1. Bikifi
  2. Hukuk Ders Notları
  3. Medeni Hukuk Ders Notları
  4. Genel Kavramlar

Genel Kavramlar

A. Medeni Hukukun Kaynakları

1 – Kanunlar

  • Yetkili yasama organı tarafından Anayasa’da öngörülen usul ve yöntemlerle kabul edilen yazılı kurallardır. Anayasaya aykırı olamazlar.

2 – Tüzükler

  • Kanunların uygulanma esaslarını ve aşamalarını ortaya koyan, detaylı olarak düzenlenen ve kanunun emrettiği hususları göstermek üzeren çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır.
  • Tüzükler Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır. Bakanlar Kurulunun çıkardığı tüzükler Danıştay denetiminden geçer ve Cumhurbaşkanı imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanır.
  • Tüzükler kanunlara aykırı olamazlar.
  • NOT : 2017 Anayasa değişikliği paketi ile tüzükler kaldırılmıştır.

3 – Yönetmelikler

  • Cumhurbaşkanlığının, bakanlıkların ve kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere yürürlüğe koyduğu yazılı hukuk kurallarıdır.
  • Yönetmelikler kanunlara aykırı olamazlar.

B. Kanunların ve Yönetmeliklerin Uygulanması

  • Yönetmelikler, kanunun uygulanmasını kolaylaştıran ve aykırı olmayan yazılı hukuk kurallarıdır. Dolayısıyla kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar yönetmelikler içinde geçerli olacaktır.
  • Kanunların uygulanmasında üç sorun karşımıza çıkabilir. Bunlar
    • Mevcut kanun hükmünün bulunması ve uygulanmasıdır.
    • İkincisi ise hüküm bulunması ancak hükmün olaya göre gereğini yerine getirmemesi sonucu hüküm içi boşluk söz konusu olması.
    • Üçüncüsü ise kanunda uygulanacak hükmün bulunmamasıdır.

a. Kanunda Uygulanacak Hüküm Bulunması

  • Kanunda düz veya zıt anlamıyla olaya uygun hükmün bulunması ve hükmün yer, zaman ve nitelik bakımından uygulanabilir olması halinde uygulanacak hüküm var kabul edilir.
  • Düz anlam ile kastedilen hükmün doğrudan doğruya ifade ettiği anlamdır. Zıt anlam ise kanunda ifade edilen hükmün aksinden anlaşılan anlamdır.
  • Bir hükmün zıt anlamının uygulanması başka hükümlerle sınırlanmış olabilir.
  • Bazı durumlarda kanun hükmünün yorumlanması gerekebilir. Kanun hükmünün anlamının tespiti o hükmün yorumudur.
  • Yasama Yorumu: Yorumun yasama organı tarafından yapılmasıdır. Yasama organı kanun yapan organ olduğu için bu yorum mahkemeleri ve kişileri bağlayıcıdır. Hukukumuzda sadece 1924 Anayasası döneminde uygulanmıştır.
  • Yargı Yorumu: Hakimlerin davayı çözümlerken yaptıkları yoruma denir.
  • Bilimsel Yorum: Bilim insanlarının çeşitli konuları açıklarken yaptıkları yoruma bilimsel yorum denir.
  • Lafzi Yorum: Kanun hükümleri yorumlanırken, sadece hükmün ifade tarzına, kelimelerin sözlük anlamına, metin içindeki yerlerini esas alan yorum yöntemi lafzi (söze göre) yorumdur.
  • Subjektif Tarih Yorum: Kanun koyucunun bu hükmü koymakla güttüğü amacın araştırılmasını esas alan yorum yöntemidir.
  • Objektif Tarihi Yorum: Kanun koyucunun iradesinin araştırılması yerine, kanunun uygulanacağı dönemdeki kanuna tabi olanların, dürüstlük kuralı çerçevesinde, kanunun hazırlık aşamaları göz önüne alarak, kanunun muhataplarını koruyan yorum yöntemidir.
  • Objektif Yorum: Yorumun kanun hükmünün uygulanması zamanındaki şartları içinde yapılması gerektiği, kanun koyucunun güttüğü amacın değil, kanunun uygulanacağı zamandaki geçerli şartlar ve ihtiyaçlar karşısındaki güdeceği amaca göre yapılmasıdır. Kanunun dinamik olması ve zamanın şartlarına göre esneklik kazanması bakımından yararlı bir yorum yöntemi olarak kabul edilmektedir.
  • Serbest Yorum: Kanun metni ile hiçbir şekilde bağlı kalmadan, serbest bir şekilde çözüme kavuşturulabilecek, bazı durumlarda ise çözümün kanun metnine aykırı olmasını da kabul eden yorum yöntemidir.
  • Türk Medeni Kanununa göre, hakim yorum yaparken tamamen serbest değildir. Adalet ve hakkaniyet gerektiriyor diye kanuna aykırı davranma yetkisi yoktur.
    • Madde 1/1 – Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.
  • TMK madde 1 hükmü gereği, kanunun ruhu ile bağdaşmayan bir durumda ruha en uygun hangi lafız ise onun esas alınması gerekir. Kanunun lafzı ile ruhu bağdaştırılamıyorsa kanun boşluğu söz konusu olur. Kanun boşluğunda ise hakim kanunun ruhuna göre boşluğu doldurmalıdır.
  • Lafzi yorumla açık bir sonuca varılamıyorsa, kanunun ruhu araştırılıp ortaya çıkarılacak anlam esas alınır. Tespit edilen anlam, lafzi yorumla elde edilen yorumla aynı anlamda olursa, açıklayıcı yorum; farklı anlamda olursa, değiştirici yorum söz konusu olur.
  • Lafzi yorum ile ortaya çıkarılacak anlam farklı ise, tespit edilen anlam, hükmün anlamını genişletiyorsa, genişletici yorum; daraltıyorsa, daraltıcı yorum söz konusu olur.
  • Türk Medeni Hukukunda, kanunun ruhunun araştırılması için başvurulması gereken aşağıdaki unsurlar benimsenmiştir.
    • Kanunun Sistematiği: Kanun bir bütünlük teşkil ettiğinden, kanun hükmü değerlendirilirken, hükmün kanunda bulunduğu yer, diğer hükümlerle ilişkisi, sistematiği göz önünde bulundurulmalıdır.
    • Kanunun Hazırlık Çalışmaları: Kanun hazırlama aşamalarında yapılan çalışmalar göz önünde bulundurulmalıdır.
    • Hükmün Amacı: Hüküm yorumlanırken başvurulacak yollardan biri de o hükmün amacıdır. Hükmün amacından kastedilen, kanun koyucunun o hükmü koyarken güttüğü amaç, hangi soruna nasıl bir çözüm getirdiği, neye hizmet ettiğidir. Hükmün amacının araştırılması aynı zamanda hükmün kapsamı ile sınırlarının belirlenmesini de sağlar.
    • Yorum Yapıldığı Zaman ve Koşullar: Hükme verilmesi gereken anlamların içinde, zamanın şartlarına ve ihtiyaçlarına en uygun olanı benimsenmelidir. Yorumun yapıldığı zaman yürürlükte olan Anayasaya aykırı düşmeyecek anlam seçilmelidir.
  • Kanun hükmünün bir olaya uygulanabilmesi için, hükmün olaya yer, zaman ve nitelik olarak uygun olması gerekir.
    • Yer: Türk kanunları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde uygulanabilir. Ancak Milletlerarası Özel Hukuk gereği, Türkiye sınırları içinde gerçekleşen olaya başka bir devletin hukuku veya tam tersi yabancı bir devletin sınırları içinde gerçekleşmiş olaya Türk kanunu uygulanabilir.
    • Zaman: Bir kanun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olaylara uygulanamaz. Aynı şekilde yürürlükten kalkan kanunda yeni gerçekleşen olaylara uygulanamaz. Ancak kanunların geçmişe yürüme ilkesi gereği bazı durumlarda yeni kanunlar, eski kanun zamanında gerçekleşmiş olaylara uygulanabilir.
    • Aynı zamanda yürürlükte olan iki ayrı kanun, somut uyuşmazlığa ilişkin farklı çözümler öngören hükümler içeriyorsa kanunlar çatışması söz konusu olur. Ancak iki ayrı kanun birbirine zıt ifadeler içermiyor veya birbirinin tamamlayıcısı niteliğindeyse böyle bir sorun oluşmaz.
    • Aynı konuda zıt hükümler içeren kanunlar için genel- özel ayrımı yapılarak sorun çözülmelidir. Buna göre:
      • Bir kanun yürürlükte iken yeni kanun gelmişse, her iki kanunda özel veya genel nitelikteyse sonradan yürürlüğe giren kanun uygulanır.
      • Kanunlardan biri genel diğeri özel ise, genel kanun özel kanundan önce yürürlüğe girmişse özel kanun uygulanır.
      • Kanunlardan biri genel diğeri özel ise, özel kanun genel kanundan önce yürürlüğe girmişse, hakim yorum yaparak çözüme ulaşmalıdır.
    • Nitelik: Bazı hükümler, ancak taraflar aksini kararlaştırmamışsa veya geçerli bir hukuki işlemle kanundan farklı bir çözüm yolu benimsenmemişse uygulanır. Böyle durumlarda kanun hükümleri yerine tarafların irade beyanlarına dayanan hukuki ilişkinin düzenlemeleri uygulanır.
    • Taraflarca aksi kararlaştırılamayan kanun hükümlerine emredici hukuk kuralları denir. Tarafların aksini kararlaştırabildikleri hükümlere yedek hukuk kuralları denir.
    • Yedek hukuk kurallarının bir kısmı, tarafların yaptıkları sözleşmede boşlukları doldurucu niteliktedir ve bunlara tamamlayıcı hukuk kuralları denir.
    • Yedek hukuk kurallarının bir kısmı ise, tarafların sözleşmede kullandıkları veya ne anlama geldiği belirsiz olguları yorumlayıcı niteliktedir ve bunlara da yorumlayıcı hukuk kuralları denir.

b. Hükmün Uygulanması ve Takdir Yetkisi

  • Yer, zaman ve nitelik itibariyle uygulanabilir olan bir kanun hükmü düz veya zıt anlamıyla doğrudan uygulanır. Hakimin takdir yetkisi kullanması gereken hallerde ise hüküm içi boşluk söz konusudur.
  • Hüküm İçi Boşluk: Hakimin takdir yetkisi kullanacağı hallerde kanunda hüküm bulunur ancak hükmün içinde boşluk vardır. Hakim bu durumda takdir yetkisini kullanarak karar verir.
  • Hakim takdir yetkisini kullanmakta tamamen serbest değildir. İlgili kanun hükmünün çizdiği sınırlar içinde adil bir sonuca varmak için takdir yetkisini kullanır. Takdir yetkisini kullanan hakim kararını da gerekçeli olarak belirtmek zorundadır.
    • Madde 4 – Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.
  • Hakim takdir yetkisini kullanırken bilirkişiye başvurabilir ancak hakim bilirkişi ifadesiyle bağlı değildir ve kararını da sadece bilirkişiye dayandıramaz.
  • Hakim verdiği hükmün hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu göstermek zorundadır.

c. Kanunda Hüküm Bulunmaması – Kanun Boşluğu

  • Kanun hükümleri yorumlanırken söz konusu hukuki soruna uygulanabilir hüküm bulunmazsa, bu durumda kanun boşluğu olduğu kabul edilir. Kanun boşluğundan söz edebilmek için olaya uygulanacak düz ve zıt anlamıyla bir hüküm bulunmaması gerekir.
  • Kanun boşluğu olması halinde hakim öncelikle hukukun diğer kaynağı olan örf ve adete başvurmalıdır. Burada da hüküm bulunmaması halinde hakim hukuk yaratır.
  • Bilinçli Boşluk: Kanun koyucu kanun boşluğunu bilerek ve isteyerek bırakmışsa bilinçli boşluk söz konusudur.
  • Bilinçsiz Boşluk: Kanun koyucu özenli davranmayarak, ihmal ederek veya zamana göre değişen şartlardan dolayı ortaya çıkan boşluk bilinçsiz boşluktur.
  • Açık Boşluk: Hukuken çözülmesi gereken ve bu yüzden kanun tarafından düzenlenmesi beklenilen konuda, kanunda ne lafzi ne de yorum ile uygulanabilecek hüküm bulunmaması halinde açık boşluk söz konusu olur.
  • Örtülü Boşluk: Somut olaya uygulanabilecek hüküm kanunda bulunmasına rağmen, hükmün lafzı ile ruhunun birbirine uymaması veya hükmün aynı değerde başka hükümle çatışması veya hükmün uygulanmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı hallerde ortaya çıkan boşluk örtülü boşluktur.
  • Gerçek Boşluk: Gerçek boşluklar açık boşluklarla tamamen örtüşmektedir.
  • Gerçek Olmayan Boşluk: Kanunda lafzı ile ruhu bağdaşan, aynı değerde başka hükümle çatışmayan, uygulanması dürüstlük kuralı ile bağdaşan ancak uygulanması halinde öngörülen çözüm yeterli olmayıp ihtiyaca karşılık gelmiyorsa bu durumda yine boşluk var olduğu kabul edilir ve gerçek olmayan boşluk denir. Gerçek olmayan boşluk kanunun boşluğunu değil yetersizliğini ifade etmektedir.

Medeni Hukuk => Genel Kavramlar Ders Notları Listesi