Burdasınız: Bikifi > Hukuk, Konu Anlatımları > [Borçlar Hukuku] Sebepsiz Zenginleşme

[Borçlar Hukuku] Sebepsiz Zenginleşme

Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının mal varlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük özellikle zenginleşmenin, geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.

A) SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME DAVASININ ŞARTLARI

1) ZENGİNLEŞME

Sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir davanın açılabilmesinin ilk şartı bir kimsenin malvarlığında bir çoğalmanın meydana gelmesidir. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle istenebilecek alacağın sınırını malvarlığındaki  çoğalma belirler. Malvarlığındaki zenginleşme iki şekilde olabilir:

  • Malvarlığında fiili bir çoğalma meydana gelmiştir.(para, mülkiyet iktisabı-müspet)
  • Malvarlığının azalması önlenmiştir. (menfi) Bir kimse yapması gereken bir giderden kurtulmuştur.

2) BİR BAŞKASININ MALVARLIĞINDAN VE EMEĞİNDEN ZENGİNLEŞME

Sebepsiz zenginleşme davasının açılabilmesi için ”Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşme” yeterli bulunmuş, bu zenginleşmenin başkasının zararına olma şartı aranmamıştır. Açılacak zenginleşme davasının azami sınırının kapsamı ne olursa olsun fakirleşmenin değil, zenginleşmenin miktarı belirleyecektir.

Para ile iade taleplerinde zenginleşmenin kapsamı belirlenirken, enflasyon ve diğer objektif nedenler gözetilmek suretiyle, geçerli bir neden olmaksızın ödenen paranın o tarihteki alım gücünü, iade tarihinde de koruyacak miktarın dikkate alınması gerekir.

3) İLLİYET BAĞI

Davalı malvarlığındaki zenginleşmeyi haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından veya emeğinden yararlanarak gerçekleştirmiş olur.

4) HAKLI BİR SEBEBİN BULUNMAMASI

İade borcunun doğması için zenginleşmenin haklı bir sebep olmaksızın gerçekleşmesi gerekir.  Üç şekilde incelenir:

  • Hukuki sebebin geçerli olmaması ve borç olmayan şeyin ödenmesi,
  • Hukuki sebebin gerçekleşmemiş olması,
  • Hukuki sebebin ortadan kalkması.

a) Hukuki sebebin geçerli olmaması ve borç olmaması ve borç olmayan şeyin ödenmesi

  1. Hukuki sebebin geçerli olmaması: Sebepsiz zenginleşmenin en önemli hallerinden biri kazandırıcı işlemin, hukuki sebebin geçerli olmayışıdır. Çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilir:
    • Taraflar işlemin sebebi üzerinde birleşmiştir.
    • Malvarlığında meydana gelen çoğalmanın hiçbir hukuki sebebi mevcut değildir.
    • Dış görünüşü ile mevcut olan hukuki ilişki,ehliyetsizlik,şekil noksanlığı gibi nedenlerle batıldır.
  2. Borç olmayan şeyin ödenmesi: Bir borç mevcut olmadığı halde ifa amacıyla ödemede bulunulmasından doğan sebepsiz zenginleşmelerde iade borcunun doğumunu bazı özel şartların varlığına bağlamıştır.

NOT: TBK Madde 78- Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Buna göre borç olmayan şeyin ifası nedeniyle sebepsiz zenginleşme davasının açılabilmesi için üç şart var olmalıdır.

  • Borcun ifası amacıyla edim yerine getirilmelidir.
  • İfası gereken bir borç olmamalıdır. İfa anında borcun olmamasıdır.Buna karşılık ifa anında borç mevcutsa, borcun muaccel olmadan ödenmesi veya ödemezlik definden yararlanmak olanağı bulunduğu halde borçlunun bu defileri ileri sürmeksizin borcu ifa etmesi sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir iade talebinde bulunmaya imkan vermez.
  • Ödemede bulunan kişi yanılarak kendisini borçlu sanmalıdır.Borçlu olmadığını bildiği halde ödemede bulunan kimse verdiğini geri alamaz.(Bağışlama söz konusu olur) Hatadan söz edebilmek için yanılmada kusursuz olunması, hatanın mazur görülebilir bir nitelik taşıması gerekmez. Borcun varlığından şüphe edilerek yapılan ödemelerde kural olarak hatanın varlığını kabuldür.

Borçlu olmayan kimsenin yaptığı ödemeyi geri isteme hakkı ise;

  • hata ile kendini borçlu hissetme,
  • ödeyenin medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunması,
  • ödemenin rıza ile yapılmış olması,

şartları ile sınırlıdır.

Ödeme cebri icra ile yapılmışsa ödeme anında borçlu olunmadığı bilinse dahi iadesi istenebilir. Fiil ehliyetinden yoksun olma nedeniyle geçerli ödeme iradesinin söz konusu olmayacağı hallerde sebepsiz zenginleşme davası açılır. Hukuki sebebin geçerli olmaması sebebiyle mülkiyet alıcıya geçmediği için alıcı zenginleşmeyecektir. Malik olan şahıs , mülkiyet hakkına dayanarak kaydın düzeltilmesi davası veya istihkak davasıyla tekrar malı tekrar elde edebilir.Hukuki işlemin geçerliliğine bağlı olmayan bir tasarrufi işlem söz  konusu olduğunda sebepsiz zenginleşme davası açılabilecektir.

b) Hukuki sebebin gerçekleşmemiş bulunması

  • Gelecekteki bir amaca, bir hukuki sebebe bağlı olarak ödemede bulunulmuş, fakat bu amaç,  bu hukuki sebebin gerçekleşmemesi,zenginleşme TBK madde 77 anlamında gerçekleşmemiş bir sebebe dayanıyor demektir.
  • Sebebin gerçekleşmemesi halinde, madde 77 uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir talep hakkının doğumu, madde 78’de düzenlenmiş bulunan ”borç olmayan şeyin ödenmesinden” farklı olarak edimi yerine getiren kimsenin hatasına bağlı değildir.
  • Ödemede bulunan kimse hukuki sebebin gerçekleşmeyeceğini tahmin etse hatta bilse dahi sebep gerçekleşmediği takdirde sebepsiz zenginleşmeye dayanan talep hakkı mevcuttur. Eğer iyiniyet kurallarına aykırı bir davranışla mani olursa ödediğini geri isteme hakkı yoktur.

c) Hukuki sebebin ortadan kalkması

Bu durumda sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir geri verme ve talep hakkı doğar.Böylece geçerli olarak meydana gelmiş bir sözleşmenin feshedilmesi, taraflardan birinin ediminin, kusuru olmaksızın imkansız hale gelmesi, bağışlamadan cayması hallerinde daha önce yerine getirilmiş edimin sebepsiz zenginleşme nedeniyle iadesi istenebilir.

KANUNDA

MADDE 77- Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.

B) SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME DAVASININ AÇILAMAYACAĞI HALLER

  1. Zamanaşımına uğramış olan bir borcun ödenmesi: Zamanaşımına uğramış olan borcu ödeyen kimse, borcun zamanaşımına uğradığını bilmeyerek ödemede bulunmuş ise verdiğini geri alamaz.Buna dayanarak sebepsiz zenginleşme davası açamaz.
  2. Ahlaki görevin yerine getirilmesi: Ahlaki bir görevi yerine getiren kimse, kanunen mecbur olduğu zannıyla ödemede bulunmuş olsa dahi verdiğini geri alamaz,sebepsiz zenginleşme davası açamaz.
  3. Haksız veya ahlaka aykırı bir amaç için ödemede bulunulması: Hukuka veya ahlaka aykırı bir amacın elde edilmesi için verilen şey geri istenemez.Haklı bir sebep olmaksızın zenginleşen bakımından eksik borç niteliğinde bir iade borcu devam eder.Zenginleşen kimse haksız veya ahlaka aykırı bir amacın elde edilmesi için verilen şeyi kendi rızası ile iade ederse,bu geri verme geçerli olacaktır, sebepsiz değildir.

KANUNDA

MADDE 78- Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez. Borç olmadığı hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümleri saklıdır.

MADDE 81- Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez. Ancak, açılan davada hakim, bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir.

C) SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME DAVASI

1) NİTELİĞİ

  • Alacak hakkına dayanan, kişisel nitelikte bir davadır. Dava mülkiyet hakkına dayanmaz, bundan dolayı ayni nitelikte değildir, şahsi bir davadır.
  • Davalının (zenginleşen), iflası halinde, mal iflas masasında aynen mevcut olsa da davacı malın kendisine teslimini isteyemez. Davacının hakkı, malın değerine denk bir alacak hakkına dönüşür.
  • Şahsi nitelik sonucu, ancak borçluya, yani sebepsiz zenginleşme nedeniyle geri verme borcu altında bulunan şahsa ve mirasçılarına karşı da açılabilir. Üçüncü kişilere karşı sebepsiz zenginleşme davası açılamaz.
  • Sebepsiz zenginleşme davasının bağımsız bir dava olup olmadığı ise tartışmalıdır.

2) DAVANIN KONUSU-KAPSAMI

Haklı bir sebep olmaksızın zenginleşen kimse iyiniyetli ise geri isteme zamanındaki zenginleşmesi nispetinde iadesiyle yükümlüdür.Eğer elinden çıkarmışsa geri isteme zamanında malvarlığında artık bir çoğalma mevcut değilse bir iade borcuda yoktur.

İade halinde zenginleşmeye sebep olan şey için yapmış bulunduğu zorunlu ve yararlı giderleri bir miktar para ise bu giderleri iade borcundan düşme hakkına sahiptir.

  • Zorunlu giderler: Bir şeyin muhafazası veya işletilebilmesi için kaçınılması mümkün olmayan giderlerdir.
  • Yararlı giderler: Eşyanın kıymetini ve verimliliğini arttıran vazgeçilmesi mümkün olan giderlerdir.
  • Zorunlu veya yararlı nitelikte olmayan, güzelleştirme amaçlı yapılan giderler için davalının tazminat isteme hakkı yoktur. Ancak davalı almış olduğu şey ile birleştirdiği eşyayı söküp alabilir.

Haklı bir sebep olmaksızın zenginleşen kimse kötüniyetli ise iade borcu zenginleşmenin tamamını kapsar.Ancak yine de zorunlu giderlerin iadesini isteyebilir. Zenginleşen kimse o şeyi kötüniyetle elden çıkarmışsa veya geri vermek zorunda kalacağını hesaba katması gerekiyorsa, zenginleşmenin tamamını vermekle yükümlüdür. Zenginleşen haksız olduğunu biliyor veya gerekli özen ve dikkat ile bilebilecek durumdaysa kötüniyetli sayılır.

KANUNDA

MADDE 79- Sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlüdür. Zenginleşen, zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa, zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlüdür.

MADDE 80- Zenginleşen iyiniyetli ise, yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri, geri verme isteminde bulunandan isteyebilir. Zenginleşen iyiniyetli değilse, zorunlu giderlerinin ve yararlı giderlerinden sadece geri verme zamanında mevcut olan değer artışının ödenmesini isteyebilir. Zenginleşen, iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın, diğer giderlerinin ödenmesini isteyemez. Ancak, kendisine karşılık önerilmezse, o şey ile birleştirdiği ve zararsızca ayrılması mümkün bulunan eklemeleri geri vermeden önce ayırıp alabilir.

D) SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME DAVASINDA ZAMANAŞIMI VE DEFİ

TBK madde 82/1: – Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

İki yıllık zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için zarar görenin, dava açmayı mümkün kılacak unsurları bilmesi ve sebepsiz zenginleşen kimseyi öğrenmesi gerekir. Malvarlığındaki zenginleşme baştan itibaren haksız sebebe dayanıyorsa, malvarlığı çoğaldığı andan itibaren geri isteme hakkı doğacak ve 10 yıllık zamanaşımı işlemeye başlayacaktır.

Hukuki sebebin gerçekleşmesine dayanan sebepsiz zenginleşmelerde geri isteme hakkı sebebin gerçekleşmeyeceği veya gerçekleşmesinin mümkün olmadığının kesin olarak anlaşılmasından, hukuki sebebin ortadan kalkması halinde ise geri isteme hakkı, sebebin sona ermesinden itibaren doğacak ve geri isteme hakkının sonrasındadır ki 10 yıl zamanaşımı işleyecektir.

DAİMİ DEFİ HAKKI

TBK madde 82/2: Zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir.

Geçerli bir hukuki sebebi olmayan mücerret bir borç vaadinden doğan alacağı ödemeden her zaman kaçınılabilir.

KAYNAKÇA

  • Reisoğlu, Safa. Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler 23. Bası. İstanbul, Beta Yayıncılık, 2012
  • Remzi,Mehmet ve Sezer,Aydın. Borçlar Hukuku Genel Hükümler 10. Baskı. İkinci Sayfa,2017

Yayınlanma tarihi: 2 Kasım 2018
Son güncellenme tarihi: 5 Ekim 2018
Bikifi'ye ulaşın:
Bu yazı bikifi.com adresinden yazdırılmıştır. Sitemizdeki taban puan ve başarı sıralamaları bilgileri ÖSYM verileri kullanılarak tarafımızca derlenmiştir. Tercih yaparken ilgili kılavuzları incelemeniz tavsiye edilir.