1. Bikifi
  2. Hukuk Ders Notları
  3. [Borçlar Hukuku] Borç İlişkisinde Özel Durumlar 4 # Borcun Üstlenilmesi – Borca Katılma – Sözleşmenin Devri

[Borçlar Hukuku] Borç İlişkisinde Özel Durumlar 4 # Borcun Üstlenilmesi – Borca Katılma – Sözleşmenin Devri

A. BORCUN ÜSTLENİLMESİ

  • Borcun, alacaklının rızası ile başkası tarafından üstlenilmesine borcun üstlenilmesi denir.
  • Üstlenen ile borçlu arasında sözleşme iç üstlenme sözleşmesidir.
  • Üstlenen ile alacaklı arasındaki sözleşme dış üstlenme sözleşmesidir.
  • Vadesi gelmeyen veya koşula bağlı borçlarında üstlenilmesi mümkündür.

1 – İç Üstlenme – Borçtan Kurtarma Vaadi

  • Borçlu ile üstlenen üçüncü kişi arasında yapılan sözleşmedir. Üçüncü kişi iç üstlenme sözleşmesi ile borçlunun borcunu bizzat ifa etmeyi veya alacaklı ile dış üstlenme sözleşmesi yaparak onu borçtan kurtarmayı vaat eder.
  • İç üstlenme sözleşmesi ivazlı ise şekle tabi değildir.
  • İç üstlenme sözleşmesi ivazsız ise adi yazılı şekilde yapılmalıdır.
  • Borçlu, ivazlı iç üstlenme sözleşmesinden doğan borçlarını ifa etmedikçe, diğer taraftan yükümlülüklerini yerine getirmesini isteyemez.
    • MADDE 195- Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek, borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olur. Borçlu, iç üstlenme sözleşmesinden doğan borçlarını ifa etmedikçe, diğer taraftan yükümlülüğünü yerine getirmesini isteyemez. Borçlu, borcundan kurtarılmamışsa, diğer taraftan güvence isteyebilir.

2 – Dış Üstlenme Sözleşmesi

  • Alacaklı ile borcu üstlenmek isteyen kişi arasında yapılan sözleşmedir.
  • İç üstlenme sözleşmesi yapılmasa bile, sadece dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasıyla borç nakledilebilir.
  • Dış üstlenme sözleşmesinin geçerliliği şekil şartına tabi değildir.
  • İş üstlenme sözleşmesinin, alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesi yapılması için öneri niteliğindedir.
  • Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı çekince göstermeden üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş olur.
    • MADDE 196- Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur. İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir. Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır.
  • İç üstlenme sözleşmesini alacaklı kabul etmeden önce, ikinci bir iç üstlenme sözleşmesi yapılır ve bu ikinci iç üstlenme sözleşmesi için alacaklıya öneride bulunulursa, ilk öneride bulunan, önerisiyle bağlı olmaktan kurtulur.
    • MADDE 197- Borcun üstlenilmesine ilişkin öneri alacaklı tarafından her zaman kabul edilebilir. Ancak, üstlenen veya önceki borçlu, kabul için bir süre koyabilir. Alacaklı bu sürenin bitimine kadar susarsa, öneri reddedilmiş sayılır. Önerinin alacaklı tarafından kabul edilmesinden önce yeni bir iç üstlenme sözleşmesi yapılır ve bu ikinci üstlenmeye ilişkin olarak alacaklıya öneride bulunulursa, ilk öneride bulunan, önerisi ile bağlı olmaktan kurtulur.
  • Dış üstlenme sözleşmesi yapılmasıyla borçlu borcundan kurtulur, üstlenen borçtan sorumlu olur. Alacaklı artık borcun ifasını üstlenenden isteyebilir.
  • Dış üstlenme sözleşmesi alacaklı için aynı zamanda tasarruf işlemidir.
  • Borcun üstlenilmesinde sadece borçlu taraf değişir.
  • Önceki borçluya ait kişisel savunmalar hariç diğer savunmaları ileri sürme hakkı, yeni borçluya geçer.
  • Borcun dış üstlenilmesiyle bağlı haklarda yeni borçluya geçer.
  • Borcun güvenceleri (rehin, kefalet…) ise güvence verenlerin, borcun üstlenilmesine yazılı rızası ile devam eder.
    • MADDE 198- Borçlu değişmiş olsa bile, alacaklının borçlunun kişiliğine özgü olanlar dışındaki bağlı hakları saklı kalır. Bununla birlikte borcun güvencesi olarak rehin veren üçüncü kişinin ve kefilin sorumlulukları, ancak onların borcun üstlenilmesine yazılı olarak rıza göstermeleri hâlinde devam eder.
  • Yeni borçlu, eski borçluyla aralarındaki iç üstlenme sözleşmesinden kaynaklanan savunmaları, alacaklıya karşı ileri süremez.
    • MADDE 199- Üstlenilen borca ilişkin savunmaları ileri sürme hakkı, yeni borçluya geçer. Dış üstlenme sözleşmesinden aksi anlaşılmadıkça yeni borçlu, alacaklıya karşı önceki borçlunun ileri sürebileceği kişisel savunmalarda bulunamaz. Yeni borçlu, iç üstlenme sözleşmesinden kaynaklanan savunmaları alacaklıya karşı ileri süremez.
  • Dış üstlenme sözleşmesi geçersiz olursa, iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere, eski borç ve bağlı borçlar varlığını sürdürür.
  • Dış üstlenme sözleşmesinin hükümsüz olması durumunda, alacaklı uğradığı zararı borcu üstlenenden isteyebilir. Borçlu, üstlenme sözleşmesinin geçersiz olmasından ve alacaklının zarara uğramasında kusursuz olduğunu ispatlarsa sorumlu olmaz.
    • MADDE 200- Dış üstlenme sözleşmesi hükümsüz hâle gelirse, iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere, eski borç bütün bağlı borçlarıyla birlikte varlığını sürdürür. Bundan başka, borcu üstlenen üstlenme sözleşmesinin hükümsüz hâle gelmesinde ve alacaklının zarara uğramasında kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklı, önceden sağlanmış güvenceyi yitirmesi yüzünden veya başka herhangi bir sebeple uğradığı zararın giderilmesini üstlenenden isteyebilir.
  • Alacaklı, önceki borçlunun şahsına karşı sahip olduğu takas hakkını, yeni borçluya karşı ileri süremez.

B. BORCA KATILMA

  • Mevcut borçlunun yanında yer almak üzere, katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın, borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğuran sözleşmedir.
  • Borçlu yanında yeni bir borçlunun katılmasıdır.
  • Borca katılma sözleşmesinin tarafları yeni borçlu ile alacaklıdır.
  • Borca katılan kişi sadece borca ortak olur, alacak hakkına ortak olması söz konusu değildir.
  • Borca katılma sözleşmesi şekle bağlı değildir.
  • Borca kişisel güvence vermek amacıyla yapılan borca katılma işlemleri için kefalete ilişkin hükümler uygulanabilir.
    • MADDE 201- Borca katılma, mevcut bir borca borçlunun yanında yer almak üzere, katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın, borçlu ile birlikte borçtan sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşmedir. Borca katılan ile borçlu, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olurlar.

C. SÖZLEŞMEYE KATILMA

  • Mevcut bir sözleşmeye taraflardan birinin yanında yer almak üzere, katılan ile sözleşmenin tarafları arasında yapılan ve katılanın, yanında yer aldığı tarafla birlikte, onun hak ve borçlarına sahip olması sonucuna neden olan anlaşmadır.
  • Sözleşmeye katılan ile asıl sözleşmenin tarafları arasında yapılan anlaşmadır. Dolayısıyla katılan ile sözleşmenin tarafları anlaşmaya katılmalıdır. Sonradan onay verme gibi bir husus kabul edilmemiştir.
  • Katılan kişi, sözleşme taraflarından birinin yanında yer alır.
  • Katılan ile katıldığı taraf diğer tarafa karşı müteselsilen alacaklı ve müteselsilen borçlu olarak sorumlu olur.
  • Sözleşmeye katılmanın geçerliliği, asıl sözleşmenin bağlı olduğu şekle tabidir.
    • MADDE 206- Sözleşmeye katılma, mevcut bir sözleşmeye taraflardan birinin yanında yer almak üzere, katılan ile bu sözleşmenin tarafları arasında yapılan ve katılanın, yanında yer aldığı tarafla birlikte, onun hak ve borçlarına sahip olması sonucunu doğuran bir anlaşmadır. Anlaşmada aksi kararlaştırılmamışsa, sözleşmeye katılan ile yanında yer aldığı taraf, sözleşmenin diğer tarafına karşı müteselsilen alacaklı ve borçlu olurlar. Sözleşmeye katılmanın geçerliliği, katılma konusu sözleşmenin şekline bağlıdır.

D. SÖZLEŞMENİN DEVRİ

  • Sözleşmenin devri, devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan anlaşmadır.
  • Devir anlaşması ile devreden bu sözleşmeden doğan taraf sıfatı ile hak ve borçlarını devralana geçirmektedir.
  • Sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılır. Sözleşmede kalan tarafın sonradan rıza göstermesi veya onayı da kabul edilir.
  • Devir anlaşmasıyla devralan, devreden kişinin bütün hak ve borçlarını sahip olur. Böylece devredenin tüm sorumluluğu sona erer.
  • Sözleşmenin devrinin geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır.
    • MADDE 205- Sözleşmenin devri, sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşmadır. Sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşma da, sözleşmenin devri hükümlerine tabidir. Sözleşmenin devrinin geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır. Kanundan doğan halefiyet hâlleri ile diğer özel hükümler saklıdır.

Borçlar Hukuku Ünitesi Konu Anlatım Serisi