1. Bikifi
  2. Hukuk Ders Notları
  3. Medeni Hukuk Ders Notları
  4. Zilyetlikte Karineler

Zilyetlikte Karineler

A. Taşınırlarda Zilyetliğin Hak Karinesi

1 – Mülkiyet Karinesi

  • Taşınırlar da mülkiyet karinesi Medeni Kanun’un 985. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre;
    • Madde 985/1– Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır.
  • Yukarıdaki hüküm ile zilyetliğin mülkiyete karine olacağı belirtilmiştir. Buna göre zilyetin malik olmadığını ispat etmek iddiasını ileri süren kişiye düşer.
  • Mülkiyet karinesinden dolaysız zilyetler yararlanabilir. Bununla birlikte dolaylı zilyetlerin de karineden yararlanması için dolaysız zilyedin, dolaylı zilyedi tanıması gerekir.
  • Mülkiyet karinesinden malın önceki zilyetleri de yararlanabilir. Ancak taşınır malın hali hazır zilyedi önceki zilyetlere göre üstün durumdadır.
    • Madde 985/2 – Önceki zilyetler de zilyetlikleri süresince o taşınırın maliki sayılırlar.

2 – Başkasının Mülkiyet Karinesine Dayanma

  • Medeni Kanun madde 986/1 ‘de açıklandığı üzere, taşınıra malik olma iradesi olmayan zilyet (malı elinde bulunduran ve maliki kabul eden), malikin mülkiyet karinesine dayanabilir.
    • Madde 986/- Bir taşınıra malik olma iradesi bulunmaksızın zilyet olan kimse, taşınırı kendisinden iyiniyetle aldığı kişinin mülkiyet karinesine dayanabilir.
  • Taşınır malı kendisine verenin mülkiyet karinesine dayanan kimse feri zilyet veya başkası için zilyet olabilir.
  • Ancak başkasının mülkiyet karinesine dayanan kişi iyi niyetli olmalıdır, malı kendisine verenin malik olmadığını bilmemesi ve bilecek durumda olmaması gerekir.

3 – Fer’i Zilyetlikte Karine

  • Medeni Kanun 986/2, maliklerin değil fer’i zilyetlerin haklarının varlığına karine getirmiştir.
    • Madde 986/2 – Taşınıra bir sınırlı aynî hak veya kişisel hak iddiasıyla zilyet bulunan kimsenin iddia ettiği hakkın varlığı karine olarak kabul edilir. Ancak, zilyet bu karineyi şeyi kendisine vermiş olan kişiye karşı ileri süremez.
  • Maddenin içeriğinde anlaşıldığı gibi bu karineden yalnızca sınırlı ayni hak sahibi veya kişisel hak iddiası bulunan zilyetler yararlanabilir. Ancak zilyet bu karineyi, malı kendisine (karineyi ileri süren zilyede) veren kişiye karşı ileri süremez.
  • Feri zilyet yeni bir zilyetlik ilişkisi kurmuşsa, yeni feri zilyet de ilk zilyede karşı bu karineyi ileri süremez.

B. Karinenin Sağladığı Etki

1 – Halihazır Zilyedin Hak Karinesine Dayanan Savunma

  • Madde 987 – Bir taşınırın zilyedi, kendisine karşı açılan her davada üstün hakka sahip olduğu karinesine dayanabilir. Gasp veya saldırıya ilişkin hükümler saklıdır.
  • Zilyet, eşyayı kendisinden almak isteyen herkese karşı karineyi ileri sürebilir. Bu durumda, zilyedin malik olmadığını kanıtlamak iddiasını ileri süren tarafa düşer.
  • Önceki zilyet ile halihazır zilyet karşı karşıya geldiği durumlarda ise hali hazır zilyet tercih edilir. Ancak halihazır zilyet malı önceki zilyetten gasp yoluyla ele geçirmişse, halihazır zilyet önceki zilyedin açacağı iade davasında bu madde hükmünden yararlanamayacaktır. Ancak davalı üstün hakkını derhal ispat ederse yararlanabilir.

2 – Taşınır Davası

  • Malı rızası dışında elinden çıkan zilyet, hali hazır zilyedin zilyetlik karinesini çürütmek için dava açabilir.
  • Malın zilyedin elinden çıkması ile birlikte artık zilyetlik karineleri halihazır zilyet lehine işlemeye başlar.
  • Açılacak dava sadece taşınırlar için geçerli olacağından uygulamada ve doktrinde taşınır davası olarak adlandırılmaktadır.
  • Taşınır davası açma hakkı 5 YILLIK hak düşürücü süre ile sınırlıdır. Süre geçtikten sonra bu hak kullanılamaz.
  • Taşınır davası için görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

a. Şartları

  • 1)Zilyetliği rızası dışında kaybeden kişiler tarafından açılabilir.
    • Zilyetliğin rıza dışında kaybına,
      • malın çalınması,
      • gasp edilmiş olması,
      • kaybolması ve geniş anlamıyla zilyedin iradesi dışındaki devirler girebilir.
    • Not: Madde 986/2’nin özellikle içeriğine bu konuda bakmak gerekir.
    • Madde 986/2 – Taşınıra bir sınırlı aynî hak veya kişisel hak iddiasıyla zilyet bulunan kimsenin iddia ettiği hakkın varlığı karine olarak kabul edilir. Ancak, zilyet bu karineyi şeyi kendisine vermiş olan kişiye karşı ileri süremez
  • 2)Rızası dışında zilyetliği kaybeden kişinin, halihazır zilyedin karinesini çürütmesi gerekir.
    • Bu konuda zilyetliği kaybeden iki şekilde davranabilir:
      • 1) Halihazır zilyedin kötü niyetli davranış ile zilyetliği ele geçirdiğini ispat edebilir. Bu sebebe dayanan taşınır davasının açılması da bir süreyle sınırlandırılmamıştır. Ancak önceki zilyet de zilyetliği kötü niyetle kazanmışsa taşınır davası açamaz.
      • 2) Sadece zilyetliğine iradesi dışında son verilmiş olmayıp, malın da elinden rızası dışında çıktığını ispat ederek taşınır davası açabilir.
    • Yukarıdaki açıklamalarda birlikte, malı, rızası dışında çıkan zilyet, halihazır zilyet iyi niyetli olsa da taşınır davası açabilir. Ancak aşağıdaki üç halde iyi niyetli zilyetler korunmuş ve dava açma imkanı sınırlandırılmıştır.
      • İrade dışı elden çıkmış olsa da para veya hamile yazılı senetleri iyi niyetle kazanmış olanlara karşı bu dava açılamaz. (Madde 990)
      • İrade dışı elden çıkmış mallar, pazardan, açık artırmadan veya bu gibi malları satan yerlerden edinilmişse, bunlara karşı taşınır davası, bu mala ödenen bedelin iyi niyetli kimseye geri ödenmesiyle açılabilir. (Madde 989/son)
      • Taşınır davası iyi niyetli kişiye karşı 5 YILLIK hak düşürücü süre içinde açılmalıdır. Süre malın irade dışı elden çıktığı tarihte başlar.

b. İstihkak Davası ve Zilyetlik Davaları ile Karşılaştırılması

  • İstihkak Davası İle Karşılaştırma:
    • İstihkak davası hem taşınır hem taşınmazlar için söz konusu olabilirken, taşınır davası sadece taşınırlar için açılabilir.
    • İstihkak davasında davacı mülkiyet hakkını ispat etmek zorunda iken, taşınır davasında halihazır zilyedin karinesinin çürütülmesi ve zilyetliğini ispat etmesi yeterlidir.
    • Zilyet olmadan mülkiyet kazanılan durumlarda, hiçbir şekilde zilyetliğe dayanan taşınır davası açamazken, istihkak davasında mülkiyet hakkını ispat ederek dava açabilir.
    • Taşınır davası hak düşürücü süreye tabi iken, istihkak davası süreyle sınırlı değildir.
  • Zilyetlik Davaları İle Karşılaştırma
    • Zilyetlik davaları taşınır ve taşınmazlar için söz konusu olabilirken, taşınır davası sadece taşınırlar için söz konusu olabilir.
    • Zilyetlik davası zilyetliğe dayanır, taşınır davası ise zilyetliğe bağlı üstün hak karinesine dayanır.
    • Zilyetlik davaları gasp ve saldırı halinde söz konusu olabilir. Taşınır davası için zilyetliğin irade dışı sona erdirilmiş olması yeterlidir.
    • Zilyetlik davaları, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 AY veya en geç fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 1 YIL içinde açılması gerekir. Taşınır davası ise 5 YILLIK hak düşürücü süreye tabidir.
    • Zilyetlik davaları sulh hukuk mahkemesinde görülürken, taşınır davaları asliye hukuk mahkemelerinde görülür.

C. Zilyetlik Karinesine Dayanarak Ayni Hak Kazanılması

  • Zilyetlik taşınır mallarda esas itibariyle mülkiyet karinesi teşkil eder.
  • Üçüncü şahıslar, gerçekte malik olmayan zilyedi malik zannederek işlem yapabilirler. Böyle durumlarda malik olmayan zilyetten iyi niyetle hak kazanan zilyedin hakkı korunur.
  • Zilyedin sahip olmadığı hakkı başkasına devretmesinin sonuçlarını ortaya çıkarması için malın asıl sahibinin elinden malın ne şekilde çıktığı önemlidir.

1 – İyi niyetle kazanmanın tam korunduğu haller

  • Emin sıfatıyla zilyetten hak kazanma: MK madde 988’de belirtildiği üzere bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden, o şey üzerinde iyi niyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinenin hakkı korunur.
    • Madde 988 – Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur.
  • Yukarıda belirtilen hükmün uygulanması için öncelikle aynı hakkı devir eden veya kuran kimse malın emin sıfatıyla zilyedi olmalıdır.
  • Madde emin sıfatıyla zilyetten ayni hak korunmasını düzenlemiştir. Bundan dolayı kişisel hak kazanılması hükmün dışındadır.
  • Emin sıfatıyla zilyetten ne anlaşılması gerektiğinden kısaca bahsetmek gerekirse; emin sıfatıyla zilyet, malikin malı bıraktığı (güvendiği) zilyedin malikin malikliğini reddetmemesi, malikin kendi zilyetliğini de devam ettirmesidir. Başkası için zilyet, fer’i zilyetlerde emin sıfatıyla zilyet olabilirler. Müşterek zilyetlikte ise zilyetlerden her biri diğer zilyetlere karşı emin sıfatıyla zilyet durumundadır. Ancak zilyet yardımcıları emin sıfatıyla zilyet sayılmazlar.
  • Mal hile,tehdit gibi iradeyi sakatlayan hallerle bırakılmışsa burada da emin sıfatıyla zilyetlik oluşmaz. Ancak verilen rıza hata ile malın bırakılmasına neden olmuşsa dahi malın zilyedi emin sıfatıyla zilyet kabul edilir.
  • Üçüncü kişi, emin sıfatıyla zilyedin malik olmadığını bilse dahi onun tasarruf yetkisi olduğuna güveniyorsa kazanımı korunur. Ancak kazanmaya engel olan durum tasarruf yetkisi dışında bir nedenden kaynaklanıyorsa kazananın iyi niyeti korunmaz.
  • Para ve hamile yazılı senetlerin kazanılması: Taşınır mallarda iyi niyetin en geniş korunduğu durum para ve hamile yazılı senetler içindir. Para ve hamile yazılı senetlerin kazanılmasında devreden kişinin emin sıfatıyla zilyet olması da gerekli değildir.
    • Madde 990 – Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.

2 – İyi niyetle kazanmanın korunmadığı haller

  • Malın çalınmış, kaybedilmiş veya diğer herhangi bir şekilde irade dışı elden çıkmış olduğu hallerde iyi niyet korunmaz. Ancak para ve hamile yazılı senetler bu kuralın dışındadır. (Madde 989)

3 – İyi niyetle kazanmanın kısmen korunduğu haller

  • Çalınmış, kaybedilmiş veya herhangi bir şekilde irade dışı elden çıkan bir mal açık artırmada, pazarda veya benzer eşya satan bir kimseden edinilmiş ise, iyi niyetli kazanan kısmen korunur. İyi niyetli kazanan ancak ödenen bedel kendisine verilirse malı vermeye mecbur olur.
    • Madde 989- Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. Bu taşınır, açık artırmadan veya pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise; iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası, ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. Diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır.

Eşya Hukuku => Zilyetlik Ders Notları Listesi