1. Bikifi
  2. Hukuk Ders Notları
  3. Borçlar Hukuku Ders Notları
  4. Borç İlişkisinin Üçüncü Kişilere Etkisi

Borç İlişkisinin Üçüncü Kişilere Etkisi

A. Alacaklıya Halef Olma

  • Kural olarak borç ifa edildiği anda borç ve ona bağlı feri haklar sona erer. Ancak bazı durumlarda borç üçüncü kişi tarafından ödendiğinde borç sona ermez, ödediği miktar ile sınırlı olarak ödeyen üçüncü kişiye geçer.
  • Halefiyet durumları istisnaidir. Kanunda öngörülen durumlarda söz konusu olur. Buna göre halefiyet aşağıdaki durumlarda ortaya çıkar:
    • Rehin : Rehinli şeyi, rehinden kurtarmak için ödeme yapılırsa, ödeme yapan alacaklının haklarına halef olur.
    • Kefalet : Kefil alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur.
    • Bölünemeyen Edimler : Birden çok borçlu söz konusu ise, ifada bulunan borçlu diğerlerine payları oranında başvurarak alacaklıya halef olur.
    • Müteselsil Borçluluk : Kendi payından fazlasını ödeyen borçlu, fazla ödediği kısım için alacaklının haklarına halef olur.
    • Mal Sigortalarında : Sigortacı, sigorta tazminatı ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer,onun haklarına halef olur.
  • Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce veya ifa sırasında alacaklıya bildirildiği takdirde, yine halefiyet söz konusu olur.
  • Üçüncü kişi tarafından yapılan ifa ile borç sona ermez, borcu ifa eden üçüncü kişi kendiliğinden alacaklının yerine geçer.
  • Alacak hakkı, alacağa bağlı feri haklar, alacaklının şahsından doğan hariç olan rüçhan hakları da üçüncü kişiye geçer.
  • Borçlu eski alacaklıya karşı sahip olduğu def’ileri yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir.
    • MADDE 127- Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişi, aşağıdaki hâllerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur:
    • 1. Başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu takdirde.
    • 2. Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde. Diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır.

B. Üçüncü Kişi Fiilini Üstlenme

  • Borçlu, üçüncü kişinin edimini, temsilci sıfatıyla hareket etmeden, kendi ad ve hesabına yaptığı sözleşme ile taahhüt etmektedir.
  • Taahhüt eden, edimin yerine getirileceğini garanti etmekte ve getirilmemesi durumunda doğacak zarardan sorumlu olmaktadır.
  • En önemli örneği banka teminat mektuplarıdır.
  • Belirli sürenin sonunda ifa için başvurulmadığı takdirde, üstlenenin sorumluluğun sona ereceği kararlaştırılabilir.
  • Bir tür garanti sözleşmesidir.
  • Edim ifa edilmezse, taahhüt eden edimi yerine getirmez, müspet zararı giderir.
  • Halefiyet söz konusu olmaz, rücu mümkün değildir.
  • Üslenen, zarardan sorumlu olmayacağını ileri süremez.
  • Herhangi bir şekle tabi değildir.
    • MADDE 128- Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Belirli bir süre için yapılan üstlenmede, sürenin bitimine kadar üstlenene edimini ifa etmesi için yazılı olarak başvurulmaması hâlinde, üstlenenin sorumluluğunun sona ereceği kararlaştırılabilir.

C. Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme

  • Üçüncü kişiye ifa yapılması konusunda tarafların anlaşmasıdır.
  • Üçüncü kişi sözleşmeye taraf değildir.
  • Taraflar kendi ad ve hesabına sözleşme yapmaktadır.
  • Üçüncü kişinin yokluğunda yapılmış ve edimin ona ifa edilmesi kararlaştırılmıştır.
  • Kanunda üçüncü kişi yararına sözleşme için şekil şartı öngörülmemiştir. Ancak yapılmak istenen sözleşme kanun tarafından şekil şartına tabi tutulmuşsa üçüncü kişi yararına sözleşme de o şekle uygun yapılmalıdır.
  • Üçüncü kişinin, fesih, dönme ve iptal gibi yetkileri bulunmamaktadır.
  • Eksik Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme:
    • Üçüncü kişinin sadece kabul etmekle yetkili olduğu durumdur.
    • Başkası yararına sözleşmeler aksine hüküm yoksa eksik üçüncü kişi yararına sözleşmedir.
    • Üçüncü kişinin fiil ehliyeti aranmaz.
    • Kabul anına kadar alacak üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi alacaklıdadır.
  • Tam Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme:
    • Üçüncü kişi edimi talep ve dava etme yetkisine sahiptir. Doğrudan üçüncü kişi lehine alacak hakkı doğmaktadır.
    • Talep anına kadar alacak üzerinde tasarruf hakkı alacaklıdadır.
    • Borçlu, alacaklıya karşı ileri sürebileceği tüm itiraz ve def’ileri üçüncü kişiye karşıda ileri sürebilir. Ancak takas def’i ileri süremez.
    • MADDE 129- Kendi adına sözleşme yapan kişi, sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir. Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da, tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez.

D. Sorumluluk Sigortası Durumu

  • Başkasını çalıştıran kimse, çalıştırdığı kişiye karşı, hukuki sorumluluğunu güvence altına almak için sigorta yaptırmışsa, sigortadan doğan haklar doğrudan çalışana ait olur. Ancak, çalışana ödenecek sigorta tazminatı, genel hükümlere göre ödenecek tazminattan indirilir.
    • MADDE 130- Başkasını çalıştıran kişi, çalıştırdığı kişiye karşı hukuki sorumluluğunu güvence altına almak üzere sigorta yaptırmışsa, sigortadan doğan haklar doğrudan doğruya çalışana ait olur. Ancak, çalışana ödenecek sigorta tazminatı, genel hükümlere göre ödenecek tazminattan indirilir. Diğer hukuki sorumluluk sigortalarına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.

Borçlar Hukuku => Borç İlişkisinin Hükümleri Ders Notları Listesi