Burdasınız: Bikifi > Hukuk, Konu Anlatımları > [Borçlar Hukuku] Muvazaa Kavramı

[Borçlar Hukuku] Muvazaa Kavramı

TEK TARAFIN İSTEĞİ İLE YARATILAN UYGUNSUZLUK

1- LATİFE BEYANI: Beyanda bulunan kimse, ciddi olmayarak ve karşı tarafın beyanını ciddiye almayacağı kanısına dayanarak ve gerçek iradesine uymayan beyanda bulunuyorsa latife beyanı söz konusudur. Şaka olan ve çok abartılmış beyanlar bu gruba dahildir. Latife beyanı geçersizdir.Ancak ciddiye alınması objektif olarak mümkün olan ve karşı tarafın ciddiye alabileceği beyanlar geçerlidir ve sahibini bağlar.

2- ZİHNİ KAYIT: Bir kimse beyan ettiği şeyi istemiyorsa, örneğin kefil olduğunu, ev aldığını beyan ettiği halde içinden arzu etmiyorsa zihni kayıttan söz edilir.Gerçek iradeye uymadığı halde yapılan beyan geçerlidir. Bu konuda ”beyan prensibi” uygulanır.

İKİ TARAFIN İSTEĞİ İLE YARATILAN UYGUNSUZLUK-MUVAZAA

TBK’da Muvazaa:

Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler

MADDE 19- Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.

1- Muvazaa nedir? Tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan bir işlem yapmaları, fakat görünürde ki, bu işlemin kendi aralarında geçerli olmayacağı hususunda anlaşmaları durumuna muvazaa denir.

Muvazaalı işlemde:

  • Üçüncü kişileri aldatmak için yapılan görünürde işlem
  • Görünür işlemin arasında hüküm ifade etmeyeceği anlamına gelen muvazaa işlemi
  • Tarafların gerçek iradelerine uygun ”gizli işlem” olmak üzere üç işlem söz konusudur.
  • (NOT: Gizli işlem tüm muvazaalı işlemlerde mevcut değildir.)

2- Muvazaa Çeşitleri:

  • Mutlak Muvazaa: Üçüncü kişileri aldatmak amacıyla görünürde bir hukuki işlem yapan tarafların gerçek iradelerine uygun gizli işlem mevcut değilse mutlak (adi) muvazaa söz konusudur.
  • Nisbi Muvazaa:Üçüncü kişileri aldatmak amacıyla görünürde bir hukuki işlem yapan taraflar, bu işlem ile gerçek iradelerini gizlemişlerse nisbi muvazaadan söz edilir. Nisbi muvazaada tarafların gerçek iradelerine uyan ayrı bir hukuki işlem mevcuttur.

Muvazaalı işlemde tarafların gerçek iradelerine uyan gizli işlem çeşitli şekillerde ortaya çıkar:

  • Taraflar muvazaalı işlemle sözleşmenin niteliğini gizlemek istemişlerdir.
  • Taraflar muvazaalı işlemle sadece sözleşmenin belirli şartlarını gizlemek istemişlerdir.

3- Muvazaalı İşlemin Geçersizliği:

  • Tarafların gerçek iradesine uymayan görünürdeki işlem ister mutlak ister nisbi olsun geçersizdir, batıldır.
  • Muvazaalı işlem hiç bir hukuki sonuç,alacak,borç doğurmaz.
  • Muvazaalı işlem açısından taraflar arasında ”irade prensibi” söz konusudur.
  • Muvazaalı işlemin batıl olduğunu taraflardan biri veya hukuki yararı olan üçüncü kişilerde ileri sürebilir.Hakimde muvazaa sebebiyle işlemin geçersiz olduğunu kendiliğinden dikkate alır.
  • İyi niyet sahibi üçüncü kişilerin korunduğu durumlar:Muvazaalı işlemin geçersizliği kural olarak iyi niyetli olsalar dahi üçüncü kişilere karşıda ileri sürülebilir.

a. TBK m19/2 ‘e göre yazılı borç tanınmasına dayanarak muvazaalı alacağı iktisap etmiş olan iyi niyet sahibi üçüncü şahsa karşı borçlu muvazaa iddiasında bulunamaz.

b. Taşınabilir bir malın, emin sıfatıyla zilyedinden, mülkiyetini veya ayni hakkını iyi niyetle iktisap eden kimse; tapu sicilindeki kayda iyi niyetle dayanarak gayrimenkul üzerinde mülkiyet veya ayni hak iktisap eden kimse, devreden, tasarrufa yetkili olmasa dahi iktisabında korunmuştur.

4- Gizli İşlemin Geçerliliği: Görünürdeki işlemin arkasına gizlenmiş, tarafların gerçek iradesine uyan bir sözleşme varsa (sözleşmenin geçerlilik şartlarına uyuyorsa) bu sözleşme geçerlidir. Resmi şekilde yapılmış satış sözleşmesinin muvazaalı olması, tarafların gerçek niyetinin ise bağışlama bulunması halinde muvazaalı olduğu, bağışlamayı ise resmi şekilde yapılmadığı için geçerli saymamıştır.(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Karar’ında bu görüşü benimsemiştir.)

5- Muvazaanın İspatı:

  • Taraflardan biri iddia ediyorsa:Hukuki işlemin muvazaalı olduğunu iddia eden taraf ispatı ile yükümlüdür. Muvazaalı olduğu düşünülen bir hukuki işlem bir adi senede veya resmi senede bağlı olarak kurulmuşsa, taraflardan biri muvazaanın geçersizliği iddiasını tanıkla ileri süremez. Ancak yine bir adi veya resmi senetle ispat edebilir.Hukuki işlem resmi senetle yapılmış olsa dahi adi senetle muvazaa iddialarını ispat edebilir.
  • Muvazaayı üçüncü bir şahıs iddia ediyorsa:Hukuki işleme taraf olmayan bir üçüncü kişi, işlemin muvazaalı olduğunu ve bu nedenle geçersiz olduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını, adi veya resmi senede bağlı bir sözleşme olsa dahi, tanıkla delillendirilebilir.

Yayınlanma tarihi: 13 Haziran 2018
Son güncellenme tarihi: 4 Aralık 2018
Bikifi'ye ulaşın:
Bu yazı bikifi.com adresinden yazdırılmıştır. Sitemizdeki taban puan ve başarı sıralamaları bilgileri ÖSYM verileri kullanılarak tarafımızca derlenmiştir. Tercih yaparken ilgili kılavuzları incelemeniz tavsiye edilir.