Burdasınız: Bikifi > Hukuk Ders Notları > [İcra İflas Hukuku] Giriş 4 # Tebligat – Süreler – Tatil ve Talikler

[İcra İflas Hukuku] Giriş 4 # Tebligat – Süreler – Tatil ve Talikler

A. TARAFLAR

1 – Taraf Ehliyeti

  • Medeni Kanuna göre hak ehliyetine sahip olan gerçek ve tüzel kişiler, aynı zamanda taraf ehliyetine de sahiptir. Tüzel kişiliğe sahip olmayan topluluklar taraf ehliyetine sahip değildir.
  • Taraf ehliyeti olmayan kişi adına veya kişiye karşı takip yapılamaz. Bu husus kamu düzenine ilişkindir ve icra mahkemesi tarafından kendiliğinden iptaline karar verilir.
  • Miras şirketi alacaklı ise mirasçılar birlikte mecburi takip arkadaşı olarak birlikte hareket ederler. Terekeye temsilci atanmışsa, tereke temsilcisi takip yapar. Mirasçıların bir kısmı takip yapmışsa, icra memuru diğer mirasçıların da takibe katılması için süre verilir. Diğer mirasçılar takibe katılmazsa talep reddedilir.
  • Miras taksim edilmeden mirasçılar kendi hissesi için takip yapamaz.
  • Takip devam ederken alacaklı ölürse mirasçıların tamamı takibe devam edebilir; borçlu ölürse takip terekeye karşı devam ettirilebilir.
  • Borçluya karşı iflas yoluyla takip başlamış ve takip devam ederken borçlu ölürse, takip artık terekeye devam edebilir.

2 – Takip Ehliyeti

  • Medeni Kanuna göre fiil ehliyetine sahip olanlar takip ehliyetine de sahiptir. Dava ehliyetinin icra iflas hukukundaki görünümüdür.
  • Bazı durumlarda taraf ve takip ehliyeti bulunmasına rağmen taraf takip işlemi ehliyeti bulunmayabilir.
  • Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlıların ve tam ehliyetsizlerin istisnalar dışında takip ehliyeti yoktur.

3 – Taraf Sıfatı

  • Taraf ve takip ehliyetine sahip alacaklının ayrıca gerçekten alacaklı olması gerekir. Sıfat esasa ilişkindir. Bu nedenle borçlu olmayan kimseye karşı takip yapılırsa bu engellenebilir.
  • Taraf sıfatı yokluğu ilgililerce itiraz ile ileri sürülebilir. Buna karşı taraf ve takip ehliyeti icra organları tarafından kendiliğinden dikkate alınır, gerektiğinden şikayet yoluna başvurulabilir.

4 – Takip Arkadaşlığı

  • Cebri icra hukukunda da alacaklılar arasında veya borçlular arasında takip arkadaşlığı (mecburi/ihtiyari) bulunabilir.
  • Birden fazla alacaklının, müstakil alacaklarından dolayı, aynı borçluya karşı tek bir takip talebi ile takip yapmaları mümkün değildir. Ancak maddi hukuka göre alacaklılar arasında takip arkadaşlığının mümkün olduğu haller vardır.
  • İcra takiplerinde şekli mecburi takip arkadaşlığı olmaz.
  • Terekenin borçlarından dolayı müteselsil sorumlu olmaları sebebiyle para borçlarından ötürü mirasçılar arasında ihtiyari takip arkadaşlığı vardır.

5 – Tarafta Değişme

  • Alacaklı tarafta değişme, alacaklının ölümü veya alacağın üçüncü kişiye devri ile gerçekleşebilir.
  • Alacaklı takip başladıktan sonra ölürse, mirasçılar zorunlu takip arkadaşı olarak takibe devam edebilirler. Alacağın devri halinde de devralan kişi takibe kaldığı yerden devam edebilir.
  • Borçlunun ölümü halinde, takip terekeye veya mirasçılara karşı devam edilebilir.
  • İcra takibinde maddi hata veya yanılgı ile taraf yanlış gösterilirse, istisnai olarak taraf değişikliğine olanak tanınabilir. Bu durumda takibin yapıldığı icra dairesinden talep edilmelidir.

B. Tebligat

  • İcra ve iflas işlerinde tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Yönetmeliğine göre PTT veya memur aracılığıyla yapılır.
    • Madde 21/1 – İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre olur. Bu tebliğler makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi suretiyle de yapılabilir.
  • Tebligat kural olarak mesai gün ve saatlerinde yapılır, ancak, resmi ve adli tatil günlerinde ve gece vakti de tebligat yapılabilir.
  • Tebligat, posta yoluyla, memur aracılığıyla veya ilan yoluyla yapılabilir.
  • Elverişli elektronik adres veren kişiye elektronik tebligatta yapılabilir. Elektronik yolla tebligat zorunlu nedenlerle yapılamazsa Kanunda belirtilen usullerle tebligat yapılır.
  • Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen 5. günün sonunda yapılmış sayılır.
  • Aşağıda Tebligat Kanunun bazı hükümlerine yer verilmiştir.
    • Madde 10 – Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
    • Madde 11 – Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır. Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır.
    • Madde 16- Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.
    • Madde 17 – Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.
    • Madde 21 –Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.
    • Madde 22 – Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran on sekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır.
  • İlam ve niteliğinde belgede veya ipotek senedinde yazılı olan adresini değiştiren alacaklı veya borçlu yeni adresini noter vasıtasıyla bildirmelidir. Aksi takdirde tebligat aynı adrese yapılmaya devam edilir. Bu adreste bulunmadığı takdirde TebK. hükümlerine göre tebligat yapılır.
    • Madde 21/2 – İlamda ve 38. maddeye göre ilam hükmünde sayılan belgelerle ipotek senedinde yazılı olan adresi değiştiren alacaklı veya borçlu; keyfiyeti birbirlerine noter vasıtasıyla bildirmiş olmadıkça, tebligat aynı adrese yapılır ve bu adreste bulunmadığı takdirde Tebligat Kanununun 35. maddesi uygulanır.
  • Usulüne uygun yeni adres bildirildiği halde, tebligatı, kötü niyetli olarak eski adrese yaptıran taraf, diğer tarafa verdiği zararları %15 fazlasıyla ödemeye ve madde 343’e göre cezaya mecbur bırakılır.
    • Madde 21/3 – Adres değişikliği, yukarıdaki fıkra gereğince alacaklı veya borçlu tarafından diğer tarafa tebliğ olunduğu halde eski adrese tebligat yaptırarak Tebligat Kanununun 35 inci maddesinden faydalanmış olan taraf bu suretle diğer tarafa verdiği bütün zararları yüzde 15 fazlasıyla ödemeye mecbur olduğu gibi hakkında 343 üncü maddedeki ceza da uygulanır.
  • Tüzel kişilere yapılacak tebligatta ise şu sıra dikkate alınır:
    • Tüzel kişinin yetkili temsilcisi, yoksa,
    • Temsilciden sonra gelen kimse veya bu işle görevlendirilmiş kimse, yoksa,
    • Tüzel kişinin o yerdeki başka memur veya müstahdemine yapılır.
    • Madde 12/2 – Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.
    • Madde 13 – Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.

C. Süreler

  • İcra ve iflas işlerinin usul ekonomisi gereği çabuk sonuçlanması için süreler Kanunda belirtilmiştir. Kanunda belirtilen süreler taraflarca veya hakim tarafından değiştirilemez, uzatılamaz.
  • Süreler, ilgililer için konulan ve icra organları için konulan süreler olarak ikiye ayrılır.
  • İlgililer süresi içinde işlemi yapmazsa, artık o işlemden beklenen fayda gerçekleşmez.
  • İcra organları süresi içinde işlemi yapmasa dahi sonradan yapacakları işlemler yine geçerlidir. Ancak bu durumda da şikayet yoluna başvurulabilir.
  • Sürelerin hesaplanmasında tatil günleri de hesaba katılır. Sürenin son günü resmi tatil gününe rastlarsa, tatili takip eden iş günü mesai saati bitimine kadar süre uzar.
  • Sürelerin ne zaman başlayacağı da o süreye ilişkin hükümde belirtilmiştir. Açıkça belirtilmemişse tebliğ ile işlemeye başlayacağı kabul edilebilir.
    • Madde 19 – Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz. Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde biter. Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takibeden günde biter. Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.
  • İcra ve iflas daireleri ile icra mahkemesinde adli tatil hükümleri uygulanmaz. Adli tatilde de çalışırlar.
  • Kanunda ilgililer için öngörülmüş süreler kesindir. İlgililer sözleşme ile bu süreleri değiştiremezler. Bu amaçla yapılan sözleşmeler hükümsüzdür. Bu durumu icra organları kendiliğinden dikkate alırlar.
    • Madde 20 – Bu kanunun tayin eylediği müddetleri değiştiren bütün mukaveleler hükümsüzdür. Ancak her hangi bir müddetin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir. Bu vazgeçme üçüncü şahıslara tesir etmez.

D. Tatil ve Talikler

  • Tatil ve talik hallerinde kural olarak borçluya karşı hiçbir icra takip işlemi yapılmaz. (Ödeme emri tebliği, haciz, satış işlemleri…)
  • NOT : İcra takip işlemi: Borçluya karşı yapılan, borçlunun hukuki durumunu etkileyen ve cebri icranın alacaklı lehine ilerlemesini sağlayan işlemlerdir.

1 – Tatil

  • Güneşin batmasından bir saat sonrasından, güneşin doğmasından bir saat önceki zaman dilimi tatil saatidir. Kural olarak tatil saatlerinde borçluya karşı icra takip işlemi yapılmaz. Ancak bunun istisnası vardır. Bunlar:
    • Gece hasılatı yapan yerlerde sadece hasılat haczi yapılabilir.
    • Gündüz başlanılan hacze gece devam edilebilir.
    • Borçlunun mal kaçırma ihtimali varsa gece haciz yapılabilir.
  • Tatil günleri ise resmi tatil günleridir. Bu günlerde hiçbir icra takip işlemi yapılmaz.
  • İdari tatil günlerinde ise icra işlemi yapılabilir.
  • Tatil günlerinde haciz yapılabilir, muhafaza tedbirleri alınabilir ve tebligat yapılabilir.
    • Madde 51 – Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen yerlerde gece vakti hasılat haczi mümkündür.
    • Tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabileceği gibi muhafaza tedbirleri de alınabilir. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz yapılması caizdir.
    • Bir borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için mühlet verilmiş ise, o borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.

2 – Talik Halleri

  • Talik hallerinde de icra takip işlemi yapılamaz. Bu haller kanunda sayılmıştır. Buna göre:
  • 1 – Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde:
    • Madde 52 – Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.
  • 2 – Terekenin borçlarında:
    • Madde 53 – Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır. İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa borçlu hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder. 1253 Bu takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyla kabildir.
  • 3 – Tutukluluk ve hükümlülük halinde:
    • Madde 54 – Mümessili olmayan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet makamına ait olmadıkça, icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmeyen tutuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur. Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
  • 4 – Askerlik halinde:
    • Madde 54/a – Askerlik hizmetinin devamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (Uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar hariç) aleyhine takipte, icra memuru, bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu müddet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmeyenler hakkında takibe devam olunur. Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
  • 5 – Borçlunun ağır hastalığı halinde:
    • Madde 55 – Takip borçlunun mümessil tayin edemeyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmi belge ile tahakkuku lazımdır. Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde hastalığın devamı sırasında da haciz yapılabilir.
  • 6 – Özel talik halleri:
    • Konkordato mühleti, fevkalade hallerde mühlet (317-330).
  • Madde 56 – Takip talikleri esnasında müddetlerin cereyanı durmaz. Müddetin nihayeti bir talik gününe rastlarsa müddet talikin bitiminden sonra bir gün daha uzatılır.

Yayınlanma tarihi: 17 Mart 2020
Son güncellenme tarihi: 17 Mart 2020
Bikifi'ye ulaşın:
Bu yazı bikifi.com adresinden yazdırılmıştır. Sitemizdeki taban puan ve başarı sıralamaları bilgileri ÖSYM verileri kullanılarak tarafımızca derlenmiştir. Tercih yaparken ilgili kılavuzları incelemeniz tavsiye edilir.