Burdasınız: Bikifi > Hukuk Ders Notları > [Borçlar Hukuku] Borç İlişkisinde Özel Durumlar 2 # Koşul – Ceza Koşulu

[Borçlar Hukuku] Borç İlişkisinde Özel Durumlar 2 # Koşul – Ceza Koşulu

A. KOŞUL

Koşul bir sözleşmenin hüküm ifade etmesinin veya sona ermesinin, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bağlanmasıdır.

  • Bir sözleşmenin hukuki sonuçlarının doğması şarta bağlanmışsa geciktirici koşul geçerlidir.
  • Bir sözleşmenin sona ermesi şarta bağlanmışsa bozucu koşul geçerlidir.
  • Şarta bağlı borçtan söz edebilmek için, işlemin hukuki sonuçları ilerde meydana geleceği şüpheli bir olaya bağlanmış olmalıdır.
  • Şartın gerçekleşmesi, tarafların iradesine,dış olaylara veya taraflardan birini iradesiyle birlikte üçüncü bir şahsın iradesine bağlı olabilir.
  • Şartın gerçekleşmesi, taraflardan birinin iradesine bağlıysa iradi şart,
  • Tarafların iradesi dışındaki olaylara bağlı ise tesadüfi şart,
  • Taraflardan biri ile üçüncü şahsın iradesine birlikte bağlı ise karma şart söz konusudur.

B. KOŞULA BAĞLANMAYAN İŞLEMLER

  • Kural olarak bütün işlemler,sözleşmeler koşula bağlı olarak yapılabilir.
  • İstisnai olarak aile,miras ve eşya hukukuna ilişkin bir kısım işlemler şarta bağlanamaz, bağlanırsa işlem geçersiz olur.
  • Ölüme bağlı tasarruflar şarta bağlanabilir.
  • Gayrimenkul mülkiyetinin devri borcunu doğuran sözleşmeler şarta bağlanabilir fakat şarta bağlı tescil yapılamaz.

C. YASAK KOŞUL

Kanuna veya ahlaka aykırı bir eylem veya ihmal şart olarak konulamaz, konulmuşsa bu şarta bağlı olan borç hükümsüz olur.

KANUNDA

III. Yasak koşullar MADDE 176- Bir koşul, hukuka veya ahlaka aykırı bir yapma veya yapmama fiilini sağlamak amacıyla konulmuşsa, bu koşula bağlı hukuki işlem kesin olarak hükümsüzdür.

D. GECİKTİRİCİ KOŞUL

KANUNDA

A. Geciktirici koşul I. Genel olarak MADDE 170- Bir sözleşmenin hüküm ifade etmesi, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılmışsa, sözleşme geciktirici koşula bağlanmış olur. Aksi kararlaştırılmamışsa, geciktirici koşula bağlı sözleşme, ancak koşulun gerçekleştiği andan başlayarak hüküm ifade eder.

Geciktirici koşula bağlı sözleşme, koşulun gerçekleşmesinden önce tarafları bağlar. Taraflar koşulun gerçekleşmesinden öncede tek taraflı irade ile sözleşmeden vazgeçemezler. Ancak sözleşme koşulun gerçekleşmesi halinde kendine bağlanan sonuçları doğurur. Geciktirici koşulun gerçekleşmesi halinde kendine bağlanan sonuçları doğurur. Geciktirici koşula bağlı alacağın, kefaletle,menkul veya gayrimenkul rehni ile garanti edilmesi mümkündür.

1) Sonuçları

a. Koşulun askıda bulunduğu dönem

  • Koşul gerçekleşinceye kadar, borçlu borcun gereği gibi ifasını engelleyecek her türlü işlemden kaçınmakla yükümlüdür. Malı zarardan korumak, başkasına devretmemekle yükümlüdür.
  • Geciktirici koşula bağlı işlem borçlandırıcı bir işlemse, ancak şart gerçekleşirse tazminat isteme hakkı doğar.
  • Geciktirici koşula bağlı tasarrufi işlemlerde koşulun gerçekleşmesinden önce yapılan her tasarruf, koşulun sonuçlarına zarar verdiği oranda geçersiz olur.
  • Koşula bağlı hakkı tehlikeye düşürülen alacaklı, alacağı kesin olan alacaklıların haklarını korumak için yetkili oldukları önlemleri alabilir.

KANUNDA

II. Koşulun askıda olduğu sıradaki durum MADDE 171- Koşul gerçekleşinceye kadar borçlu, borcun gereği gibi ifasını engelleyecek her türlü davranıştan kaçınmakla yükümlüdür. Koşula bağlı hakkı tehlikeye düşürülen alacaklı, alacağı koşula bağlı olmayan alacaklıların haklarını korumak üzere başvurabilecekleri önlemleri alabilir. Koşulun gerçekleşmesinden önce yapılan tasarruflar, koşulun hükümlerini zedelediği oranda geçersiz olur

b. Koşulun gerçekleşmesinin hukuki sonuçları

Tarafların koşul olarak öngördükleri olayın gerçekleşmesi ile birlikte, koşula bağlı işlem hukuki sonuçlarını kendiliğinden doğurmaya başlar. Aksi kararlaştırılmamışsa, hukuki sonuçlar koşulun gerçekleştiği andan itibaren meydana gelir, geriye yürümez. Koşula bağlı olarak borçlanılan şey, şartın askıda bulunduğu dönemde alacaklıya teslim edilmişse, alacaklı şartın gerçekleşmesi halinde, oradaki zamanda o şeyden elde ettiği yararların da sahibi olur. Şart gerçekleşmezse alacaklı elde ettiklerini geri vermekle yükümlüdür.

  • Taraflardan biri koşulun gerçekleşmesine iyiniyet kurallarına aykırı olarak engel olursa, şart gerçekleşmiş sayılır.
  • Şartın gerçekleşmesi süreye bağlanmışsa, işlemin hukuki sonuçlarını doğurması, olayın belirlenen süre içinde meydana gelmesine bağlıdır. Aksi takdirde şarta bağlı işlem ortadan kalkar, taraflar bağlamaz.
  • Koşul tarafların bizzat yapması gerekmeyen bir eylem ise, tarafın ölümü halinde mirasçılara geçer.

KANUNDA

III. Koşul gerçekleşinceye kadar elde edilen yararlar MADDE 172- Borcun konusunu oluşturan şey, koşulun gerçekleşmesinden önce kendisine verilen alacaklı, koşul gerçekleşirse, koşulun gerçekleşmesine kadar elde ettiği yararların sahibi olur. Koşul gerçekleşmezse alacaklı, elde ettiği yararları geri vermekle yükümlüdür.

I. Koşulun gerçekleşmesi MADDE 174- Koşul, taraflardan birinin bizzat yerine getirmesi gerekli bir davranış değilse, o tarafın ölümü hâlinde mirasçısı onun yerine geçebilir.

II. Dürüstlük kurallarına aykırı engelleme MADDE 175- Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır. Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır.

E. BOZUCU KOŞUL

Bozulması, kesin olmayan bir olayın gerçekleşmesine bağlanan sözleşme şartın gerçekleşmesinden itibaren geçersiz olur.

Bozucu bir şarta bağlı olarak yapılan sözleşme, yapıldığı andan itibaren hukuki sonuçlarını doğurmaya başlar. Alacaklı borcun ifasını isteyebilir. Tasarrufi işlem söz konusu ise alacak ve mülkiyet hakkı karşı tarafa geçer.

Sonuçları

Bozucu koşula bağlanmış sözleşmenin hükümleri, koşulun gerçekleşmesi ile ortadan kalkar. Alacak hakkı ortadan kalkar. Bir tasarrufi işlem söz konusu ise alacak ve mülkiyet hakkı kendiliğinden devreden tarafa döner.

Bozucu şartın gerçeklemesi kural olarak geriye yürüyen bir sonuç doğurmaz.

KANUNDA

B. Bozucu koşul MADDE 173- Sona ermesi önceden gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılan sözleşme, bozucu koşula bağlanmış olur. Bozucu koşula bağlanmış sözleşmenin hükümleri, koşulun gerçekleştiği anda ortadan kalkar. Aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça sona erme, geçmişe etkili olmaz.

F. CEZA KOŞULU

  • Ceza koşulu borcun hiç veya gereği gibi ifa edilememesi halinde, borçlunun alacaklıya karşı yerine getirmeyi yüklendiği edimdir. Ceza koşulu asıl borcu doğuran sözleşme ile birlikte veya sonradan kararlaştırılabilir.
  • Ceza koşulu olarak yüklenilen edim genellikle paradır. Paradan başka edimde kararlaştırılabilir. Ceza koşulu tutarının önceden belirlenmesi zorunlu değildir, öngörülmüş ilkeler çerçevesinde belirlenebilir olması yeterlidir.
  • Ceza koşulu asıl borca bağlı yan edimdir. Asıl borç şekil noksanlığı, imkansızlık, ehliyetsizlik, emredici kurallara aykırılık veya kişilik kurallarına aykırılık nedeniyle geçersiz ise cezanın ifası istenemez.
  • Asıl borcun sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir nedenle imkansız hale gelmesi halinde de aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ceza koşulunun yerine getirilmesi talep edilmez.
  • Asıl borcun sona erdiği hallerde de ceza koşulu son bulur.
  • Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkansız hale gelmesi asıl borcun geçerliliğini etkilemez.
  • Ceza koşulu ile sözleşmeden doğan borçlar olduğu kadar, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden veya kanundan kaynaklanan borçlarda güçlendirilebilir.

1. CEZA-ZARAR İLİŞKİSİ

Alacaklı borcun hiç veya gereği gibi ifa edilememesinden bir zarara uğramamış olsa dahi, borçlu kararlaştırılan cezayı ödemekle yükümlüdür. Sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesinde sözleşmenin feshinde kusurlu olan taraf cezai şart isteyemez.

Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle alacaklının uğradığı zarar, kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklının, aradaki farkı isteyebilmesi, borçlunun kusurlu olduğunu kanıtlamasına bağlıdır. Sözleşmeden doğan sorumlulukta aksi ispatlanmadıkça borçlunun kusurlu sayılacağı ilkesinden ayrılma durumudur.

KANUNDA

2. Ceza ile zarar arasındaki ilişki

MADDE 180- Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez.

3. Kısmi ifanın yanması MADDE 181- Ceza koşuluna ilişkin hükümler, dönme durumunda ifa edilmiş olan kısmın alacaklıya kalacağını öngören sözleşmelere de uygulanır. Taksitle satışa ilişkin hükümler saklıdır.

2. CEZA-İFA İLİŞKİSİ

İfaya Eklenen Ceza Koşulu Varsa: Ceza sözleşmenin belirlenen zaman ve yerde yerine getirilememesi halinde ödenmek üzere kararlaştırılması, alacaklı sözleşmenin yerine getirilmesi ile birlikte kararlaştırılan cezanın ödenmesini de isteyebilir. İfa ile birlikte ceza isteme hakkına sahip olan alacaklı; bu hakkından açıkça vazgeçmiş veya bir kayıt ileri sürmeksizin geciktirerek veya başka bir yerde sunulan ifayı kabul etmişse cezanın ödenmesini isteyemez.

Cayma cezası varsa: Borçlu kararlaştırılan cezayı vererek sözleşmeden dönme veya fesih yetkisine sahipse cezayı ödeyerek borcundan kurtulabilir. Borçlunun sözleşmeden dönmesi nedeniyle alacaklının uğradığı zarar, kararlaştırılan cayma cezasından fazla olsa dahi alacaklı aradaki farkın ödenmesini isteyemez. Cayma cezası borçlu yararına düzenlenmiş bir müessesedir.

Seçimlik ceza koşulu varsa: Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumunda bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça, alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Alacaklı hem borcun ifasını hem de cezanın ödenmesini talep edemez. Alacaklının, cezanın ödenmesini isteyebilmesi, asıl borcun muaccel olmasına ve hiç ifa edilmemiş veya eksik ifa edilmiş olmasına bağlıdır. Borcun ifa edildiği iddiasındaysa iddiasını ispatla yükümlüdür.

KANUNDA

I. Alacaklının hakları

1. Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi

MADDE 179- Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır. 

3. CEZA MİKTARI VE İNDİRİM

Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir, ancak hakim aşırı gördüğü cezaları kendiliğinden indirmekle yükümlüdür.

Hakim cezanın aşırılığını araştırırken, alacaklının uğradığı zararı, kusurunu, ortak kusurlarını, tarafların ekonomik durumunu göz önünde bulundurur.Alacaklının uğradığı zarar ile kararlaştırılan ceza arasında hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayan açık bir oransızlık varsa ceza indirilir. Cezai şartın amacı, alacaklının durumunu iyileştirmek olduğu gözardı edilmemelidir.

Aşırı olan cezai şartın indirilmesi olanağı zayıf durumda bulunan borçlunun sömürülmesini önlemeye yönelik, kamu düzenine ilişkin bir kural olduğu için hakim kendiliğinden dikkate alır ve indirilme olanağından önceden feragat edilemez. Kararlaştırılan cezanın borçlu tarafından ödenmiş bulunması halinde, hakimin cezai şartı indirip indiremeyeceği farklı görüşlere yol açmıştır.

Borçlu tacir ise, kararlaştırılan cezai şartın indirilmesini hakimden isteyemez. Borçlu tacir de olsa, ceza koşulu, borçlunun ekonomik açıdan yıkılmasına sebep olacak derecede ağır ve yüksek bir düzeyde kararlaştırılmışsa,ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilebilir.

KANUNDA

II. Cezanın miktarı, geçersizliği ve indirilmesi

MADDE 182- Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkansız hale gelmişse, cezanın ifası istenemez.  Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkansız hale gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.

KAYNAKÇA

Reisoğlu, Safa. Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler 23. Bası. İstanbul, Beta Yayıncılık, 2012

Remzi,Mehmet ve Sezer,Aydın. Borçlar Hukuku Genel Hükümler 10. Baskı. İkinci Sayfa,2017

Yayınlanma tarihi: 24 Ağustos 2018
Son güncellenme tarihi: 24 Şubat 2020
Bikifi'ye ulaşın:
Bu yazı bikifi.com adresinden yazdırılmıştır. Sitemizdeki taban puan ve başarı sıralamaları bilgileri ÖSYM verileri kullanılarak tarafımızca derlenmiştir. Tercih yaparken ilgili kılavuzları incelemeniz tavsiye edilir.