Burdasınız: Bikifi > Lise Ders Notları > Kimya Ders Notları > Kimyasal Formüller ve Hesaplamalar

Kimyasal Formüller ve Hesaplamalar

Kimya biliminde bileşik formülleri; basit, molekül ve yapı formülleri olmak üzere 3 şekilde ifade edilebilir. Bu 3 gösterim dışında değişik gösterim modelleri de olmakla birlikte en sık kullanılan modeller bu üç modeldir.

1) Basit Formüller

Bileşikteki elementlerin en sade halinin görüldüğü formüle denir. Bileşikteki elementlerin atomların sadece göreli sayılarını verir. Örneğin; karbon ve hidrojenden oluşmuş bir bileşikteki hidrojen atomlarının karbon atomlarına sayısının oranının 3 olduğunu düşünelim. Bu bileşik CH3, C2H6, C3H9 molekülü de olabilir ve bunların hem kimyasal hem fiziksel özellikleri birbirinden farklıdır.

2) Molekül Formülleri

Bir maddenin en küçük biriminde bulunan elementlerin atom sayılarını tam olarak gösteren formüle molekül formülü denir. Bir kimyasal birleşiği oluşturan atomlar hakkında detaylı ve açık bilgi veren bir yöntemdir. Bu gösterimde basit formüllerindeki gibi sadeleştirme yapılmaz ve kimyasal bileşiği oluşturan atomlar hakkında tam bir bilgi verilir. Örneğin C2HClO2 bileşiğinin moleküler formülüne bakarak bir çok bilgi sahibi olabilir. Bir başka örnek ise, C2H2 molekülünde 2 hidrojen 2 karbon vardır ve asetilen olarak bilenen bir gazdır. Asetik asit için basit ve molekül formülüyle gösterimi karşılaştırmak istersek; basit formülle CH2O şeklinde gösterilir ancak molekül formülü C2H4O2‘dir.

3) Yapı Formülleri

Yapısal formülde moleküldeki atomlar arasındaki bağlanma, çizgilerle gösterilir ve atomların birbirlerine nasıl bağlandıkları hakkında bilgi verir. Örneğin; etilenin molekül formülü C2H4‘dür ve basit formülü “CH2“şeklinde gösterilir. Yapısal formülü ise;

C2H4 Eten (Etilen)

şeklinde gösterilir.

Kimyasal Formüllerin Hesaplamalarda Kullanılması

Bu bölümde farklı tipteki kimya problemlerinin kısa yoldan ve muhakemeli (akıl yürüterek) yoldan çözümü ve bunun için gerekli ön bilgiler üzerinde durulacaktır. Lütfen çözülmüş örnek problemlerdeki izlenen yöntemleri iyi öğreniniz. Bu durumda karşılaşacağınız tüm sorularda basit kıyaslamalar yaparak sonuca ulaşabilirsiniz.

I) Denklemli Miktar Geçişleri

Bu tip problemlerde çözüm için reaksiyon denklemi aynen verilir ya da reaksiyon denklemini kurmak için yetecek bilgiler soruda vardır. Reaksiyon denklemindeki maddelerden birinin ağırlık, mol sayısı veya tanecik sayısı cinsinden miktarı verilir ve aynı reaksiyon denklemindeki bir diğer maddenin herhangi bir cinsten miktarı sorulur. Problemi çözmek için önce reaksiyon denklemi kurulur ve denklem denkleştirilir, problemin en önemli kısmı denklemi kurmaktır ve denklemi doğru sayılarla denkleştirebilmektir.

II) Artık Madde Problemleri

Bu tip problemlerin denklemli miktar geçişleri problemlerinden farkı iki maddenin birden miktarının verilmesidir. Genelde bu tip problemlerde reaksiyona giren maddelerden birinin miktarı tamamen tükenirken diğerinin miktarı aşırı miktarda olup bir kısmı reaksiyona hiç girmeden kalır. Katsayıları denkleştirilmiş, atom ağırlıkları belirlenmiş bir problemde, maddelerden birinin miktarından diğer maddelerin miktarının nasıl bulunduğunu aktarmaya çalışacağız. Ancak bu tür problemlerde aranan şudur: Reaksiyona girenler durumundaki maddelerin verilen miktarları, reaksiyona giren miktar demek olmadığı için hangisinin tamamen harcandığı, hangisinin ne kadar artacağı buldurulur veya oluşan ürünlerden birinin miktarı sorulabilir. Bu tür problemleri çözerken izlenecek yol; önce denklemi denkleştirmek, sonra verilen madde miktarlarını mole çevirmek olmalıdır. Reaktiflerin ve reaktantların mol oranlarına bakılarak kaç mol girmiş kaç mol ürün oluşacak tahmin edilebilir. Katsayılar da dikkate alınırsa maddelerden hangisinin aşırı olduğu belirlenebilir. Şayet soru mol sayısı değil de başka bir cinsten cevap isteyen türden bir soru ise orantı ile geçiş yapmak mümkündür. Başka bir örnek verirsek ;

III) Saflık Hesaplamaları

Kimyasal reaksiyon eşitlikleri saf maddeleri gösterir. Reaksiyonlarda kullanılan madde örnekleri eğer saf değilse örnek içindeki maddenin saf miktarı bulunarak işlem yapılır. Saf madde miktarı ile orantı kurularak öbür sorulara cevap verilmeye çalışılır.

Başka bir örnek verecek olursak ;

IV) Verim Hesaplamaları

Çoğunlukla bir reaksiyondan elde edilen ürünün miktarı, hesaplanan miktardan daha azdır. Çünkü maddenin bir kısmı tepkimeye girmiştir, istenenden farklı yönde reaksiyonlar gerçekleşmiştir. Bu tür reaksiyonlara yan reaksiyonlar, oluşan ürünlere de yan ürünler adı verilir. Ters yönde tepkimeler de meydana gelmiş olabilir, sistemden kaynaklı hatalar da olabilir. Elde edilen ürün saf olmayabilir, saflaştırılırken madde kaybı olabilir ve verim de düşebilir. Reaksiyon verimleri de saflık gibi % ile ifade edilir. %50 verimin anlamı şudur: 100 g ürün oluşması gerekirken 50 g ürün oluşmuş olmasıdır. Deneysel sonuçlarla elde edilen ürünün miktarına gerçek verim, kağıt üzerinde hesaplanan miktarına da kuramsal verim denir.

% verim= gerçek verim x 100 kuramsal verim

Çoğunlukla gerçek verim hemen hemen kuramsal verimle eşittir. Kimi tepkimelerde gerçek verim, kuramsal verimden azdır. Bu durumda verim % si %100’den düşüktür.

Kimyasal Hesaplamalar Konu Anlatımı Serisi

Konu Anlatımı

Karşılaştırma

Diğer

Terimler

Bu yazı bikifi.com adresinden yazdırılmıştır. Sitemizdeki taban puan ve başarı sıralamaları bilgileri ÖSYM verileri kullanılarak tarafımızca derlenmiştir. Tercih yaparken ilgili kılavuzları incelemeniz tavsiye edilir.