Burdasınız: Bikifi > Hukuk, Konu Anlatımları > [Borçlar Hukuku] Zamanaşımı

[Borçlar Hukuku] Zamanaşımı

A. ZAMANAŞIMI KAVRAMI

Türk hukukunda zamanaşımı iki ayrı anlamda kullanılmıştır. Birincisi kazandırıcı-iktisabi, ikincisi ise düşürücü-iskatidir.

Kazandırıcı Zamanaşımı: Eşya hukuku alanında kullanılan kazandırıcı zamanaşımı bir ayni hakkın belirli şartlarda belirli sürelerde devam eden zilyetlik sonucu mülkiyetin kazanılmasını ifade eder.

Düşürücü Zamanaşımı: Belli bir süre içinde hakkını talep etmemiş bulunan alacaklının alacağını dava yoluyla elde etme olanağını kaybetmesidir.

  • Zamanaşımına uğramış bir borç eksik borçtur, ifa edilebilen fakat dava edilemeyen bir borçtur. Dolayısıyla zamanaşımına uğramış bir borç sona ermez.
  • Hukuki niteliği itibariyle zamanaşımı bir defidir. Borçlu borcunu defiden kaçınmak istiyorsa, zamanaşımı definde bulunarak alacağın zamanaşımına uğradığını beyan edebilir.
  • Yargılamanın her aşamasında zamanaşımı defi ileri sürülebilir. Zamanaşımı süresi içinde defide bulunmayan borçlu sonradan zamanaşımı defi ileri sürerse savunmanın genişletilmesi niteliğinde kabul edilir.
  • Borçlunun zamanaşımı definde bulunması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değildir. Borçlu alacaklıya süresinde dava açmasını engelleyecek tutum içinde bulunduysa, alacaklının dava yoluna başvurmaması borçludan kaynaklanıyorsa borçlunun zamanaşımı definde bulunması hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.Hakim bu durumu kendiliğinden dikkate alır.
  • Bütün alacak hakları zamanaşımına uğrarlar. Buna rağmen ayni haklara ve ayni haklara dayanan davalar zamanaşımına tabi değildir.
  • Rehin durumunda ise alacak zamanaşımına uğrasa bile alacaklı rehni paraya çevirtme yoluyla alacağını tahsil edebilir.
  • Gayrimenkul rehni temin edilmişse, alacak hakkına zamanaşımı işlemez.

B. ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN DURMASI

Alacağın dava niteliğini kaybetmesi için zamanaşımı süresinin geçmiş olması  gerekir.

1- Zamanaşımı Süresinin Başlaması ve Hesaplanması

1.1 Başlaması

  • Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı alacağın muaccel olduğu zamandan itibaren işlemeye başlar. Borcun ifası süreye bağlanmışsa sürenin gelmesi ile borç muaccel olur ve o andan itibaren zamanaşımı işlemeye başlar.
  • Borcun ifası süreye bağlanmamışsa borcun doğumu ile alacak muaccel olur ve zamanaşımı işlemeye başlar.
  • Bir borçtan birden fazla aynı nitelikte borç doğmuş ve her bir borcun muacceliyet tarihi farklı ise her borç muacel olduğu tarihte zamanaşımı işlemeye başlar.
  • Alacağın muaccel olması bildirime bağlanmış ise bildirim yapıldığı anda borç muaccel olur ve zamanaşımı işlemeye başlar.
  • Erteleyici şarta bağlı borçlarda zamanaşımı, şartın gerçekleşeceği zaman borç muaccel olacağı için zamanaşımı da o anda başlar.
  • Bozucu şarta bağlı borçlarda zamanaşımı, bozucu şarta rağmen zamanaşımı işler.

1.2 Hesaplanması

  • Zamanaşımı hesaplanmasında zamanaşımı başladığı gün dikkate alınmaz. Zamanaşımı son gününe kadar kullanılmazsa zamanaşımı geçmiş olur.
  • Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında, borçların ifa süresini hesaplamada uygulanan kurallar uygulanır.
  • Zamanaşımının son günü pazar günü veya tatil gününe denk geliyorsa sonraki ilk iş günü sonunda zamanaşımı dolmuş olur. Aksi sözleşmelerde kararlaştırılabilir.

2 Zamanaşımı Süreleri

  • Kanunda başka bir zamanaşımı süresi öngörülmemişse her alacak için 10 YILLIK zamanaşımı süresi uygulanır.
  • TBK m147’de ki alacaklar için 5 YILLIK zamanaşımı uygulanır.

TBK m147’de bahsedilen alacaklar:

  1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler
  2. Otel, motel, pansiyon gibi konaklama, lokanta gibi yerlerin yeme-içme bedelleri
  3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlarından doğan alacaklar
  4. Ortaklıklarda, ortaklık sözleşmesinden doğan, ortaklar arası veya ortaklık arasındaki alacaklar
  5. Vekalet, komisyon, acentalık sözleşmesinden, ticari simsarlık hariç diğer simsarlık sözleşmelerinden doğan alacaklar
  6. Yüklenici yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar
  • Ayrıca kanunlarda 5 ve 10 YILLIK zamanaşımı sürelerinden farklı sürelerde vardır.

3 ZamanAşımı Süresinin Durması

Zamanaşımı işlemesini güçleştiren veya imkansız kılan sebepler nedeniyle zamanaşımının işlememesidir. Durduran sebeplerin birinin varlığı halinde, zamanaşımı işlemeye başlamaz, işleyen zamanaşımı ise durur. Durduran sebep sona erdikten sonra zamanaşımı hiç başlamamışsa işlemeye başlar, önceden başlamışsa tekrar kaldığı yerden devam eder.

Aşağıdaki hallerde zamanaşımı işlemez veya işlemeye başlamışsa durur:

  1. Velayet devam ettiği sürece, çocukların ana babalarına karşı olan alacaklarıiçin
  2. Vesayet devam ettiği sürece, vasiyet altındakilerin, vasiyet işlemleri sebebiyle devletten veya vasiden olan alacakları için
  3. Evlilik süresince eşlerden birinin diğerinden olan alacakları için
  4. Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin çalıştıranlarından olan alacağı için
  5. Borçlu alacaklı üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece
  6. Alacağı Türk Mahkemesinde ileri sürme olanağının bulunmadığı sürece
  7. Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda bu durumun ortaya çıkmasına kadarki geçecek sürede zamanaşımı durur.

Zamanaşımını durduran sebepler diğer kanunlarda da yer almıştır. (İflas, konkordato halinde zamanaşımının durmasına ilişkin kurallar)

4 ZamanAşımının Kesilmesi

Borçlunun, alacaklının veya hakimin belli fiilleri sonucu olarak, işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır. Zamanaşımı kesilmesi için zamanaşımının işlemeye başlamış olması gerekir.

a. Zamanaşımının alacaklının bir fiili ile kesilmesi

Alacaklı,

  • dava veya defi yoluyla mahkeme veya hakeme başvurmuşsa
  •  icra takibinde bulunmuşsa
  •  iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir.

Alacağın bir kısmı için yukarıdaki işlemlerden biri gerçekleştirilmiş ise zamanaşımıda sadece dava veya takip edilen kısım için kesilir. Davanın devamı sırasında alacaklı saklı tutulan kısım için ıslah yoluyla talepte bulunursa bu talep yeni dava niteliğinde olacaktır.

Dava veya defi reddedilirse zamanaşımı kesilmiş olmaz. Dava esastan reddedilmemiş, davanın yeniden açılması mümkünse, fakat davanın açıldığı gün ile reddedildiği gün arasında zamanaşımı süresi dolmuş ise belli durumlar için alacaklı lehine 60 GÜNLÜK ek süre tanınmıştır.

b. ZamanAşımının borçlunun bir fiili ile kesilmesi

Borçlu,

  • borcunu ikrar etmişse;
  • faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa;
  • rehin vermiş veya kefil göstermiş;

ise zamanaşımı kesilir.

  • Borçlu borcu tanıyan beyanını alacaklıya veya temsilcisine yaparsa zamanaşımı kesilir. Karşı tarafa yapılmayan beyanlar zamanaşımının kesilmesine neden olmazlar.
  • Borçlunun borcunu tanıdığını gösteren fiiller bizzat borçlu tarafından veya  onun onayı ile üçüncü şahıs tarafından yapıldığı takdirde zamanaşımı kesilir. Üçüncü şahsın borçlunun bilgisi olmadan alacaklıya borcu ödemesi zamanaşımını kesmez.
  • Borcun zamanaşımı süresi dolduktan sonra tanınması zamanaşımını kesmez sadece zamanaşımı definden zımnen vazgeçmiş sayılır.
c. Zamanaşımının yargılama veya takibe ilişkin bir işlemle veya yargıcın kararı ile kesilmesi

Bir dava veya defi ile kesilmiş bulunan zamanaşımı, dava süresince iki tarafın yargılama ile ilgili her işleminden veya yargıcın her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımı icra takibi ile kesilmişse alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımı iflas masasına başvuru sebebiyle kesilmişse, iflasa ilişkin kurallara göre alacağın yeniden istenmesi olanağının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlar.

Zamanaşımı Kesilmesi Sonuçları:

  • Zamanaşımı kesilince, kesilmeden itibaren yeni bir süre işlemeye başlar. Zamanaşımının kesilmesinden sonra işleyecek bir yeni zamanaşımı süresi eski sürenin aynısıdır. Ancak bu durumun iki istisnası vardır; ”1- Borç senetle tanınmış, 2- kesinleşmiş mahkeme veya hakem kararı ile sabit olmuşsa” kesilen süre kısa olsa bile yeni süre 10 YILDIR.
  • Zamanaşımı kural olarak zamanaşımını kesen işlemi yapan veya kendisine karşı işlem yapılan borçluya karşı geçerlidir. Bu durumunda üç istisnası vardır; ”1-Zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilince, ötekilere karşıda kesilmiş olur.2-Bölünemeyen bir borcun ortak borçlulardan birine karşı kesilince diğerine karşıda kesilmiş olur.
  • Asıl borçluya karşı kesilince, kefile karşı da kesilmiş olur. Ancak kefile karşı kesilmiş ise asıl borçluya kesilmez.”

C. ZAMANAŞIMI SÜRELERİNİN KESİNLİĞİ

Zamanaşımı sürelerinde sözleşme ile değişiklik yapılamaz. Süreler kısaltılamaz, uzatılamaz. Zamanaşımını güçleştiren, durmasına veya kesilmesine ilişkin kanunlarda yer alan sebeplerden başka bir sebep içeren sözleşmeler yapılamaz.

Kanunda aksine hükümler bulunmadıkça, ticari hükümler koyan kanunlarla belirlenen süreler değiştirilemez.

Sözleşme ile değiştirilemeyeceği belirtilen süreler dışında kalan zamanaşımı süreleri kural olarak taraflar anlaşarak, değiştirebilir, uzatabilir, kısaltabilir. Bu süreler 10 yılı aşamaz.

D. ZAMANAŞIMINDAN VAZGEÇME

Sözleşmeden yapılmadan önce veya yapılma esnasında zamanaşımı definden vazgeçmeler geçersizdir.

Borçlu, zamanaşımı süresi dolmasından sonra alacaklıya karşı tek taraflı açık veya örtülü bir irade beyanıyla zamanaşımı definden vazgeçebilir. Borçlu doğmuş bir defi hakkından vazgeçmektedir. Zamanaşımı süresi dolduktan sonra borçlu yine de borcu ikrarda bulunduysa bu durumda da zamanaşımı definden vazgeçilmiş sayılmaktadır.

Müteselsil borçlulardan birinin zamanaşımından vazgeçmesi öteki borçlulara karşı ileri sürülemez. Aynı durum bölünemeyen borçlarda da geçerlidir. Asıl borçlunun zamanaşımından vazgeçmesi kefile karşı ileri sürülemez.

E. ZAMANAŞIMININ SONUÇLARI

Borcun zamanaşımına uğramasıyla borç sona ermez fakat alacaklı dava yolu ile alacağını elde etme olanağını kaybeder. Zamanaşımına uğramış bir borcun ifası geçerlidir. Zamanaşımından önceden vazgeçme geçersizdir, ancak borçlu zamanaşımı süresinin dolmasından sonra zamanaşımından vazgeçebilir.

Zamanaşımı süresi dolduktan sonra borçlu lehine bir zamanaşımı defi ileri sürme hakkı doğar. Borçlu bu defiyi ileri sürmezse mahkeme kendiliğinden dikkate almaz.

Asıl alacak zamanaşımına uğramışsa faiz ve diğer yan alacaklarda (cezai şart, sermaye faizleri, geçmiş günler faizi vs.) zamanaşımına uğramış olur. Asıl alacak zamanaşımı süresinin dolmasından sonra işleyecek faizler zamanaşımına uğramış olarak doğarlar.

KAYNAKÇA

Reisoğlu, Safa. Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler 23. Bası. İstanbul, Beta Yayıncılık, 2012

Remzi,Mehmet ve Sezer,Aydın. Borçlar Hukuku Genel Hükümler 10. Baskı. İkinci Sayfa,2017

Yayınlanma tarihi: 10 Ağustos 2018
Son güncellenme tarihi: 12 Eylül 2018
Bikifi'ye ulaşın:
Bu yazı bikifi.com adresinden yazdırılmıştır. Sitemizdeki taban puan ve başarı sıralamaları bilgileri ÖSYM verileri kullanılarak tarafımızca derlenmiştir. Tercih yaparken ilgili kılavuzları incelemeniz tavsiye edilir.