Burdasınız: Bikifi > Hukuk Ders Notları > [İcra İflas Hukuku] İlamlı İcra

[İcra İflas Hukuku] İlamlı İcra

İlamlı icra ile takip yapmak isteyen alacaklı önce mahkemeye başvurmalı, yargılama yapılmalı ve bunun sonucunda lehine elde ettiği ilam ile icra dairesine başvurarak talep etmelidir.

A.İlamlar ve İlam Niteliğindeki Belgeler

  • Mahkeme kararının mühürlü ve imzalı olarak taraflara verilen suretlerine ilam denir.
  • Bir belge ilam niteliğinde sayılması için kanunda belirtilmesi gerekir.
  • Bir belgenin ilam niteliğinde olması o belgenin ilama ilişkin tüm yararları sağlayacağı anlamına gelmez.
    • Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve icrai nitelikteki feragatlar,
    • Kayıtsız, şartsız para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklinde yapılmış noter senetleri,
    • İstinaf ve temyiz kefaletnameleri,
    • İcra dairesindeki kefaletnameler,
    • Özel kanunlarda belirtilenler; baroların para cezaları veya giderlerin ödenmesi hakkındaki kararları, NBDK para cezasına veya giderler ilişkin kararları, OSB Kanununa göre aidatlar, taraf- avukat ve arabulucu arasındaki anlaşma belgeleri… vs.
    • Madde 38 – Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.

B. İlamlı İcra Konusu Olabilecek Kararlar

  • Mahkeme nihai kararları,
  • Ceza mahkemelerinin yargılama giderlerine ilişkin kararları,
  • Tam yargı davaları sonunda elde edilen ilamlar,
  • Sayıştay ilamları,
  • Mecburi Tahkim Kanununa göre verilen hakem kararları,
  • Tenfiz kararı verilmiş yabancı mahkeme ve hakem kararları,
  • Mahkeme kararlarının eda hükmü içermesi halinde ilamlı icraya konu olabilir. İnşai hükümler, tespit hükümleri bir ifayı içermedikleri için icrai nitelikte değildir. Ancak bu hükümlerimde yargılama giderlerine yönelik kısımları ilamlı icraya konu olabilir.
  • Edaya ilişkin mahkeme kararlarının hüküm fıkrası sadece icra edilebilir. Hüküm fıkrası da açık bir şekilde anlaşılır olmalıdır.
  • Ara kararlar ve geçici hukuki koruma kararları ilamlı icra konusu olamaz.

C. Takip Talebi

  • Madde 34 – İlamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Alacaklı yerleşim yerini değiştirirse takibin yeni yerleşim yerini icra dairesine havalesini isteyebilir.
  • İlamlı icra yapacak alacaklı istediği yer icra dairesinde bu takibi başlatabilir.
  • Yerleşim yerini değiştiren alacaklı takibin yeni yerleşim yerine gönderilmesini de isteyebilir.
    • Madde 35 – Takip, ilamın icra dairesine tevdii ile başlar. İsteyen alacaklıya kayıt numarasını mübeyyin bedava ve pulsuz bir ilmühaber verilir.
  • İlamın icra dairesine verilmesi ile takip talebinde bulunulmuş olur.
  • İlamdaki alacaklı ve borçlu ile takipteki alacaklı ve borçlu aynıdır. Alacak olarak ilamda hüküm altına alınan şey yazılır.
  • Takip talebine ilam tarihi, numarası ve özeti yazılır. İlam takip talebi ile birlikte icra dairesine verilir.

D. İcra Emri

  • Takip talebi ve ilamı alan icra dairesi, icra emri düzenleyerek borçluya gönderir. İcra dairesi ilam veya ilam niteliğindeki belgeyi kendiliğinden inceler. İlama dayanmayan bir icra emri düzenlenmesi süresiz şikayet sebebidir.
    • Madde 32/1 – Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder.
  • İlamın hüküm kısmı hiçbir şekilde değiştirilmemelidir. İlam icra için elverişli değilse icra memuru ilamı icraya koymamalı, kendisi değişiklik yapmamalıdır.
  • İcra emrinde takip talebindeki bilgilerle birlikte bir de ihtar kısmı bulunur. İhtar kısmında, borçlunun borç konusu şeyi süresi içinde ödemesi (7 gün), teslim etmesi veya yapması, ilama uyması ya da bu süre içinde icranın geri bırakılmasına ilişkin kararı getirmesi eğer getirmezse ilamın zorla yerine getirileceği ihtar edilir.
  • Para alacağına ilişkin ilamlı icra söz konusu ise, ihtar kısmında borçlunun 7 GÜN içinde borcu ödemesi, ödemezse aynı sürede mal beyanında bulunması, bulunmazsa hapisle tazyik olacağı, gerçeğe aykırı beyanda bulunursa hapizle cezalandırılacağı bildirilir.
    • Madde 32/1 – Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.
  • Yabancı devlet aleyhine yapılan ilamlı icrada da borçlu devlete ait mallar hakkında cebri icra yapılacağı da bildirilir.
    • Madde 32/2 – Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir.
  • Borçlu vekil ile temsil ediliyorsa icra emri vekile de tebliğ edilebilir.

E. Hükmün Kesinleşmesi ve İlamlı İcra

  • Kural olarak ilamlı icra için hükmün kesinleşmesi aranmaz. Hüküm kesinleşmeden de ilamlı icraya başvurulabilir.
  • Karara karşı kanun yoluna başvurulmuş olsa da ilamlı icra durmaz.
  • Ancak aşağıdaki kararlar ve bu kararlara bağlı vekalet ücretleri ile yargılama giderlerinin ilamlı icrası için kararın kesinleşmesi gerekir.
    • Taşınmaz mal ve ayni haklara ilişkin kararlar.
    • Kişiler ve aile hukukuna ilişkin kararlar (nafaka hariç).
    • Yabancı mahkeme kararlarının tenfizi hakkındaki kararlara karşı istinafa başvurulursa istinaf icrayı durdurur.
    • Ceza mahkemesi ilamlarının yargılama giderlerine ilişkin hükmünün icrası için karar kesinleşmelidir.
    • Sayıştay ilamları kesinleşmeden icra olmaz.
    • Menfi tespit davasını kazanan ve lehine tazminata hükmedilen borçlu, tespit kararı kesinleşmedikçe tazminat ve yargılama giderleri için ilamlı icraya başvuramaz.
    • Bayrağına ve siciline bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmeden icra edilmez.
    • Kira tespit kararları kesinleşmeden icra edilemez. (Yargıtay)

F. İcranın Durdurulması

  • Kesinleşmeden icra edilemeyecek ilamlar dışında, istinaf veya temyize başvurulması takibi durdurmaz.
  • İlamın icrasını durdurmak isteyen borçlu, teminat karşılığında bölge adliye mahkemesinden veya Yargıtay’dan icranın durdurulması kararı almalıdır.
  • Borçlu ilk olarak mahkeme kararına karşı kanun yoluna başvurmalıdır.  Bölge adliye mahkemesinden veya Yargıtay’dan icranın durdurulmasını istemelidir.
  • Daha sonra icra dairesine başvurarak kanun yolunda talep ettiği icranın durdurulması hakkındaki karar verilinceye kadar uygun süre talep etmelidir.
    • Madde 36/1 – İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.
  • İcra müdürü, alacağın tamamının teminat olarak verilmesi ile durdurma kararının getirilmesi için uygun süre verir.
    • Madde 36/2 – Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.
  • Teminat, ilamda belirtilen şey dışında bir şeyse ayrıca icra mahkemesinden teminatın kabul edildiğine dair karar alınmalıdır.
  • Uygun süre içinde durdurma kararı verilmezse icra dairesi tekrar bir süre verir.
  • BAM veya Yargıtay acele bir inceleme ile karar vermelidir.
  • Üst mahkeme talebi haksız bulursa reddeder, icranın durdurulmasına karar verilmesine karar verirse, icra dairesi ilamın icrasını kanun yolu incelemesi sona erene kadar durdurur.
    • Madde 36/5 – Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine mahkemece kesin olarak karar verilir.
  • İncele sonunda istinaf başvurusunu esastan reddeder ya da Yargıtay hükmü onarsa, icranın durdurulması kararı verilmişse bu karar kaldırılır ve icraya devam edilir.
    • Madde 36/6 – Bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.
  • NOT: Ücret karşılığında Yargıtay veya BAM incelemesi çabuk yolla bitirilebilir.
    • Madde 36/3 – Ücreti ilgililer tarafından verilirse bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayca icranın geri bırakılması hakkındaki karar icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.
  • NOT: Nafaka ilamlarının icrası durdurulamaz.
    • Madde 36/4 – Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.

G. İcranın İadesi

  • Bölge adliyenin veya Yargıtayın ilk derece kararını kaldırması veya bozması halinde, takibin dayanağı olan mahkeme kararının yanlış olduğu sonucuna varılacak ve bu ilam ile yapılan ilamlı icrada devam ettirilemeyecektir.
    • Madde 40/1 – Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.
  • Söz konusu bozma kararı sadece icrayı durdurur, geçmişe dönük yapılan icra işlemlerini geçersiz kılmaz.
  • Hüküm kısmen kaldırılmış veya bozulmuş ise icra sadece bu kısım için duracaktır.
  • Kararın kaldırılması veya bozulması icrayı eski hale getirmeyeceği için icranın eski hale gelmesi için yeni bir karar verilmesi ve bu kararın usulüne uygun kesinleşmesi gerekir.
    • Madde 40/2 – Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.
  • İlamlı icra sonunda verilen para veya mallar icranın eski hale getirilmesi ile tekrar borçluya iade edilir. Alacaklı vermek istemezse zorla alınır.
  • Eski hale iade aşamasında üçüncü kişilerin iyiniyetli hakları korunur.
    • Madde 40/3 – Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez.

H. İcranın Geri Bırakılması

  • Borçlu icra emrine karşı başvurabileceği bir itiraz imkanı olmamasına rağmen icranın geri bırakılması yoluna başvurabilir.
  • İcranın geri bırakılması usulü ile takibin ilerlemesi engellenebilir hatta takibin sonucunu doğurmasına mani olur.
  • Dava sonuçlanmadan önce borçlunun bir savunması varsa bunu dava esnasında ileri sürmeli ve davanın reddini sağlamalıdır. Yargılama sırasında savunmasını ileri sürememiş borçlu daha sonra ilamın icrası aşamasında tekrar ileri süremez. (istisna yargılamanın yenilenmesi)
  • Borçlu, dava aleyhine sonuçlanıp hüküm verildikten sonra borcu ödemiş veya ifayı erteletmiş olabilir. Ayrıca geçen sürede ilam zamanaşımına uğramış olabilir. Bunlara rağmen ilamlı icra takibi yapılırsa bu takip haksız olacaktır. Davadan sonra çıkan sebeplerle ilama dayanan borcun talep edilmesi mümkün olmayacağından yine icranın geri bırakılması yoluna başvurulabilir.
  • İlamlı icra takibi sırasında, borcun itfa edilmiş veya zamanaşımına uğramış ya da alacaklının borçluya süre vermesinde de icranın geri bırakılması prosedürüne gidilebilir.
  • İcranın geri bırakılması, davanın sonuçlanmasından sonra, ilamın icraya konulmasından önce ya da takip esnasındaki sebeplere dayanılarak istenebilir.
    • İcra emrinin tebliğinden önceki sebeplere dayanarak geri bırakma:
  • İcra emrinin tebliğinden önce ve hüküm verildikten sonra, ilam konusu borcun itfa edilmiş, zamanaşımına uğramış veya ertelenmiş olduğunu ileri süren borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 GÜN içinde icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını istemelidir.
    • Madde 33/1 – İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.
  • İcranın geri bırakılmasını gerektiren sebepler sadece itfa, zamanaşımı ve imhaldir.
  • Borçlu itfa veya imhal iddiasında bulunuyorsa bunu yetkili makamlarda resen düzenlenmiş ya da onaylanmış veya icra dairesinde, icra mahkemesinde alacaklı tarafından ikrar edilmiş belgelerle ispatlamalıdır.
  • İddianın ispatı ile icra geri bırakılır. İtfa halinde takip iptal olur, imhal halinde ise ertelenir.
  • İcra mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna gidilebilir. Talebin reddi durumunda borçlu, teminat gösterirse kanun yoluna başvurabilir.
  • Zamanaşımından dolayı icranın geri bırakılması talep ediliyorsa ispat için belge istenmeyecektir. Zira borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ilamdan anlaşılabilir.
    • Madde 33/a-1 – İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir.
  • İlamın zamanaşımına uğradığını ispat eden borçluya karşı alacaklı da zamanaşımından dolayı icranın geri bırakıldığına dair kararın kesinleşip kendisine tebliğinden itibaren 7 GÜN içinde zamanaşımının kesildiğini veya durduğunu resmi belgelerle ispat edebilir ve genel mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde zamanaşımı kesinleşir ve takip son bulur.
    • Madde 33/a-2 – Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.
    • İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır.
  • Borçlu kanun yoluna başvurmuş veya yargılamanın yenilenmesini istemişse geçici hukuki koruma niteliğinde olan icranın geri bırakılması kararı almalıdır.
    • İcra emrinin tebliğinden sonraki sebeplere dayanarak geri bırakma
  • Takip başladıktan sonra borç itfa edildiğine, zamanaşımına uğradığına veya ifa için süre verildiğine dair iddiası bulunan borçlu bu iddiasını süreye bağlı olmadan icra mahkemesine bildirir ve icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
  • İddia sadece itfa, imhal ve zamanaşımına dayanabilir. Bu iddiaların ispatı da yine noterlikçe resen düzenlenmiş veya onaylanmış belge ile veya icra tutanağı ile mümkündür.
    • Madde 33/2 – İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir
  • Zamanaşımının ispatında ayrıca ilama dayanarak da ispat edebilir.
  • Mahkeme inceleme sonucunda icranın geri bırakıldığına veya talebin reddine karar verebilir. Mahkemenin kararına karşı kanun yoluna başvurulabilir. Talebin reddi kararında ise kanun yoluna başvurabilmek için teminat gösterilmesi gerekir. Borçlu bunlardan başka genel mahkemelerde dava açabilir.

I. Zamanaşımı

  • İlamlı icra yoluyla yapılan son işlemden itibaren 10 YIL sonunda takip zamanaşımına uğrar.
    • Madde 39 – İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.

İ. İlamın İcrası

  • Para Alacaklarında
    • Borçlu icra emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 GÜN içinde borcunu icra dairesine öder, icra dairesi de alacaklıya öder ve takip son bulur.
    • Borçlu borcunu ödemez ve icranın geri bırakılması kararı almazsa, aynı süre içinde mal beyanında bulunmak zorundadır. Alacaklının talebi ile takip ilerler.
    • Alacaklı, borçlu iflasa tabi ise iflas ve haciz yollarından birini seçer. Alacaklı haciz isterse genel haciz yoluyla takipteki haciz, satış, paraların paylaştırılması aşamalarına geçilir.
    • İcra edilecek para borcu, faiz ve giderleriyle birlikte tahsil edilir.
    • İlamlı icra emrinin yerine getirilmemesi ayrıca bir doğrudan iflas sebebidir.
    • Alacaklı dilerse borçlu iflasa tabi ise iflas için ticaret mahkemesine başvurabilir.
  • Para Alacağı Dışındakiler
    • Para alacağı dışındakilerin icrasında da genel ilamlı icra kuralları geçerlidir.
    • Taşınırlar : Taşınır teslimine ilişkin ilamı borçlu yerine getirmez veya eksik ifa ederse taşınır, borçludan zorla alınır.
      • Madde 24 – Bir taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder. İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümesillerinin adları ve soyadları ile şöhret ve yerleşim yerleri hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret olduğu, ilamın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir. Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoluyla tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur.Hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmayan yerlerde icra memuru tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir. İlgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet hakları vardır.
    • Taşınır borçlunun elinde değilse, taşınırın değeri borçludan alınır.
    • Taşınırın değeri ilamda belirtilmişse ona göre tayin edilir, belirtilmemişse veya uyuşmazlık söz konusu ise icra memuru, borsa veya ticaret odalarından, bilirkişiden cevap alarak değeri tayin eder.
    • Malın değeri bakımından haczin yapıldığı tarihteki rayiç esas alınır.
    • Taşınmazlar:Dava sonunda davacı lehine verilen hükmün tefhimi ile birlikte özeti de tapu siciline gönderilir. Tapu durumu taşınmaz sayfasına şerh eder. Daha sonradan davacı aleyhine hüküm kesinleşirse bu da sicile bildirilir.
    • Taşınmaz borçlunun elinde ise icra emrinin tebliğinden itibaren süresinde icra emrini yerine getirmezse zorla icra edilir.
    • Taşınmazın içinde bulunan ancak ilamın dışındaki eşya da borçluya, vekiline veya ergin bir yakınına teslim edilir. Bu kişilere ulaşılamazsa giderleri borçluya ödetilmek üzere muhafaza için emine bırakılır. Borçluya eşya ile aynı mahalde ise 5 GÜN farklı mahalde ise 30 GÜN süre verilir. Süre içinde borçlu eşyayı almaz ve masrafları ödemezse, mahkeme kararıyla icra dairesi malı satar ve masrafları karşılar. Artan miktarı borçluya iade edilir.
      • Madde 26 – Bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilam, icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder. Borçlu taşınmazı işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur. Alacaklıya teslim olunan taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır. Taşınmazın içinde bulunup da ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkûr eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra müdürü icra mahkemesinin kararıyla bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. Fazla kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırılır.
    • Taşınmaz üçüncü kişinin elinde ise ayni hakkın tesis edilme zamanına göre farklı ihtimaller vardır. Kiracı, taşınmazı borçludan kiralamışsa yukarıdaki hususlar geçerlidir.
      • Madde 27 – Taşınmaz, üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden evvel tapuya tescil edilmiş bir akte müsteniden işgal edilmekte ise alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik olduğu hakları haiz olur. Bu şıkkı ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası açabilir. Şu kadar ki suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı umumi hükümler mahfuzdur.
    • Üçüncü kişi olan kiracı taşınmaz yine başka bir ayni hak sahibi üçüncü kişiden kiralamışsa;
    • Taşınmaz, davadan sonra hükümden önce tapuya tescil edilmiş sözleşmeye dayanılarak işgal edilmişse, alacaklı, borçlunun üçüncü kişiye karşı malik olduğu haklara sahip olur.
    • Hükmün tapu siciline bildirilmesinden sonraki işlemlerin icra işlemlerine etkisi olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise mal ondan alınır ve alacaklıya verilir.
    • Taşınmazda bulunan üçüncü kişi, taşınmazı işgal ettiğine dair tapu sicilindeki kayıt ile dava açması için 7 GÜN süre verilir. Süresi içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.
      • Madde 28 – Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu sicili dairesine bildirir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmazın kaydına şerh verir. Bu şerh, Türk Medeni Kanununun 1010 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tâbidir. Taşınmaz davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme, derhal bu hükmün hulasasını da tapu sicili dairesine bildirir.
  • İrtifak Hakları Bakımından
    • İrtifak hakkının kaldırılmasına veya yüklenmesine ilişkin ilamlı icra takibi yapılmışsa, icra dairesi tarafından verilen süre içinde borçlu ilamın gereğini yerine getirmezse, ilam zorla icra edilir. Alacaklının şikayeti üzerinde borçlu cezalandırılabilir.
      • Madde 31 – Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.
  • Çocuk Teslimi Ve Çocukla İlişki Kurulması
    • Çocuk teslimine ilişkin icra emrinde, borçlu süresinde çocuğu teslim etmezse, çocuk bulunduğu yerde zorla alacaklıya verilir.
      • Madde 25 – Çocuk teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde çocuğun teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun ilam hükmü zorla icra olunur. Çocuk teslim edildikten sonra diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca hükme hacet kalmadan zorla elinden alınıp öbür tarafa teslim olunur.
    • Çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesinde ise icra emrinde, borçluya çocuğun ilam çerçevesinde lehine hüküm verilen alacaklı ile kişisel ilişkide bulunmasına engel olunmaması aksi halde ilamın zorla icra ettirileceği bildirilir.
      • Madde 25/a – Çocukla şahsi münasebetlerin düzenlenmesine dair ilam hükmünün yerine getirilmesi talebi üzerine icra memuru, küçüğün ilam hükümleri dairesinde lehine hüküm verilen tarafla şahsi münasebette bulunmasına mani olunmamasını; aksi halde ilam hükmünun zorla yerine getirileceğini borçluya 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri ile tebliğ eder. Bu emirde ilam hükmüne aykırı hareketin 341 inci maddedeki cezayı müstelzim olduğu da yazılır. Borçlu bu emri tutmazsa ilam hükmü zorla yerine getirilir. Borçlu alacaklının şikayeti üzerine ayrıca 341 inci maddeye göre cezalandırılır.
    • Alacaklının şikayeti üzerinde borçlu cezalandırılabilir.
    • Çocuk teslimine ve ilişki kurulmasına yönelik ilamların icrasında bulunması gereken kişiler, görevliler Madde 25/b’de düzenlenmiştir. Buna göre:
      • Madde 25/b – Çocukların teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icrası, icra müdürü ile birlikte Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle yerine getirilir.
  • Bir İşin Yapılması
    • Bir işin yapılmasına ilişkin icra emrinde, borçluya ilamda gösterilen süre içinde , süre yoksa işin niteliğine göre başlama ve bitirme zamanları belirlenerek işi yapması ihtar edilir.
      • Madde 30/1 – Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmayı emreder.
    • Borçlu işi yapmaz ise, iş başkası tarafından yapılabilecek şeyse ve alacaklı da rıza gösteriyorsa masraflar icra dairesi tarafından bilirkişi ile belirlenir. Masraflar, hükme gerek kalmadan borçludan tahsil edilerek alacaklıya verilmek üzere iş yaptırılır. Alacaklı buna rıza göstermezse borçlunun masraflar kadar malı haczedilir ve haczedilen malların satılması ile iş yaptırılır.
      • Madde 30/2 – Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazım gelen masraf icra memuru tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır.
    • İş ancak borçlu tarafından yapılabilir ise, borçlu işe başlamazsa, alacaklının şikayeti ile borçlu cezalandırılır.
  • Bir İşin Yapılmaması
    • Bir işin yapılmamasına ilişkin ilamların icrası için gönderilen icra emrinde, borçluya belirtilen işi yapmaması, yaptığı takdirde cezalandırılacağı bildirilir.
      • Madde 30/3-4 – İlam, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur.Bu emirde ilam hükmüne muhalefetin 343 üncü maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır. (Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/9 md.) Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilâm hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilâm hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilâm hükmü tekrar zorla yerine getirilir

Yayınlanma tarihi: 11 Eylül 2019
Son güncellenme tarihi: 11 Eylül 2019
Bikifi'ye ulaşın:
Bu yazı bikifi.com adresinden yazdırılmıştır. Sitemizdeki taban puan ve başarı sıralamaları bilgileri ÖSYM verileri kullanılarak tarafımızca derlenmiştir. Tercih yaparken ilgili kılavuzları incelemeniz tavsiye edilir.