1. Bikifi
  2. Hukuk Ders Notları
  3. İcra İflas Hukuku Ders Notları
  4. İtirazın Geçici Kaldırılması

İtirazın Geçici Kaldırılması

A. İtirazın Geçici Kaldırılması

  • Borçlu kendisine gönderilen ödeme emrine karşı süresi içinde takipte dayanılan senetteki imzanın kendisine ait olmadığını açıkça ileri sürerse, alacaklı icra mahkemesinden itirazın geçici kaldırılmasını isteyebilir. İtirazın geçici kaldırılması da itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 AY içinde istenmelidir.
  • İtirazın geçici kaldırılması yoluna başvurulabilmesi için,
    • -itiraz edilen senedin adi bir senet olması
    • -kayıtsız şartsız para borcu ikrar etmesi
    • -borçlunun bu senetteki imzayı inkar etmiş olması gerekir.
  • İcra mahkemesi itirazın geçici kaldırılmasına karar verirse, alacaklı bu karara dayanarak durmuş olan takibin devamını isteyemez, sadece geçici haciz isteyebilir. Bu karar üzerine borçlu 7 GÜN içerisinde borçtan kurtulma davası açabilir. Borçlu borçtan kurtarma davası açarsa bu davanın sonuna kadar takip durmaya devam eder. Aksi takdirde alacaklı, takibe devam edilmesini ve borçlunun mallarının haciz edilmesini isteyebilir.
Madde 68/a-1 – Takibin dayandığı senet hususi olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu halde icra hakimi iki taraftan izahat alır.

a. Usul

  • Borçlunun imzaya itirazı üzerine alacaklı, derhal icra dairesinden borçlunun imzasının karşılaştırılacağı imzaların getirilmesini isteyebilir.
  • Alacaklı itirazın geçici kaldırılması ile birlikte, talebin kabul edilmesi halinde borçlunun tazminata mahkum edilmesini istiyorsa bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir.
  • Yargılama, basit usulde ve duruşmalı olarak yapılır.
  • Borçlu duruşmada hazır bulunmak zorundadır. İmzayı inkar eden borçlu duruşmada bulunmadığı takdirde itirazın geçici kaldırılacağı gönderilecek ödeme emrinde ihtar olarak bildirilir. Borçlu, usulüne uygun olarak çağrıldığı duruşmaya mazereti olmaksızın gelmezse, icra mahkemesi inceleme yapmadan doğrudan itirazın geçici kaldırılmasına ve borçlunun imzasını inkar ettiği senetteki miktarının %10 oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verir. Ayrıca bu kararın verileceği davetiyede açıkça bildirilmesi ihtar olarak yer almalıdır.
  • Borçlu mazereti ile duruşmada bulunamayacaksa bunu duruşmadan önce icra mahkemesine bildirmelidir ve mahkemede mazereti kabul ederse, yeni bir duruşma günü belirlenir.
  • Bu zorunluluklar borçlu avukatla temsil edilirse ve icra dairesinin yetki çevresinde ise geçerlidir. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilmişse, borçlu mahkemede bizzat bulunmak zorunda değildir. Bu durumda mahkeme itirazın kaldırılmasına karar veremez. Borçlu bulunduğu yerdeki icra mahkemesi aracılığıyla istinabe yoluyla dinlenir. Borçlu istinabe yoluyla dinleneceği duruşmada hazır bulunmak zorundadır.
  • Alacaklı bakımından duruşmaya gelme zorunluluğu yoktur. Alacaklının gelmediği duruşmada, borçlu duruşmada gelerek devam edilmesini isterse inceleme yapılır, borçlu davaya devam etmek istemezse veya iki tarafta duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılır.
  • İtirazın geçici kaldırılması duruşması inceleme ile başlar ve hakim iki taraftan da açıklamalarını alır. Borçlu inkar ettiği imzayı ikrar ederse artık belge niteliği kazanılır ve geçici itirazın kaldırılması talebi kesin itirazın kaldırılması talebine dönüşür. Bu durumda başka itiraz yoksa mahkeme itirazın kesin kaldırılmasına karar verir.
  • Borçlunun başka itirazı varsa, imzayı ikrardan sonra borca itiraz etmek isterse senet metninden anlaşılan itirazları ileri sürebilmesi gerekir. İmzayı inkar eden borçlu, senedin aslı icra dairesine verilmediği halde senet metninin aslını gördükten sonra imzasını ikrar ediyorsa, senet metninden anlaşılamayan itirazlarını dahi ileri sürmelidir. Senedin aslı icra dairesine verilmiş ve borçlu da icra dairesinin yetki çevresi içerisinde ise imzayı ikrar ettikten sonra, senet metninden anlaşılamayan itirazları ileri sürmemelidir.
  • Borçlu önceki inkarını sürdürürse bu durumda icra mahkemesi imza incelemesi HMK hükümlerine göre yapar. Mahkeme önce tarafları dinleyecek, sonra imzayı inkar eden tarafı isticvaba davet edecek ve bundan bir sonuç alamazsa bilirkişi incelemesi ile borçlunun karşılaştırılmaya elverişli imzaları temin edilerek inkar edilen imzanın bu imza ile karşılaştırılması gerekir.
  • Borçlu senedin altındaki imzanın sahteliği konusunda ayrıca sahtelik davası açmışsa, icra mahkemesinin ayrıca sahtelik davasının sonucunu bekletici sorun yapmalıdır.
Madde 68/a-2,3,4,5 – Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir.
Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mukayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermeyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir.
İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilir. Duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para cezasına karar verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır.

b. Karar ve Sonuçlar

1 – Talebin Reddi

İcra mahkemesinin yaptığı inceleme sonucu itiraz edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse, itirazın geçici kaldırılması talebini reddeder. Daha önce durmuş olan takibe de artık devam edilmez. Ayrıca borçlu eğer talep etmişse mahkeme, alacaklıyı takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edebilir.

2 – Talebin Kabulü

Yapılan inceleme sonucu alacaklının dayandığı senet altındaki imza borçluya ait çıkarsa veya borçlu duruşmaya gelmezse, borçlunun itirazının geçici kaldırılmasına karar verilir. Bununla beraber borçlu takip konusu alacağın %10’u oranında para cezasına, %20’den aşağı olmamak koşuluyla, alacaklının talebi ile tazminata mahkum edilir.

Madde 68/a-6,7,8 – İcra hakimi, imzanın borçluya aidiyetine karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusuna alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu ceza kalkar.
Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.
İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya
istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar. 
  • İtirazın geçici kaldırılması kararı üzerine ortaya çıkan sonuçlar:
1. Geçici Haciz İstenebilmesi
  • İtirazın geçici kaldırılması ile alacaklı kesin haciz isteyemezse de geçici haciz isteyebilecektir. Geçici hacizde kesin haciz hükümlerine göre yapılır. Ancak geçici hacizde alacaklı malların satılmasını talep edemez. Borçlu geçici itirazın kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 GÜN içerisinde borçtan kurtulma davası açmazsa veya davası reddedilirse, geçici haciz kesin hacze dönüşecektir.
Madde 69/1 – İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur.
2. Mal Beyanında Bulunma Zorunluluğu
  • Borçlu itirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 3 GÜN içinde mal beyanında bulunmalıdır. Alacaklının geçici haciz istemesi borçlunun mal beyanında bulunmasından bağımsızdır. Yani alacaklı geçici haciz istemek için borçlunun mal beyanında bulunmasını beklemek zorunda değildir.
3. Borçtan Kurtulma Davası Açabilme
  • Borçlu, itirazın geçici kaldırılmasından sonra bunun kesin kaldırmaya dönüşmemesi için, geçici kaldırma kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 GÜN içinde borçtan kurtulma davası açabilir.
  • Borçtan kurtulma davası, niteliği itibariyle menfi tespit davasıdır. Borçlu takipten önce veya sonra menfi tespit davası açabilir. Borçlu bu davayı geçici kaldırılmadan sonra 7 gün içerisinde aynı zamanda teminatını da yatırırsa bu dava borçtan kurtulma davası olarak kabul edilir ve buna bağlı olarak bir kısım sonuçlar doğurur. Borçlu menfi tespit davası açmışsa artık borçtan kurtulma davası açmak zorunda değildir.
  • İtirazı geçici olarak kaldırılan borçlu, duran takibin devam etmemesini ve iptalini istiyorsa borçtan kurtulma davası açmalıdır. Açılmaması durumunda geçici iptal kesinleşir ve alacaklı icra takibine devam eder ve haciz isteyebilir. Geçici haciz uygulanmışsa bu da kesin hacze dönüşür ve alacaklı satış talebinde bulunabilir.
  • Bu davanın açılması ile davada verilen hüküm kesinleşinceye kadar geçecek süre, 1 YILLIK haciz isteme süresinin hesabına dahil edilmez.

Davanın Açılması: Borçlu, borçtan kurtulma davasını yukarıda bahsedildiği gibi itirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 GÜN içinde açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece kendiliğinden gözetir.

  • Uygulamada ise süre geçirildikten sonra açılan borçtan kurtulma davası kendi sonuçlarını değil menfi tespit davasının sonuçlarını doğuracağı kabul edilir. Bu süre içinde dava açılmazsa geçici haciz kesin hacze dönüşebilecektir. Geçici haciz uygulanmamışsa, alacaklı haciz talep edebilir.

-Yargılama Usulü: Borçtan kurtulma davasında görevli mahkeme hakkında kanunda düzenleme öngörülmemiştir. HMK madde 2’den hareketle borçtan kurtulma davası malvarlığına ilişkin olduğundan hareketle borçtan kurtulma davasında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kabul edilmelidir. Alacak ticari nitelikte ise bu durumda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olacaktır.

  • Yetki konusunda ise dava, alacağın yerleşim yerinin bulunduğu yerde veya icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir. Yetki kuralları kesin olduğu için taraflar tacir veya kamu tüzel kişisi değilse yetki sözleşmesi yapamayacaktır.
  • Davanın davacısı, borçludur. Davalısı ise alacaklıdır.
  • Borçtan kurtulma davası, menfi tespit davası olarak genel hükümlere göre görülür. Davada, borçlu, dava konusu alacağın %15’ini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmeli veya mahkeme tarafından kabul edilecek aynı değerde teminat göstermelidir. Bu durum dava şartı olarak geçerlidir. Dolayısıyla bunu yerine getirmeyen borçlunun açtığı dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.

-Mahkemenin Kararı ve Sonuçları: Borçtan kurtulma davası sonucunda verilecek hüküm maddi anlamda kesin hüküm etkisine sahiptir. Kesin hüküm etkisinden dolayı davayı kaybeden taraf tekrar dava açamaz.

  • Mahkeme borçluyu haklı bularak davayı kabul ederse, borçlunun borçlu olmadığı tespit edilmiş olur ve icra takibi hükümsüz kalır. Daha önce borçlu aleyhine hükmedilmiş para cezası ve tazminat da kalkar. Haksız çıkan alacaklı, dava olunan şeyin %20’si oranında tazminata mahkum edilir.
  • Mahkeme alacaklıyı haklı bulursa, davayı reddeder. Bu durumda borçlu önceden hükmedilmiş para cezası ve tazminatı da ödemek zorunda kalır. Ayrıca borçlu hükmolunan şeyin %20’si oranında tazminata mahkum edilir. Bu durumda borçlu iki kez tazminata mahkum edilmiş olur.
  • Alacaklı tazminatın bir kısmını borçlunun yatırdığı teminattan karşılayacaktır. Borçlunun davayı kaybetmesi ile geçici kaldırma kararı kesinleşir ve alacaklı takibe devam ederek, borçlunun geçici haciz konulmuş malların satışını isteyebilir. Çünkü geçici haciz artık kesin hacze dönüşmüştür.
Madde 69/2-3-4-5 – İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde 15 ini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur. Borçlu yukarıda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir. Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca 36’ncı madde
hükümlerini yerine getirmek şartıyla, icra dairesinden mühlet isteyebilir.Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkum edilir.

İcra İflas Hukuku => Haciz Yoluyla Takip Ders Notları Listesi