Osmanlı Devleti’nde Değişim

📅 12 Ekim 2022|03 Ekim 2022
Güncel
Osmanlı Devleti’nde Değişim

Konu Özeti

Amerika’nın keşfi ve sonrasında yaşanan gelişmeler Avrupa’da ve Osmanlı Devleti’nde büyük değişimlerin yaşanmasına sebep olmuştur. Osmanlı Devleti ise bu sorunu çözmek için çeşitli adımlar atmıştır. Örneğin; kapitülasyonları sürekli hale getirmiştir.

Bu konuda
  • Avrupa'da başlayan değişimlerin Osmanlı'ya etkilerini
  • Osmanlı Devleti'nin ekonomisinin bozulma nedenlerini
  • Osmanlı'nın ekonomisini düzeltme çabalarını
  • Osmanlı'nın aldığı ekonomik tedbirleri ve sonuçlarını
öğreneceksiniz.

XV. yüzyıl sonlarında Yeni Dünya’ya ilk defa Kristof Colomb ulaşmışsa da yeni bir kıta keşfettiğini fark edememiş ve buranın Hindistan olduğunu varsaymıştır. Kolomb’dan daha sonra Floransalı Amerigo Vespucci buranın yeni bir kıta “Amerika” olduğunu keşfetmiştir.

Keşiften sonra İspanya, Fransa, İngiltere, Hollanda ve Portekiz gibi Avrupalı devletler, bu yeni bölgede koloniler kurmaya başlamıştır. Avrupa’dan Amerika’ya özellikle 1600’lerin ilk yıllarında büyük bir göç dalgası başlamıştır. Başta İspanya ve Portekiz olmak üzere Hollanda, İngiltere gibi devletler ulaştıkları bölgelerin değerli madenlerine ve varlıklarına da el koymaya başlamıştır.

Amerika’nın keşfinden itibaren deniz ticareti önem kazanmış çünkü denizaşırı ticaret, Avrupa’nın kalkınmasında en önemli girdilerden biri haline gelmiştir. İspanya, Hollanda, Fransa ve İngiltere; Yeni Dünya’daki sömürgeler için ciddi bir mücadele vermeye başlamıştır.

Amerika’nın keşfi ve sonrasında yaşanan gelişmeler Avrupa’da ve Osmanlı Devleti’nde büyük değişimlerin yaşanmasına sebep olsa da bu süreçte Osmanlı Devleti, gücünü korumayı başarmıştır. Amerika’nın keşfi sonrası Avrupa’ya akan değerli madenler, XVI. yüzyıldan itibaren Avrupa’da ticaretin gelişmesini sağlamıştır.

Reklam

Avrupa’ya Akan Servet

Amerika’dan gelen gümüşün giderek artan miktarda Osmanlı ülkesine girmesi, akçenin değerinin
düşmesine neden olmuş ve fiyatlarda geniş çaplı dalgalanmalara yol açmıştır. Aynı zamanda İpek Yolu’nun önce İran’a sonra Hindistan’a geçmesi de Osmanlıyı ekonomik olarak etkilemiştir.

Avrupa’nın ticaret hacminin katlanarak artması, Osmanlı Devleti’ni olumsuz etkilemiştir. Bol miktarda gümüş paranın kullanımı ve gümüşün bolluğu fiyatların yükselmesine ve gelirin düşmesine neden olmuş, Osmanlı ekonomisinde paranın değer kaybetmesini sağlamıştır. Bu durumda Osmanlı’da enflasyon yaşanması sonucunu doğurmuştur. Osmanlı’daki ilk etkili enflasyon 1593’te yaşanmış ve bir akçedeki gümüş miktarı yarı yarıya indirilmiştir. Buna rağmen ise maaşlar aynı akçe miktarıyla ödenmiştir. Devletten maaş alanlar, eskisine oranla gelirlerinin yarısını kaybetmişlerdir.

Avrupa’da büyük zenginliklerin artmasını sağlayan sömürgecilik politikası da Osmanlı ekonomisini sarsan en önemli sebeplerden biri olmuştur. Sömürgecilik faaliyetleri neticesinde Akdeniz ticareti bu durum karşısında bir süre daha önemini korumuşsa da XVII. yüzyılın ilk yarısında önemini kaybetmeye başlamıştır.

XVI. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti, içine düştüğü ekonomik buhran sebebiyle nakit para ihtiyacını gidermek için çareler aramaya başlamıştır. XVI. yüzyılın sonlarından itibaren tımar ve zeamet topraklarının iltizama verilmeye başlanmasıyla bazı kişiler nüfuz sahibi olmuş ve zenginleşmiştir.

📚 EK BİLGİ: İltizam, bir şahsın devlete ait herhangi bir vergi gelirini belirli bir yıllık bedel karşılığında toplama görevini üstlenmesi demektir.

Osmanlı’da Askeri ve Ekonomik Dönüşüm

Avrupa’nın ordu sisteminde ve savaş yöntemlerinde ateşli silahlara dayalı değişiklikler yapması, “Askeri Devrim” olarak adlandırılmıştır. Avrupa’da feodal sistemin çökmesiyle birlikte orduların yapısı da değişmiştir. Monarşik devletler, feodal lordların kullandığı şövalyeler yerine çok sayıda ücretli, mızraklı piyade kullanmaya başlamıştır.

Avrupa’nın 1598-1648 yılları arasında sürekli savaş durumunda olması, Askeri Devrim’in gelişimine önemli katkı sağlamıştır. Ateşli silahların savaşlarda etkin kullanılmaya başlaması ile mızrak terk edilmeye başlanmıştır. Osmanlılar, 1593-1606 yılları arasında Habsburglarla yapılan savaş sırasında ilk defa Avrupa savaş teknolojisini ve taktiklerini görmüştür.

Avrupa’da askeri alanda yaşanan bu gelişmeler, Osmanlı Devleti’nde birçok ekonomik ve toplumsal sorunun ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Askeri harcamaların büyük bir kısmı tımarlardan sağlanan gelirle sağlanırken gelişen savaş teknolojileri devlete büyük bir ekonomik yük getirmiştir. Osmanlı Devleti, Avrupa’nın ateş gücü ve askeri etkinliğini iki yolla dengelemeye çalışmıştır. Birincisi, silahlı yeniçerilerin sayısını artırmak; ikincisi ise ateşli silahlar kullanabilen sarıca, sekban ve levent denilen yeni atlı birlikler oluşturmaktır. Bu askerlere verilen ulufe ve bahşişler ise yine ekonomiye yük olmuştur.

Reklam

Ticaret yollarının değişmesi nedeniyle de Osmanlı ekonomisi büyük zarar görmüştür. Ticaret yollarındaki para kullanımı gerilemiştir. Bu gerilemeyi artıran bir diğer neden ise Anadolu’da ortaya çıkan Celali İsyanları’dır.

Osmanlı Devleti para politikasına çekidüzen vermek için bazı çalışmalar yapmış ve darphanede çeşitli miktarda ve oranlarda sikkeler bastırılmıştır. Saraya ait altın ve gümüş içeren değerli eşyalar da darphanede eritilerek paraya çevrilmiş, maden ocakları yeniden faaliyete geçirilip işletmeye açılmıştır. Fakat tüm bu tedbirlere rağmen ordunun askeri harcamalar karşılanamamıştır.

XVIII. yüzyılın ilk yarısında devlet, savaşın yol açtığı kıtlık ve enflasyonu engellemek için geleneksel fiyat düzenlemesi olarak bilinen narh (resmi makamların belirlediği fiyat) sistemine uygun olarak fiyatların kontrolünü sağlamıştır. Ancak Sanayi Devrimi sonrası Batı karşısında Osmanlı Devleti’nin klasik ekonomik sisteminin şansı hiç kalmamıştır.

Yeniçerilerin Sayısındaki Artış

Yeniçeri ordusu, Avrupa’da ilk daimi ordu özelliğindedir. XVI. yüzyılın sonlarına kadar da yeniçeriler Osmanlı’da disiplinli bir asker yapısı olarak görevlerini yapmışlar ve güçlerini kaybetmemişlerdir. Tımarlı sipahilerin gerilemesinden sonra yeniçerilerin sayısı artmış ve diğer başka nedenlerle de bu askeri sınıfta bozulmalar meydana gelmiştir.

Yeniçeri sayısının artırılması daha sonraki dönemlerde karşılaşılan sorunların kaynağını oluşturmuştur. Yeniçeri Ocağı’nın bozulmasında en önemli etken, devşirme sistemi kurallarına aykırı bir şekilde ocağa kayıt yapılmasıdır. Hristiyan çocuklar muayene edilmeden ya da rüşvetle devşirme olarak alınmış ve tutulması gereken “Eşkal Defteri”ne pek önem verilmemiştir. Osmanlı Devleti’nin kurumlarında ortaya çıkan bozulmaların birçok sebebi varken bunlardan en önemlisi kurumlara içerden yapılan müdahaleler olmuştur. Osmanlı Devleti ordusunun her türlü ihtiyacını karşılayan tımar sistemi de ihmal edilmiştir. Tımarlı sipahilerin azalmasından sonra devlet yeni çözümler üretmeye çalışmış ve sarıca, sekban ve levent denilen yeni atlı birlikler oluşturulmuştur. Fakat bu da soruna çözüm olamamıştır.

Tımar sisteminin bozulmasının nedenleri:

  • Tımarların, sipahiler dışında kimselere verilmesi,
  • Tımarların saray görevlilerinin eline geçerek özel mülk veya vakfa dönüştürülmesi ve rüşvet karşılığı verilmesi,
  • Dirliklerin parayla alınıp satılır hale gelmesi,
  • Sipahilerin gösterişli yaşama arzusu ve çok para kazanma hırsı,
  • Nüfusun hızlı artması,
  • Enflasyon artışı ve paranın değer kaybetmesi,
  • Geleneksel silahlarla savaşan sipahilerin, ateşli silah eğitimine ayak uyduramaması,
  • Uzun süren savaşların yaşanmasıdır.

Kapitülasyonların Sürekli Hale Getirilmesi

XVII. yüzyılın sonunda Osmanlı maliyesi iflas etmiştir. Bu nedenle de kapitülasyonlar Sultan I. Mahmut Dönemi’nde sürekli hale getirilmiştir. Fransızlara ilk kez gerçek kapitülasyon 1569 yılında verilmiştir. Fransızlara verilen bu kapitülasyonlar, III. Murat, III. Mehmet, I. Ahmet ve IV. Mehmet dönemlerinde yenilenmiştir. İngiliz, İspanyol, Portekizli, Katalan ve Sicilyalı tüccarlar da Osmanlı topraklarında Fransız bayrağı altında ticaret yapmıştır.

Reklam

Halbuki Kanuni Dönemi’nde de Fransa’ya verilen kapitülasyonların amacı Avrupa’da Hristiyan birliğini bozmak, Akdeniz ticaretini canlandırmak ve Almanya’ya karşı Fransa’nın desteğini kazanmaktır. 1740 tarihinde kapitülasyonların sürekli hale getirilmesiyle Fransa, Doğu ticaretinde ve Osmanlı limanları arasındaki taşımacılıkta rakipsiz bir konuma gelmiştir.

1569’da Fransa’ya verilen ticari imtiyazlardan sonra 1580’de İngiltere ve 1612’de de Hollanda, Osmanlılar tarafından verilen kapitülasyonlarla desteklenmiştir. Osmanlı Devleti, 1740 yılında kapitülasyon siyasetinde yeni bir döneme girmiştir. Osmanlı Devleti, 28 Mayıs 1740’ta imzalanan antlaşmayla Fransızlara verilen kapitülasyonları genişletmiş ve kapitülasyonlar sürekli hale getirilmiştir. İngiltere’ye verilen ayrıcalıklar ise 1838 Balta Limanı Antlaşması ile en geniş halini almıştır. XIX. yüzyılda, Batılı devletler kapitülasyonları kullanarak Osmanlı’ya her konuda müdahale etmiştir.

Yüzyılın sonlarına doğru büyümekte ve yayılmakta olan sömürgecilik, Osmanlı Devleti’nin ekonomik ve politik olarak Batı Avrupa’ya bağlanmasına sebep olmuştur. Avrupa devletleri imtiyazlarını korumak ve genişletmek için Osmanlı Devleti’ne karşı baskılarını da arttırmıştır.

Osmanlı Devleti’nde Ekonomik Tedbirler

Osmanlı Devleti, klasik dönemde toprağa dayalı bir ekonomik sistem uygulamıştır. Klasik dönemde fethedilen araziler miri arazi şekline getirilmiş ve tahriri yapıldıktan sonra kanunnamelerle koyulacak vergiler tespit edilmiştir.

Osmanlı vergi sistemi, temelde örfi ve şeri olmak üzere iki kısma ayrılmıştır. Öşür, haraç ve cizye gibi şeri vergiler; ayni veya nakdi olarak tahsil edilmiştir. Örfi vergiler ise devletin gerekli gördüğü zamanlarda şeri kurallara dikkat edilerek halktan alınan vergilerdir.

Ekonomik olarak sıkıntılar yaşayan Osmanlı büyük ordular kurmak, onları eğitmek ve uzun süren savaşlar nedeniyle nakde olan ihtiyaçları daha da artmış ve mukataalar iltizama verilmiştir.

🚀 DETAY BİLGİ: Mukataa, devlete ait bir arazi veya gelirin bir bedel karşılığında kiraya verilmesi veya geçici olarak devredilmesidir.

Böylelikle tımar sistemi yerine iltizam sistemi uygulanmaya başlanmıştır. İltizam sistemi; mukataaların belli bir bedel karşılığında özel teşebbüs tarafından işletilmesi sistemidir. Mukataaların iltizama verilmesi açık arttırma ile yapılır ve genel olarak üç yıllık süre ile verilirdi. İltizamı alanların önemli bir kısmı askeri sınıftan gelenlerden oluşurken bu şahısların yerini zamanla zengin tüccarlar ve tefeciler almaya başlamıştır.

Reklam

Devletin nakit ihtiyacının karşılanamaması nedeniyle mukataalar; üç yıllık değil, ömür boyu kiralanmaya başlanmıştır. Bu sisteme de malikane sistemi denilmiştir. Malikane sistemi ise sadece sahiplerine büyük zenginlikler kazandırmıştır. Malikane sistemi Sultan Abdülmecid tarafından 1840’ta resmen kaldırılmıştır.

Osmanlı Devleti ekonomide dengenin sağlanması için başka yöntemlere de başvurmuştur. Örneğin; avarız vergisi, Osmanlı Devleti’nde XVI. yüzyılın sonlarında ihtiyaç halinde toplanan bir vergi olarak ortaya çıkmıştır. Avarız vergileri, artan hazine açıklarını kapatmada büyük bir paya sahip olmuştur. Osmanlı Devleti’nde savaşlara bağlı ekonomik sıkıntılar nedeniyle varlıklı kişilerden imdadiyye adı altında yardımlar toplanmaya başlanmıştır. Önceleri sefer masraflarını karşılamak için koyulan ve “imdad-ı seferiyye” adı verilen bu vergi, XVIII. yüzyıl sonlarından itibaren sürekli hale getirilmiştir. İmdadiyye vergisi, zamanla adeta bir varlık vergisine dönüşmüştür.

Ayanların Yönetime Karşı Yükselişi

XVI. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti içine düştüğü ekonomik buhran sebebiyle nakit para ihtiyacını iltizam ve malikane sistemlerini uygulamaya koyarak karşılamaya çalışmıştır. Tımar ve zeamet topraklarını mukataa haline getiren devletin, bu mukataaları iltizama vermeye başlamasıyla ayanlar, toprak satın almış ve zenginleşmiştir.

Merkezden gönderilen ve merkezi otoriteyi temsil eden beylerbeyleri, sancakbeyleri, Tımarlı Sipahilerin de yavaş yavaş ortadan kalkması ile ayanların nüfuzu daha da artmıştır. Üretimden alacağı payı artırmak isteyen ayanlar, reayaya kötü muameleye ve köylülerden daha fazla para toplamaya başlamıştır. Ayan ve eşraf sınıfı; himayelerine aldıkları levent, sekban, sarıca gibi paralı askerler sayesinde askeri nüfuz da kazanmıştır.

Benzer İçerikler
Uzun Savaşlardan Diplomasiye
Güncel
Tarih

Uzun Savaşlardan Diplomasiye

İçeriğe Git>
Fetihlerden Savunmaya
Güncel
Tarih

Fetihlerden Savunmaya

İçeriğe Git>
Türk Devletlerinin Liderlik Mücadelesi
Güncel
Tarih

Türk Devletlerinin Liderlik Mücadelesi

İçeriğe Git>
Avrupa’da Değişim Çağı
Güncel
Tarih

Avrupa’da Değişim Çağı

İçeriğe Git>
Tımar Sistemi
Güncel
Tarih

Tımar Sistemi

İçeriğe Git>
Kavimler Göçü
Güncel
Tarih

Kavimler Göçü

İçeriğe Git>
Copyright © 2022 Bikifi
Star Logo
tiktok Logo
Pinterest Logo
Instagram Logo
Twitter Logo