Burdasınız: Bikifi > Hukuk, Konu Anlatımları > [Borçlar Hukuku] Müteselsil Borçlar

[Borçlar Hukuku] Müteselsil Borçlar

1. MÜTESELSİL BORÇLAR

  • Birden çok borçlunun varlığı halinde, borçluların her biri, borcun tamamından alacaklıya karşı sorumlu ise, fakat alacaklı edimi bir defa elde edebilirse, veya;
  • Birden çok alacaklının varlığı halinde, alacaklılardan her biri, alacağın tamamı için diğer alacaklılardan bağımsız olarak borcun tamamını isteyebiliyorsa ve borçlu edimi bir defa yerine getirmekle borcundan kurtulacaksa müteselsil borç söz konusu olur.
  • Müteselsil borç ilişkisi veya alacaklılar, borçlular arasında teselsül ilişkisi sadece hukuki işlemden veya kanundan doğabilir.
  • Sözleşme veya kanun uyarınca müteselsil borç söz konusu değilse, alacaklılar veya borçlular arasında bölünebilir bir edim söz konusu ise her bir alacaklı veya borçlulardan her biri edimden kendi payına düşen kısmi ifa ile yükümlüdür.

KANUNDA

A. Müteselsil borçluluk I. Doğuşu MADDE 162- Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hallerde doğar.

2. BORÇLULAR ARASINDA MÜTESELSİL İLİŞKİ-ALACAKLILAR ARASINDA MÜTESELSİL İLİŞKİ

A. BORÇLULAR ARASINDA MÜTESELSİL BORÇ

  • Borçlulardan her birinin sözleşme veya kanunda doğmuş olan, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğu, fakat borçlulardan birinin ifası ile diğerinin borçtan kurtulduğu borç ilişkisidir.
  • Borçlular arasında teselsül, alacaklı borçlulardan her birine karşı birbirinden bağımsız alacak haklarına sahiptir. Ancak borç bir defa ifa edileceğinden alacaklının malvarlığından tek bir alaca hakkı olarak yer alır.
  • Teselsül ilişkisini ispat yükü alacaklıya aittir.
  • Ticari işlerin dışında müteselsil borçluluk karinesi yoktur.
  • Sözleşmeden doğan teselsül ilişkisini taraflar açık veya örtülü iradeleri ile kurabilir.
  • Birden çok kişi aralarında anlaşarak zarara sebep olmuşsa zarardan müteselsilen sorumlu olur.

– Alacaklı ile Müteselsil Borçlular Arasındaki İlişkiler

Borçluların sorumluluğu:

  • Alacaklı, alacağın tamamını müteselsil borçlulardan herhangi birinden isteyebilir. Müteselsil borçlu, sadece kendi payına düşeni ödeyeceğini ileri süremez, borcun tamamından sorumludur.
  • Alacağın müteselsil borçlulardan birinden istenmesi, alacak bir fiilden elde edilmedikçe diğer borçluların sorumluluğunu kaldırmaz.
  • Müteselsil borçlulardan biri, ödeme veya takas ile borcun tümünü veya bir bölümünü sona erdirmiş ise sona eren borç oranında, diğer borçlularda borcundan kurtulur.
  • Borçlulardan biri alacaklıya ödeme yapmadan borcundan kurtulursa, borcun niteliği elverdiği ölçüde diğer borçlularda bundan yararlanabilir.
  • Borçlulardan biri ile yapılan ibra sözleşmesi ile  diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkide borca katıma payı oranında borçtan kurtarır.
  • Müteselsil borçlulardan her birinin borcu diğerinden bağımsız olduğu için, borçlulardan birinin kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz.İstisnai olarak müteselsil borçlulardan birinin zamanaşımını kesmesi halinde diğer müteselsil borçlular içinde zamanaşımı kesilmiş olur.

KANUNDA

II. Dış ilişki 1. Hükümleri a. Borçluların sorumluluğu MADDE 163- Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.

c. Borçluların bireysel davranışı MADDE 165- Kanun veya sözleşme ile aksi belirlenmedikçe, borçlulardan biri kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz.

2. Borcun sona ermesi MADDE 166- Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.

İtiraz ve defiler:

  • Borçlulardan her biri, ifa isteyen alacaklıya karşı gerek borcun nedeninden doğan olağan ortak defi ve itirazları, gerek kişisel ilişkilerinden kaynaklanan itiraz ve defileri ileri sürebilir.
  • Borçlu, alacaklıya karşı, diğer müteselsil borçlulara ilişkin kişisel defi ve itirazları ileri süremez.
  • Müteselsil borçlu, alacaklıya karşı, bütün borçluların ortak defi ve itirazlarını ileri sürmekle yükümlüdür. Sürmediği takdirde onlara karşı sorumlu olur ve ortaklar defi ve itiraza dayanarak borçtan kurtulabileceği oranda onlara rücu hakkını kaybeder.

KANUNDA

b. Borçluların savunmaları MADDE 164- Müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def’i ve itirazları ileri sürebilir. Müteselsil borçlulardan biri ortak def’i ve itirazları ileri sürmezse, diğerlerine karşı sorumlu olur

– Müteselsil Borçlular Arası İlişki

  • Borcun niteliğinden aksi anlaşılmıyorsa, teselsülü öngören yasa hükümlerinde veya borçlular arası iç ilişkileri düzenleyen sözleşmede farklı bir çözüm benimsenmemiş ise borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ödemeden eşit payı üzerine almak zorundadır.
  • Alacaklıya payından fazla ödemede bulunan müteselsil borçlu, payını aşan kısım için diğer borçlulara başvurabilir.
  • Borçlulardan birinden alınması mümkün olmayan miktarı diğer borçlular eşit olarak üstlenmek zorundadır.
  • Rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri, ödemiş olduğu miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Böylece alacaklıya payından fazla ödemede bulunan müteselsil borçlu alacak ile birlikte, alacağı garanti eden rehin,kefalet gibi yan hakları da iktisap eder.
  • Müteselsil borçlulardan birini durumunu diğerlerinden zararına alarak iyileştiren bu davranışından zarar gören müteselsil borçluya karşı sorumludur.

KANUNDA

III. İç ilişki 1. Paylaşım MADDE 167- Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.

2. Alacaklıya halef olma MADDE 168- Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.

B. ALACAKLILAR ARASI MÜTESELSİL İLİŞKİ

Alacaklılar arasında teselsül, birden çok alacaklının varlığı halinde, alacaklının her birinin borcun tümünün ifasını isteyebilmesini, ancak alacaklılardan birine ifada bulunan bütün alacaklılara karşı borçtan kurtulmasını ifade eder. Hukuki işlem veya kanundan doğar.

-Borçlu ile Müteselsil Alacaklılar Arasındaki İlişkiler

  • Alacaklılar arasında teselsül de borçluya karşı birbirinden bağımsız birden çok alacak söz konusudur. Alacakların şartlar, ifa zamanı,güvenceleri farklı olabilir.
  • Alacaklılardan her biri, diğerinin iznini almaksızın, borçludan alacağın tümünü isteyebilir. Alacaklılardan birine ödemede bulunan borçlu alacaklılara karşı borcundan kurtulur.
  • Alacaklılardan birinin icraya veya mahkemeye başvurduğu kendisine bildirilmedikçe, borçlu alacaklılardan dilediği ödemede bulunabilir.

KANUNDA

B. Müteselsil alacaklılık MADDE 169- Müteselsil alacaklılık, borçlunun, alacaklılardan her birine borcun tamamını isteme hakkını tanıdığı veya kanunun belirlediği durumlarda doğar. Borçlu, alacaklılardan birine yaptığı ifayla, bütün alacaklılara karşı borcundan kurtulmuş olur. Alacaklılardan birinin icraya veya mahkemeye başvurmuş olduğu kendisine bildirilmedikçe, borçlu onlardan dilediği birine ifada bulunabilir. Aksi kararlaştırılmadıkça veya alacaklılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, alacaklılardan her birinin edim üzerindeki hakları eşittir. Kendisine düşen paydan fazlasını elde eden alacaklı, bu fazlalığı payını alamamış olan diğer alacaklılara ödemekle yükümlüdür.

KAYNAKÇA

Reisoğlu, Safa. Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler 23. Bası. İstanbul, Beta Yayıncılık, 2012

Remzi,Mehmet ve Sezer,Aydın. Borçlar Hukuku Genel Hükümler 10. Baskı. İkinci Sayfa,2017

Yayınlanma tarihi: 31 Ağustos 2018
Son güncellenme tarihi: 12 Eylül 2018
Bikifi'ye ulaşın:
Bu yazı bikifi.com adresinden yazdırılmıştır. Sitemizdeki taban puan ve başarı sıralamaları bilgileri ÖSYM verileri kullanılarak tarafımızca derlenmiştir. Tercih yaparken ilgili kılavuzları incelemeniz tavsiye edilir.