kazanılması ile Azak kalesi Ruslardan geri alınmış ve tehdit ortadan kaldırılmıştır. Rusya’nın Karadeniz’e inme amaçlarından vazgeçmemesi üzerine Osmanlı Çeşme’de tarihinin ikinci en büyük yenilgisini almıştır.

Çeşme Baskını’ndan sonra 1774-1789 arasında özellikle gemi inşasında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Sultan III. Mustafa, çağdaş bilgilerle donatılmış deniz subayı yetiştirilmesi konusunda hare­kete geçmiş ve bu nedenle Baron de Tott isimli Fransız mühendisi donanmayı iyileştirme çalışmalarında görevlendirmiştir. Ayrıca Cezayirli Gazi Hasan Paşa tarafından, 1773 tarihinde, “Tersane Hendesehanesi” adıyla bugünkü Deniz Harp Okulunun temeli atılmıştır.

📌NOT: XVIII. yüzyılın son çeyreğine kadar yabancı devlet gemilerine kapalı bir Türk gölü olan Karadeniz, 1774 yılında imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile ilk defa Rus gemilerinin kul­lanımına açılmıştır.

Benzer İçerikler
Uzun Savaşlardan Diplomasiye
Güncel
Tarih

Uzun Savaşlardan Diplomasiye

İçeriğe Git>
Türk Devletlerinin Liderlik Mücadelesi
Güncel
Tarih

Türk Devletlerinin Liderlik Mücadelesi

İçeriğe Git>
Avrupa’da Değişim Çağı
Güncel
Tarih

Avrupa’da Değişim Çağı

İçeriğe Git>
Avrupa’da Din Savaşlarından Modern Devlete
Güncel
Tarih

Avrupa’da Din Savaşlarından Modern Devlete

İçeriğe Git>
Balkan Fetihleri
Güncel
Tarih

Balkan Fetihleri

İçeriğe Git>
Osmanlı-Bizans İlişkileri
Güncel
Tarih

Osmanlı-Bizans İlişkileri

İçeriğe Git>
Copyright © 2022 Bikifi
Star Logo
tiktok Logo
Pinterest Logo
Instagram Logo
Twitter Logo