1. Bikifi
  2. Hukuk Ders Notları
  3. Medeni Usul Hukuku Ders Notları
  4. Temyiz 1

Temyiz 1

Temyiz
Temyiz Genel Tablo
  • Hukukumuzda temyiz kanun yolu olağan kanun yolu olarak düzenlenmiş ve itiraz için son mercidir. Temyiz incelemesi, üst derece mahkeme olan Yargıtay’da gerçekleşmektedir.
  • Temyiz kanun yolu Hukuk Muhakemeleri Kanunu 361-373 arasında düzenlenmiştir.
  • Temyiz kural olarak bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı hukuka uygunluk denetimi için başvurulan kanun yoludur.
  • Mahkemelerin verdikleri kararları karşılaştırmak gerekirse şöyle yapabiliriz: 
    • İlk derece mahkemesi taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözer,
    • İstinaf ilk derece mahkemesi kararını denetler gerekirse yeni bir karar verir,
    • Temyiz ise alt derece mahkemesinin verdiği kararın hukuka uygunluk denetimini gerçekleştirir. Yeniden yargılama temyizde söz konusu olmaz.
  • Temyiz incelemesinde tahkikat yapılmaz. Önceden ileri sürülmeyen vakıalar burada da ileri sürülemez. Karşı tarafın rızasından bağımsızdır.
  • Temyize başvuru yapan tarafın hukuki yararı bulunmalıdır. Lehine karar verilen taraf hukuki yararı varsa o da başvurabilir.

A. Temyiz Edilebilen Kararlar

  • Temyiz edilebilen kararlar genel bir başlıkta ele alınmıştır. Temyiz edilemeyen kararlar ise sınırları çizilerek kesin ve belirli olarak ortaya konmuştur. Dolayısıyla temyiz edilemeyen kararları iyi bilmek bu konuda bize yardımcı olacaktır.
  • KURAL: Bölge Adliye Mahkemesinde verilen temyize olanaklı nihai kararlar ve hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı temyize gidilebilir.
    • Madde 361 – Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.

B. Temyiz Edilemeyen Kararlar

  1. Miktar ve değeri 72.070 (2020) lirayı geçmeyen davalara ilişkin kararlar (miktar her yıl değişebilir).
  2. Kira ilişkisinden doğan ve miktar ve değer bakımından temyiz edilebilen alacak davaları hariç, özel kanunlarla sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği belirtilen davalara ilişkin kararlar.
  3. Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar.
  4. Soy bağı hariç, nüfus kayıt düzeltilmesine ilişkin kararlar.
  5. İlk derece mahkemesi hakimleri ile ilgili hukuki veya fiili engel çıkması ile davanın başka mahkemeye nakline ilişkin kararlar.
  6. Geçici hukuki korumalar ile ilgili verilen kararlar.
  7. İlk derece mahkemesinin göreve yetki uyuşmazlıkları ve merci tayini ile ilgili kararlar.
  8. Madde 362- Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz:
    • a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.
    • b) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar.
    • c) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararlar.
    • ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar.
    • d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar.
    • e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar.
    • f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar.
    • (2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda,kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz  yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.

C. Temyiz Sebepleri

  • Hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanması. (Maddi hukuka yönelik bozma sebebi) Doğrudan kararı etkileyen durum söz konudur.
  • Dava şartlarına aykırılık bulunmalı. Dava şartları varlığı zorunlu unsurlar içerdiğinden yokluğunda aykırılık söz konusu olur.(Usul hukukuna dayanan bozma sebebi) Mutlak bozma sebebi sayılırlar.
  • Dayanılan delillerin kanuni sebep olmaksızın kabul edilmemesi.
  • Yargılama hatası veya eksikliklerinin bulunması. Karara etki ettiği derecede dikkate alınır.
  • Delillerin kabul edilmemesi hukuki dinlenilme hakkı ve haklılığın ortaya koyulmasına engel olacağı için bozma sebebi sayılmıştır.
  • İstinaf’dan farklı olarak Yargıtay, ileri sürülen temyiz sebepleri ile bağlı değildir. Gerek gördüğünde diğer hususları da inceleyebilir. Bu yüzden tarafların dilekçelerini titiz, düzgün hazırlamaları şanslarını arttıracaktır.

D. Temyiz Yoluna Başvurabilecek Kişiler

  • Öncelikle davanı tarafları başvurabilir.
  • İhtiyari dava arkadaşlar birbirinden bağımsız başvurabilir. Temyiz incelemesi sadece başvuran açısından yapılır.
  • Mecburi dava arkadaşları beraber başvurmak zorundadır.
  • Açık feragat olmadığı sürece feri müdahil de başvurabilir.
  • Başvuran tarafın hukuki yararı olmalıdır. Hüküm lehine olsa bile hukuki yararı varsa lehine hüküm olan taraf da başvurabilir.

E. Temyiz Başvurusu

  • Mahkeme ilamının tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde temyiz kanun yoluna başvurulabilir. İş mahkemeleri kanununa göre ise 8 gündür.
  • Dilekçe, kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine de verilebilir. Dilekçe temyiz defterine kaydolunur ve başvurana alındı belgesi verilir.
  • Karşı tarafa tebliğinden itibaren 2 hafta içinde karşı tarafta cevap dilekçesi verebilir. Bu yol ile karşı taraf temyize başvuru süresini geçirmiş olsa bile katılma yolu ile temyize başvurmuş olur. Bu cevap dilekçesine, başvuran tarafa tebliğden itibaren 2 hafta içinde başvuran taraf cevap dilekçesi ile yanıt verebilir.
    • Madde 365- (1) Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtayın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir.
    • (2) Temyiz dilekçesi, kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmişse temyiz defterine kaydolunur ve durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir.
    • (3) Temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilir.

F. Temyiz Dilekçesi

  • Madde 364- (1) Temyiz, dilekçe ile yapılır ve dilekçeye, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir.
  • (2) Temyiz dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
    • a) Temyiz eden ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti
      kimlik numarası ve adresleri.
    • b) Bunların varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.
    • c) Temyiz edilen kararın hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verilmiş olduğu, tarihi ve sayısı.
    • ç) Yargıtayın bozma kararı üzerine, bozmaya uygun olarak ilk derece mahkemesince verilen yeni kararın veya direnme kararına karşı temyizde direnme kararının, hangi mahkemeye ait olduğu, tarihi ve sayısı.
    • d) İlamın temyiz edene tebliğ edildiği tarih.
    • e) Kararın özeti.
    • f) Temyiz sebepleri ve gerekçesi.
    • g) Duruşma istenmesi hâlinde bu istek.
    • ğ) Temyiz edenin veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası.
  • (3) Temyiz dilekçesinin, temyiz edenin kimliği ve imzasıyla temyiz olunan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması hâlinde, diğer şartlar bulunmasa bile reddolunmayıp temyiz incelemesi yapılır.

G. Temyiz İncelemesi

  • İnceleme Yargıtayın ilgili dairesinde yapılır. Öncelikle ön inceleme için daire başkanı tarafından tetkik hakimi görevlendirilir ve tetkik hakimi ön incelemede başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı, hukuki yararı, usuli koşulları,temyize kabil karar olup olmadığı gibi unsurları inceler. Ayrıca  inceleme başka bir daireye ait ise, süresi geçirilmişse, usul kurallarına uyulmamışsa, temyize kabil karar değilse öncelikle incelenir ve karara bağlanır.
  • Yargıtay incelemesini dosya üzerinden yapar. Ancak aşağıdaki durumlarda  taraflardan birinin duruşma talebi üzerine , tebligat giderleri de yatırılmışsa duruşma tarihi belirlenir ve taraflara davetiye gönderilir. Tebliğ ile duruşma tarihi arasında en az 2 hafta bulunmalıdır. Tebligat gideri verilmemişse talep dikkate alınmaz. Eksik verilmişse 1 haftalık kesin süre yazılı olarak bildirilir. Giderler tamamlanmazsa inceleme dosya üzerinden yapılır.
  • Yargıtay kendiliğinden bilgi almak için tarafların talebi olmasa bile duruşma yapılmasına karar verebilir.
    • Tüzel kişiliğin feshi, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davalarda
    • Evlenme butlanına veya iptaline
    • Değeri 108.120 (2020) lirayı aşan alacak ve ayın davalarında
    • Boşanma, ayrılık, velayet, soy bağı, kısıtlamaya ilişkin davalarda talep üzerinde yukarıdaki işlemlerle birlikte duruşma talep edilebilir.
  • Duruşma günü verilmeyen işlerin en geç 1 ay içinde karara bağlanması da zorunludur. Kanun’da ivedi olduğu bildirilen hususlara ilişkin dava ve işlerin temyiz incelemesi öncelikli olarak yapılmalıdır.
  • Yargıtay Kanunu İlgili Madde
    • Madde 40– Daireler heyet hâlinde çalışır, heyet bir başkan ve dört üyenin katılmasıyla toplanır. Üye sayısının yeterli olması halinde birden fazla heyet oluşturulabilir. Bu durumda, oluşturulan diğer heyetlere, heyette yer alan en kıdemli üye başkanlık eder. Heyetler işi müzakere eder ve salt çoğunlukla karar verirler.Müzakereler gizli cereyan eder. Görüşmeye katılan başkan ve üyelerin adları mahallerine gönderilecek karar örneklerine de yazılır. Karar çoğunluk ile verilmişse karşı oy yazısı, kararların asıl ve örneklerinde gösterilir. Yargıtay incelemesi için dairelere gelen dosyalar bekletilmeksizin görev ve iş bölümü, temyiz kabiliyetinin bulunup bulunmadığı, temyiz isteminin süresi içinde olup olmadığı, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönlerinden ön incelemeye tabi tutulur. Ön inceleme sırasında, temyiz incelemesinin başka daireye ait olduğu, temyiz kabiliyetinin bulunmadığı, temyiz isteminin süresi içinde olmadığı, temyiz şartının yerine getirilmediği veya diğer usul eksiklikleri bulunduğu saptanan dosyalar dairede öncelikle incelenip karara bağlanır. Yukarıdaki fıkralar, özel hükümler saklı kalmak üzere Hukuk ve Ceza Genel Kurulları çalışmalarında da uygulanır
  • HMK İlgili Maddeler:
    • Madde 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp,kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir.
    • (2) Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar. Ancak, tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davalarla miktar veya değeri altmışbin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını talep etmiş ise Yargıtayca bir gün belli edilerek taraflara usulen davetiye gönderilir. Tebliğ tarihi ile duruşma günü arasında en az iki hafta bulunması gerekir; taraflar gelmişlerse bu süreye bakılmaz. Tebligat gideri verilmemişse duruşma talebi dikkate alınmaz. Duruşma giderinin eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, dairenin başkanı tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılacağı, duruşma isteyene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde giderler tamamlanmadığı takdirde, Yargıtay incelemesini dosya üzerinde yapar.
    • (3) Altmışbin Türk Liralık duruşma sınırının belirlenmesinde 362 nci maddenin ikinci fıkrası kıyas yoluyla uygulanır.
    • (4) Yargıtay, ikinci fıkra hükmü ile bağlı olmaksızın, bilgi almak üzere resen de duruşma yapılmasına karar verebilir.
    • (5) Duruşma günü belli edilen hâllerde Yargıtay, tarafları veya gelen tarafı dinledikten sonra, taraflardan hiçbiri gelmemiş ise dosya üzerinde inceleme yaparak kararını verir.
    • (6) Duruşma günü kararı verilemeyen işlerin en geç bir ay içinde karara bağlanması zorunludur.
    • (7) Kanunda ivedi olduğu bildirilen dava ve işlere ait temyiz incelemesi öncelikle yapılır.
  • NOT: Temyiz incelemesi sonrası verilen kararlar ve kanun yararına temyiz kavramı bir sonraki notta paylaşılacaktır.

H. Temyiz Kararları

1 – Bozma Kararı

  • Temyiz sebepleri uygun görülürse, ilk derece mahkemesinin kararının kısmen veya tamamen bozulmasıdır. Sadece hükmü bozar ve bozma gerekçelerini açıklar, ilk derece mahkemesi yerine karar veremez.
  • BAM’dan gelen dosyadaki karara ilişkinse başka Bölge Adliye Mahkemesine gönderir. Ancak bozma kararı Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddine ilişkin kararına ise, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, kararı veren başka bir ilk derece mahkemesine gönderilir. İlk derece mahkemesi tarafları çağırır ve Yargıtayın kararına karşı durumu açıklar.

a. Bozma Kararına Uyulması

  • Bölge Adliye Mahkemesi veya ilk derece mahkemesi uyma kararı verirse  artık bu kararıyla bağlıdır, bu ara kararından dönerek direnemez. Çünkü bozma kararı lehine olan taraf için USULİ MÜKTESEP HAK  doğar.
  • Bozma kararı usuli nitelikte ise usuli müktesep hak, esasa ilişkin ise usuli müktesep hak da esasa ilişkin olur.
  • Bozma kararına uyulduktan sonra yeni bir tahkikat ile iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağını çiğnemeden yeni iddia ve savunmalar ileri sürebilir.
  • Bozma kararı dışında kalan hususlarla ilgili icra takibi yapılabilir.
  • Hangi konuda bozma kararı verilmişse ilk derece mahkemesi o konuya dikkat edip tekrar tahkikat yapmalı ve karar vermelidir.
  • Bozmaya uygun karar verildikten sonra, tekrar kanun yoluna başvurulmak isteniyorsa istinafa değil doğrudan temyize başvurulacaktır. Yargıtayın tekrar bozması durumunda, alt derece ne karar verirse versin inceleme Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca  yapılacaktır.
  • Usuli Müktesep Hak
  • Bozma kararına uyulmasının en önemli sonucu usuli müktesep hak oluşmasıdır.
  • Usuli müktesep hak İçtihadı Birleştirme Kararları ile hukukumuza girmiştir.
  • Usuli Müktesep Hakkın İstisnaları:
  • Yargıtay mahkeme hükmünü görev dışında bir sebeple bozar ve mahkeme bu karara uyarsa, bozma kapsamı dışında kalan görev usuli müktesep hak (UMH) oluşturmaz.
  • Hüküm kesinleşmeden yürürlüğe giren ve geçmişe etkili kanun hükmü de istisnadır.
  • Yorumsuz olarak, açık, tartışmasız maddi hataya dayanan bozma kararı, sıkı sıkıya bağlı bir hak ise UMH hukuki sonuç doğurmaz.
  • Bozma kararından sonra yeni bir İçtihadi Birleştirme Kararı sonuçlanmamış bütün davalara uygulanacağı için UMH istisna teşkil eder.
  • Kesin hüküm de UMH istisnasıdır.
  • Yargıtay kamu düzenine aykırılığı da UMH istisnası olarak kabul edilmektedir.
  • Adil yargılanmanın ihlali de UMH oluşturmamalıdır.

b. Bozma Kararına Direnilmesi

  • Alt derece mahkemesi, bozma kararına uymayarak önceki kararından farklı ve yeni gerçekler öne sürerek direnme kararı verebilir.
  • Direnme kararı veren mahkemesi önceki kararını değiştiremez.
  • Tarafların her ikisi Yargıtayın bozma kararına uyulmasını isterse mahkeme kararı veremez.
  • Direnme kararı nihaidir. Mahkeme davadan elini çeker. Tekrar temyize başvurulursa (önceki sefer temyize başvurmayan taraf yine başvuramaz) inceleme kararı veren dairece yapılır. Direnme kararı uygun görülürse kararını düzeltilir, görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilir. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını doğru bulursa onar, bozma kararını doğru bulursa direnme kararını bozar.
  • Hukuk Genel Kurulu kararına uymak zorundadır. Direnme kararı verilemez.

2 – Onama Kararı

  • Yargıtay, alt derece mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bulursa kararı onar. Çoğunlukta gerekçe yazılmamakla beraber matbu bir onama kararı verilir. Kanunda gerekçenin yazılması belirtilmektedir. Temyize kötü niyetle başvuran  kişi para cezasına çarptırılır.

3 – Düzelterek Onama Kararı

  • Hukuka aykırılık söz konusu ise, bozma kararı verilir ve yeniden yargılama yapılmaz. Ancak bazı hatalar yeniden yargılama yapılmaksızın ve tekrar mahkemeye gönderilmeksizin düzelterek onanması mümkün kılınmıştır. Yargıtay hükmü değiştirerek onaylayamaz.
  • Düzelterek onama üç hususta olur:
    • Esas yönünden uygun olan ancak uygulamasında hata yapılmış olmasından dolayı başvurulması gerektiği ve yeniden yargılamaya gerek olmadığı durumlarda karar düzelterek onanabilir.
    • Tarafların kimlik bilgilerinde hata,yazı, hesap, açık ifade yanlışlıklarında uygulanır.
    • Karar uygun olmakla beraber gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe düzeltilir.

KAYNAKÇA

  • Baki KURU,  Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Eylül 2017, Ankara, Yetkin Yayınları.
  • Hakan Pekcanıtez, Muhammet Özekes ve Oğuz Atalay, Medeni Usul Hukuku, Eylül 2017, İstanbul, Vedat Kitapçılık.

Medeni Usul Hukuku => Kanun Yolları Ders Notları Listesi