İklim Sisteminde Yaşanan Değişiklikler

📅 22 Aralık 2024|22 Aralık 2024
Güncel
İklim Sisteminde Yaşanan Değişiklikler

Konu Özeti

Küresel iklim değişikliği, insan kaynaklı sera gazı salınımı nedeniyle sıcaklıkların yükselmesi ve iklim koşullarının değişmesidir. Doğal ve beşeri faktörlerle şekillenir. Etkileri arasında uç hava olayları, deniz seviyelerinin yükselmesi, çölleşme ve biyoçeşitlilik kaybı bulunur. Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması gibi uluslararası girişimler bu değişiklikle mücadeleyi amaçlar.

Bu konuda
  • Küresel iklim değişikliğinin nedenlerini
  • Etkileri ve mücadele yollarını
  • Uluslararası iklim anlaşmalarını
öğreneceksiniz.
Reklamsız Bikifi Mobil Uygulaması!

Küresel İklim Değişikliği, Dünya’nın ortalama hava sıcaklıklarında ve iklim şartlarında uzun vadeli, belirgin değişimlerdir. Bu değişiklikler öncelikli olarak insan faaliyetleri sonucunda atmosfere salınan sera gazlarının (karbondioksit, metan, diazot monoksit vb.) artmasıyla ilişkilendirilir. Sera gazları, güneşten gelen ısının bir kısmını atmosferde tutarak gezegeni ısıtır. İnsan kaynaklı fosil yakıt kullanımı, endüstriyel faaliyetler, tarımsal üretim ve ormansızlaşma gibi etkenler, sera gazı miktarını artırarak küresel sıcaklıkların yükselmesine (küresel ısınma) neden olur.

Küresel İklim Değişikliğinin Nedenleri

İklim sistemi bileşenlerinde meydana gelen değişiklikler, iklim özelliklerini doğrudan etkilemektedir. 4,6 milyar yıl önce atmosferin hidrojen ve helyumdan oluştuğu düşünülmektedir. Zamanla, volkanik faaliyetlerin etkisiyle atmosferde su buharı, karbondioksit ve azot yoğunluğu artmıştır. Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla hidrosfer ve kriyosfer oluşmuş, bu süreçle birlikte bulutlar, sis, yağış, rüzgar gibi hava olayları başlamıştır.

Küresel iklim değişikliği; doğal faktörler veya insanların beşeri ve ekonomik faaliyetleri nedeniyle atmosferin gaz bileşiminin bozulması sonucunda iklimde gözlenen değişimlere denir. Küresel iklim değişikliği atmosferin sera etkisine ait dengenin insanlar tarafından bozulması ile ortaya çıkmıştır. Bu değişim hızlı gerçekleşen bir değişimdir. Bu değişikliklerin nedenleri, doğal faktörler ve insan faaliyetleri olmak üzere iki ana başlık altında incelenmektedir.

Küresel İklim Değişikliğinin Nedenleri

Doğal Faktörler

Işınımsal Etkenler

İklim sisteminin en önemli enerji kaynağı Güneş’tir. Dünya, her yıl Güneş’ten aldığı enerji miktarını yeryüzü ve atmosfer yoluyla yansıtarak uzaya geri vermektedir. Ancak ışınımsal faktörler, Dünya’nın Güneş’ten aldığı enerji miktarı ile uzaya geri verdiği enerji miktarının her zaman dengeli olmasını engeller. Işınımsal etkenlerde zamanla meydana gelen değişimler, Dünya’nın enerji dengesini bozarak yeryüzünde iklim değişikliklerine neden olmaktadır.

Atmosferdeki Sera Gazlarının Değişimi

Atmosferin sera etkisi; Güneş’ten gelen kısa dalga boylu ışınlar yeryüzü tarafından soğurulduktan sonra uzun dalga boylu ısı enerjisi olarak geri salınarak enerjisinin atmosferdeki su buharı, karbondioksit, metan, azot oksit gibi sera gazları tarafından soğurularak atmosferi ısıtmasına denir. Atmosferin bu özelliği, Dünya’nın aşırı soğumasını önleyerek yaklaşık 15ºC olan ortalama sıcaklık değerine sahip olmasında etkili olmuştur.

Enerji üretimi, ulaşım ve sanayileşme gibi insan faaliyetleri sonucunda atmosferde artan sera gazları ve parçacıklar, atmosferin sera işlevini kuvvetlendirerek küresel ısınma denilen sıcaklıklarda yükselmeye neden olmuştur. Buzul Çağı’ndan bu yana yaklaşık son 20 bin yılda ortalama sıcaklıklar doğal süreçlerle yaklaşık 4ºC artarken son 100 yılda insan kaynaklı olarak ortalama 0,9ºC artmıştır.

Tektonik Hareketler

Tektonik hareketler, okyanusların ve kıtaların büyüklük ve konumlarını değiştirmiş; yeryüzünde dağlık alanların ve derin çukurların oluşmasına yol açmıştır. Örneğin, yaklaşık 200 milyon yıl önce Güney Kutbu’na yakın bir konumda bulunan Hindistan kara parçası, tektonik hareketler sonucunda kuzeye doğru hareket etmiş ve Asya kıtasıyla birleşerek bugünkü konumunu almıştır. Hindistan, eski konumunda büyük ölçüde soğuk bir iklime sahipken ve buzullarla kaplıyken, kuzeye kaydıkça sıcak kuşağa yaklaşmış; üzerindeki buzullar erimiş ve sıcak iklim koşullarının etkisi altına girmiştir.

İnsan Faaliyetleri

İnsan, doğal ortamda varlığını sürdürmeye başladığı andan itibaren tarım, hayvancılık, ulaşım, sanayi gibi beşerî faaliyetleriyle ekosistemlerin işleyişini değiştirmiş ve yerel ile bölgesel ölçekte iklim sistemlerini etkilemeye başlamıştır. Bu etkiler, başlangıçta lokal düzeyde sınırlı kalırken, Sanayi Devrimi sonrası fosil yakıt kullanımının artmasıyla küresel boyuta ulaşmıştır.

Artan nüfus ve tüketim alışkanlıkları, insanın doğal sistemler üzerindeki etkisini daha da belirgin hâle getirmiştir. Günümüzde yeryüzündeki karaların üçte biri tarım alanı olarak kullanılırken, Sanayi Devrimi öncesine göre orman alanlarının beşte biri yok olmuştur. İnsan nüfusunun büyük bir kısmı kentlerde yaşamaktadır. “Antroposen” yani “İnsan Çağı” olarak adlandırılan bu dönemde, insan faaliyetleri sera gazlarının atmosferde birikmesine neden olmuş ve doğal sera etkisini güçlendirerek küresel sıcaklıkların hızla artmasına yol açmıştır. Bu küresel sıcaklık artışı, iklim değişikliğini hızlandıran başlıca faktörlerden biri haline gelmiştir.

Küresel İklim Değişikliğinin Etkileri

⭐ Küresel iklim değişiminin gözlenen ve öngörülen etkileri;

  • Uç değerdeki hava olayları ve iklim şartlarının değişmektedir: Küresel ısınma sonucunda Dünya’daki sıcaklık ortalamalarının artmasıyla beraber bölgelerde ekstrem meteorolojik olayların artması öngörülmektedir. Bazı bölgelerde şiddetli yağışlar artarken, bazı alanlarda kuraklık yaşanacak ve uç değerlerdeki hava koşuları daha sık gerçekleşecektir. Ekstrem değerlerdeki hava koşullarına bağlı olarak salgın hastalıklarda da artış olacağı beklenmektedir.
  • Meteorolojik ve hidrometeorolojik kökenli afetlerin sayısı ve görülme sıklığı artmaktadır: Fırtına, sel, kuraklık ve orman yangını gibi iklim kökenli doğal afetler artmıştır. Önceden bazı bölgelerde çok nadiren görülen sel, kasırga, hortum gibi olaylar yaşanmaya başlanmıştır. Bazı alanlarda ise eskiye oranla bu olaylar daha sıklıkla görülmeye başlanmıştır.
  • Ekonomik ve sosyal etkiler ortaya çıkmaktadır: Ülkelerin ekonomik yapıları, küresel iklim değişimi ile birlikte olumsuz etkilenmiştir. Ülkelerdeki üretim, istihdam ve ekonomik büyüme azalmıştır. Sosyal alanda da sorunlar yaşanmaya başlamış, işsizlik ve göç artmıştır. Aynı zamanda su kaynaklarının azalması kıtlığa ve tarım veriminin düşmesine neden olmaktadır.
  • Deniz seviyeleri yükselecektir: buzul örtülerinin erimesi ve termal genleşme nedeniyle deniz ve okyanus seviyesindeki yükselme gerçekleşeceği öngörülmektedir. Özellikle olumsuz etkilerin Bangladeş, Endonezya, Hollanda gibi ülkeler ile Şanghay, New York, Tokyo, Sydney ve Venedik gibi deniz seviyesine yakın şehirlerde daha fazla olması beklenmektedir. Deniz seviyesindeki yükselmenin devam etmesi durumunda pek çok ada ortadan kalkacak, birçok kıyı şehri ile verimli delta ovaları ise deniz suları altında kalacaktır.
  • Buzulların erime hızı artmıştır: Sıcaklık ortalamalarının artmasıyla beraber kutup çevresindeki buzullar ve dağ buzulları hızla erimektedir. Deniz seviyesindeki yükselmenin ve fırtınalarla birleşen suların kıyı şehirleri için büyük tehlike yaratacağı öngörülmektedir. Buzulların erimesiyle birlikte;
    • Deniz seviyesinde yükselmeler meydana gelecektir.
    • Yerleşim alanları ve verimli delta ovaları deniz sularının altında kalacaktır.
    • Tuzlu suların, tatlı sulara karışması sonucu içme ve sulama suyu elde etmek zorlaşacaktır.
    • Kıyılardaki bitki ve hayvan türleri yok olacaktır.
    • Okyanus sularının sıcaklık ve tuzluluk oranları değişecek, bunun sonucunda okyanus akıntıları yavaşlayacak ve kıyılarda iklim değişiklikleri yaşanacaktır.
  • Okyanus sularının asitliliğinin artması: Atmosferdeki karbondioksit miktarının artması okyanus sularının asitliliğinin artmasına neden olmaktadır. Okyanuslarda en yüksek seviyesine çıkan asit oranı, başta mercanlar olmak üzere pek çok deniz canlısı olumsuz yönde etkilenmektedir.
  • Biyoçeşitlilik azalmaktadır: Doğal koşullarda meydana gelen değişim pek çok canlının yok olmasına veya yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Ayrıca sıcaklık ortalamalarında yaşanan artışın bazı böcek türleri, sivrisinekler ve fareler gibi canlıların popülasyonunda da artışa neden olması öngörülmektedir. Düşük sıcaklıklar nedeniyle bitki ve hayvan yaşamının kısıtlı olduğu Tundra bölgesinde ise artan sıcaklıklara bağlı olarak bitki ve hayvan türlerinin artması beklenmektedir.
  • Çölleşme gerçekleşecektir: Sıcaklık artışı ve yağış miktarlarında düşme olarak adlandırılan kuraklık, çölleşme tehlikesini beraberinde getirmektedir. Çölleşme; toprağın susuzlaşması ve çoraklaşmasıdır.
    • Çölleşme Nedenleri;
      • Küresel iklim değişimleri
      • Bitki örtüsünün tahrip edilmesi
      • Dünya nüfusunun hızlı artışına bağlı olarak su kaynaklarının tüketiminin artması
      • Su kaynaklarının aşırı ve bilinçsiz kullanımı
      • Yanlış tarım ve sulama uygulamaları
      • Aşırı otlatmadır.
    • Çölleşmenin Sonuçları;
      • Su kaynaklarının kuruması
      • Bitki örtüsünün tahrip olmasına bağlı olarak toprak erozyonunun artması
      • Toprak verimliliğinin azalması
      • Biyoçeşitliliğin azalması
      • Yaşam kalitesinin düşmesi
      • Salgın hastalıkların artması
      • Kıtlık yaşanması
      • Göçlerin yaşanmasıdır.
    • Çölleşmeyi Önlemek için Alınabilecek Önlemler;
      • Doğal kaynakların bilinçsiz kullanımını azaltmak
      • Bilimsel ölçütlere göre arazi planlarının yapılması
      • Çölleşme ile mücadelede halkın sürece dahil edilmesi
      • Su kaynaklarının koruma altına alınması
      • Yanlış tarım ve sulama uygulamalarının önlenmesi
      • Bitki örtüsünün korunması
      • Ağaçlandırma çalışmalarının yapılması
      • Bölge şartlarına uygun tarım ürünlerinin tercih edilmesi
      • Aşırı ve yanlış sulama yöntemlerinin önüne geçilerek damla sulama yöntemi gibi yöntemlerin tercih edilmesi
      • Mera ve otlakların aşırı otlatılmaya karşı korunmasıdır.

Küresel İklim Değişikliğine Yönelik Öngörüler

Küresel iklim değişimine karşı etkilerin azaltılması ve uyum sağlama olmak üzere iki yöntem uygulanmalıdır: Azaltma ve Uyum Sağlama. Bu iki yöntem birlikte uygulanmalıdır.

Azaltma

Küresel iklim değişikliğini yavaşlatmaya, olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik önleyici çalışmalardır.
Köklü sosyoekonomik, politik ve teknolojik dönüşümler içeren başlıca azaltma çalışmaları şunlardır:

  • Karbon Salınımının Azaltılması: Kömür, petrol ve doğalgaz yerine güneş, rüzgar, dalga gibi yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarının kullanılması sera gazı salınımını azaltır ve dolayısıyla küresel iklim değişiminin etkilerinin de azaltılmasında önemli rol oynar.
  • Tüketim Alışkanlığının Değiştirilmesi: İhtiyaç kadar tüketim yapılması ve israfın önlenmesi temel ilke olmalıdır.
  • Enerji Verimliliği:Az enerji tüketen teknolojilere geçilmelidir. Aynı zamanda binalarda ısı yalıtımı ile enerji tasarrufu sağlanmalıdır.
  • Ormanların Korunması: Mevcut ormanlar korunmalı ve ağaçlandırma faaliyetleri artırılmalıdır. İnsanlara gerekli bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.
  • Geri Dönüşüm: Atıkların tekrar kullanımının sağlanması olan geri dönüşüm, doğal kaynak tüketimini azaltarak küresel iklim değişimiyle mücadeleye katkı sağlamaktadır.

🚀DETAY BİLGİ:

Karbon Ayak İzi: Enerji tüketimi, ulaşım, ısınma veya satın alınan ürünlerin üretim ve dağıtımı sırasında atmosfere salınan sera gazı miktarı karbon ayak izi olarak ifade edilir. Karbon ayak izi, kişisel davranışların küresel iklim değişimine etkisini anlamada kullanılır.

Uyum Sağlama

Küresel iklim değişiminin muhtemel zararlarını azaltmaya yönelik hazırlık ve savunma stratejileri uyum sağlama çalışmalarıdır. Uyum sağlamadaki amaç; meydana gelebilecek zararın azaltılmasıdır. İklim değişimine uyum sağlayacak başlıca strateji ve politikalar şunlardır:

  • Su Kaynaklarının Yönetimi:Su kaynakları üzerindeki kuraklık, çölleşme tehlikesine karşı yapılacak plan ve uygulamalardır. Su kaynaklarının yönetimi, su havzalarının kirlilik ve aşırı tüketime karşı korunması ile tasarruf tedbirlerini içermektedir.
  • Afet Risk Yönetimi: Sel ve kuraklık gibi doğa ile ilgili afetlere karşı kayıp ve zarar azaltma, hazırlık, tahmin, erken uyarı gibi afet öncesi koruma çalışmalarının yapılmasıdır.
  • Sağlık Tedbirleri: İklim değişimi insan sağlığı üzerinde de risk oluşturur. Aşırı hava olaylarına ve bulaşıcı hastalıklara karşı halkın bilgilendirilmesi ve sağlık kuruluşlarının önlem almasıdır.
  • Ekosistemlerin Korunması:Canlıların yaşam alanlarının korunması sağlanarak iklim değişimi karşısında biyoçeşitliliğin korunmasıdır.
  • Tarım ve Gıda Güvenliği: İklim değişimi nedeniyle tarımsal üretimin azalmasına karşı yerli genetik kaynakların korunması, sürdürülebilir tarım ve doğru sulama politikalarının uygulanmasıdır. Ayrıca iklim kuşaklarının değişiminin ortaya çıkardığı yeni tarım potansiyellerinin değerlendirilmesidir.

📚 EK BİLGİ:

Uluslararası Çözüm Arayışları

Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC)

  • IPCC, Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından 1988’de kurulmuştur.
  • Amacı; iklim değişimine insan etkilerini ve iklim değişiminin risklerini değerlendirmektir.
  • Panelin yayımlanan raporları, insan kaynaklı iklim değişiminin bilimsel kanıtları ortaya koymuştur.
  • IPCC, farklı ülkelerden bilim insanlarının bir araya gelerek küresel iklim değişiminin etkilerini azaltma ve değişime uyum sağlamanın değerlendirildiği çalışmaları organize etmektedir.
  • Beş değerlendirme raporu yayımlanmıştır.
  • Raporlarda ülkelerin yöneticilerine güvenilir, bilimsel bilgi vermek amaçlanmaktadır.

Kyoto Protokolü

  • 1992’de Rio’da (Brezilya) imzalanmıştır.
  • Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çevre Sözleşmesi insan kaynaklı iklim değişiminin olumsuz etkilerinin önlenmesi ve sera gazı salınımının düşürülmesini teklif eden uluslararası ilk anlaşmadır.
  • Anlaşma, hükümetler için bağlayıcı değildir.
  • Bu nedenle 1997’de Japonya’nın Kyoto kentinde güncellenmiş ve Kyoto Protokolü adını alıp 2005 yılında yürürlüğe girmiştir.
  • Türkiye’nin 2009 yılında taraf olmuştur.
  • Protokole 191 ülke ve AB dahildir.
  • Protokol, 2013-2020 yıllarını kapsayan taahhüt dönemine girmiştir.
  • Doha’daki (Katar) toplantıda yapılan değişiklik ile 2020 yılında sera gazı salınımlarının %18 azaltılması kararlaştırılmıştır.

⭐ Kyoto Protokolü’ne göre;

  • Ülkeler sera gazı salınımını 1990 yılı seviyesinin %5 altına çekecektir.
  • Fosil yakıtlar yerine alternatif enerji kaynakları kullanılacaktır.
  • Az enerji tüketen sistemlere geçilecektir.

Paris İklim Anlaşması

  • Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi çerçevesinde sera gazları salınımını azaltmaya yönelik önlemleri içeren bir anlaşmadır.
  • 191 ülke tarafından imzalanmış ve 2016’da yürürlüğe girmiştir.
  • Belirtilen uluslararası çalışmalarla hedeflenen amaçlar: Sera gazlarının salınımın azaltılması, düşük enerji tüketen teknolojilerin geliştirilerek enerji verimliliğinin artırılması, ormanların korunması ve tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesidir.

Paris İklim Anlaşmasının başlıca hükümleri;

  • Küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında kalmasını sağlamak,
  • Sera gazı salınımını azaltmak,
  • Çevreci, sürdürülebilir ekonomi politikalarına önem vermektir.

Sivil Toplum Kuruluşları

  • Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF), Greenpeace, Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) gibi kuruluşlar ulusal ve uluslararası alanda faaliyet göstermektedir.
  • Küresel iklim değişiminin etkilerine karşı sivil toplum kuruluşları halkı bilgilendirme, kamuoyu oluşturma ve proje geliştirme gibi faaliyetlerde bulunmaktadır.

✍ Ders Notları
20 Ders Saati📂 9. Sınıf Coğrafya
Bu Yazıda Geçen Terimler
Sistememizde bu yazıda bahsi geçen kişilere ait bir biyografi bulunamamıştır.
Benzer İçerikler
Küresel İklim Değişikliği
Coğrafya

Küresel İklim Değişikliği

İçeriğe Git>
İklim Sistemi
Coğrafya

İklim Sistemi

İçeriğe Git>
İklimin Ana Elemanı: Sıcaklık
Coğrafya

İklimin Ana Elemanı: Sıcaklık

İçeriğe Git>
İklim Türleri
Coğrafya

İklim Türleri

İçeriğe Git>
Büyük İklim Tipleri
Coğrafya

Büyük İklim Tipleri

İçeriğe Git>
Küresel Çevre Sorunları
Coğrafya

Küresel Çevre Sorunları

İçeriğe Git>
Copyright © 2025 Bikifi
Star Logo
tiktok Logo
Pinterest Logo
Instagram Logo
Twitter Logo