Burdasınız: Bikifi > Hukuk, Konu Anlatımları > [Borçlar Hukuku] İfa Kavramı 1: İfa,Tarafları ve Konusu

[Borçlar Hukuku] İfa Kavramı 1: İfa,Tarafları ve Konusu

A. İFA NEDİR?

İfa borçlanılmış olan edimin yerine getirilmesini ifade eder. İfa ile dar anlamda borç sona erer. Borcun sona ermesi için ifanın konu,zaman ve yer bakımından edime uygun olması gerekir.

1- İFANIN HUKUKİ NİTELİĞİ

Edimin ifası borçlu yönünden maddi bir davranış veya kaçınma veya olanak tanıma niteliğinde ise ifanın geçerli olması için borçlunun medeni hakları kullanma ehliyetine yani fiil ehliyetine sahip olması gerekir.

Taşınır ve taşınmaz mal mülkiyetinde alacağın temlikinde olduğu gibi ifa için hukuki işlem gerekiyorsa, borçlunun tam ehliyetli,temyiz kudretine sahip olması gerekir. Temyiz kudretine sahip kişi küçük veya kısıtlı ise yasal temsilcinin izni gerekir. Aksi takdirde yapılan ifa geçersiz olacak ve borç sona ermeyecektir.

İfa edime uygunsa sözleşmeye konu olan mal teslim edilmişse borçlunun ehliyetsizliği nedeniyle verilen şey geri istendiğinde alacaklı defi yoluyla sözleşmeden doğan talep hakkına dayanarak mali iadeden kaçınabilir.

Borcun ifası, alacaklının ifaya katılmasına ihtiyaç olmaksızın gerçekleşebiliyorsa, alacaklı fiil ehliyetine sahip olmasa dahi ifa geçerli olacaktır.

Mülkiyetin devrinde, alacağın temlikinde, borcun ifası alacaklının ifaya katılmasıyla mümkünse,ifanın geçerliliği alacaklının tam ehliyetli olmasına, tam ehliyetli değilse yasal temsilcisinin onayına bağlıdır. Borçlunun fiil ehliyeti bulunmayan alacaklıya karşı borcunu ifa etmesi halinde yapılan ifa geçersiz olur,borçlu borcundan kurtulmaz. Borçlunun iyi niyetli olması alacaklının ehliyetsiz olduğunu bilmemesi sonucu değiştirmez.

2- TASARRUF YETKİSİ

Edimin yerine getirilmesinin hukuki açıdan geçerli bir ifa sayılabilmesi için ifaya bağlı hukuki sonuçların doğabilmesi borçlunun edimin konusu olan mal,alacaklının ise alacağı üzerinde tasarruf yetkisine sahip olması gerekir. Borçlunun veya alacaklının tasarruf yetkisi yoksa, edim yerine getirilmiş olsa dahi borçlu borcundan kurtulmaz.

İSTİSNA: Borçlunun mal üzerinde tasarruf yetkisi bulunmasa dahi, alacaklının iyi niyetinin korunduğu özel durumlarda veya alacaklının mülkiyeti zamanaşımıyla kazandığı durumlarda borç ifa edilmiş sayılır.

KANUNDA:

MADDE 83- Borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü değildir.

B. İFANIN TARAFLARI

1- BORÇLU TARAFINDAN İFA

Borcun bizzat borçlu tarafından ifasında alacaklının yararı varsa, borç üçüncü bir şahıs tarafından yerine getirilemez. Borçlu borcunu bizzat ifaya mecburdur. Alacaklı bu durumda üçüncü şahsın ifa önerisini reddedebilir. Borçlunun bilgisinin, yetenek ve karakterlerinin alacaklı yönünden önem taşıdığı hallerde, özellikle hizmet, vekalet, adi ortaklık sözleşmelerinde kural olarak borçlu borcunu bizzat ifa ile yükümlüdür. Yardımcı şahısların borçlunun yönetimi altında çalışması, edimin niteliğine göre borcun bizzat borçlu tarafından ifasını isteyemez.

Yapılacak sözleşmede tamamen veya kısmen üçüncü bir şahsın tarafından ifası kabul edilebilir. Bu takdirde alacaklı, yararlı bulunduğunu ileri sürerek borcun bizzat borçlu tarafından ifasını isteyemez.

2- ÜÇÜNCÜ ŞAHIS TARAFINDAN İFA

Bizzat borçlu tarafından ifada alacaklının yararı yoksa veya olsa dahi, sözleşmede borcun üçüncü bir kişi tarafından da yerine getirilebileceği öngörülmüşse, borcu üçüncü şahıs ifa edebilir.

Üçüncü şahıs tarafından ifası mümkün olan borçlarda,alacaklı üçüncü şahıs tarafından yapılan ifayı kabule mecburdur. Alacaklı ifayı reddettiği takdirde borçluya karşı mütemerrit durumuna düşer. Alacaklı borçlunun karşı çıkmasına rağmen üçüncü şahıs tarafından yapılan ifayı kabul edebilir ve bu halde de borç sona erer. İfayı kabul etmeyen alacaklı mütemerrit duruma düşmez.

Üçüncü şahıs temsil yetkisine dayanarak edimi yerine getirmiş olabileceği gibi temsil yetkisi olmadan da bağışlama veya ifanın borçlunun yararına olacağı düşüncesiyle onun namına ve hesabına hareket etmiş olabilir. Bu durumda da borç sona erecektir.

Borçlu ile ifada bulunan üçüncü şahıs arasındaki hukuki ilişki, sözleşmeye göre belirlenir. Böyle bir sözleşme yoksa veya borçlu kendisini temsilen yapılan ifaya icazet vermeyi reddederse vekaleti olmadan başkası hesabına tasarrufa ilişkin hükümler uygulanır.

Üçüncü şahıs bağışlama yoluyla borcu ifa etmişse ifadan sonra borçludan bir talepte bulunamaz.

3- ALACAĞIN ÜÇÜNCÜ ŞAHSA GEÇMESİ

Aşağıdaki durumlarda edimin yerine getirilmesi borcu sona erdirmez, alacağın ödemede bulunan üçüncü şahsa geçmesi sonucunu doğurur:

  • Üçüncü şahıs borcu hesabına bir ifada bulunma yerine, alacaklıyı tatmin ederek alacağı devredebilir.
  • Üçüncü şahıs başkasının borcu için rehin edilmiş olan, ayni hakka sahip olduğu taşınır veya taşınmaz malı rehinden kurtarmak için alacaklıya ödemede bulunursa, ödediği miktarla sınırlı olarak alacaklının yerine geçer.
  • Borçlu ödemeden önce veya ödeme anında alacaklıya borcu ödeyen üçüncü şahsın ona halef olacağını bildirirse ödeme ile borç sona ermez sadece üçüncü şahsa geçer.

NOT: İkinci ve üçüncü durumlarda edimin yerine getirilmesiyle borç sona ermez,alacak borcunu ödeyen üçüncü şahsa geçer.

4- ALACAKLIYA İFA

Kural olarak ifanın alacaklıya yapılmış olması gerekir. Borçlu alacaklının alacağı tahsile yetkili temsilcisine de borcu ifa edebilir ve bu halde de borç sona erer. Alacağı tahsil yetkisi özel olarak verilmelidir. Alacağı tahsile yetkili kimseye ifada bulunmak borçlu için sadece bir olanak değil aynı zamanda yükümlülüktür. İfa talebini yerine getirmeyen borçlu kural olarak alacaklıya karşı mütemerrit duruma düşer.

Alacaklının şahsında bir değişiklik olmuşsa ifa yeni alacaklıya yapılmalıdır. Başka bir şahsa yapılan ifa ile borçlu borcundan kurtulmaz,borcun yeniden ifası gerekir. Borçlunun iyi niyetli olması veya ifada bulunacağı kişide hata yapması hukuki sonucu değiştirmez.

5- ÜÇÜNCÜ ŞAHSA İFA

Yasada öngörülen bazı istisnai hallerde borcun üçüncü şahsa ifa zorunluluğu vardır. Bu gibi özel durumlarda alacaklıya ifa borçluyu borcundan kurtarmaz. (Örneğin MK 198)

C. İFANIN KONUSU

KURAL: İfanın konusu kural olarak borçlanılmış edimdir. Borçlu borcunu edime uygun olarak ifa etmek zorundadır. Edimden başka bir şeyle ifa borçludan istenemez, alacaklı da edimden başka bir şeyi kabule zorlanamaz.

İFA YERİNE EDİM: Borçlu edimden başka bir şeyi ifa yerine önerir ve alacaklı da bunu da kabul ederse ifa gerçekleşmiş olur ve borç sona erer. Değer farkı istenemez.

İFA AMACIYLA EDİM: Borçlu alacaklıya paraya çevirip alacağını elde etmesi amacıyla başka bir şey verir. Şeyin verilmesiyle borç sona ermez,verilen şey paraya çevrildikten, mal ise satıldıktan sonra alacak tahsilinden sonra borç sona erer. Para alacağının tamamını karşılamazsa borç olarak karşılandığı oranda ifa edilmiş olur. Borçlu farkı ödemeye mecburdur.

1- KISMEN İFA

KURAL: Alacağın tamamının varlığı ve miktarı üzerinde bir anlaşmazlık yoksa ve alacağın tamamı muaccel ise edim niteliği itibariyle bölünebilir olsa da alacaklı kural olarak kısmi ifayı kabul etmek zorunda değildir.

Kısmi alacaklıyı reddeden alacaklı mütemerrit olmaz. Kısmi ifayı kabul ederse borç geri kalan kısmı için devam eder. Kısmen ifa sorunu, bölünebilen edimlerde özellikle türüyle belirlenmiş şeylerde veya para borçlarında söz konusu olur.

Borcun tamamı belli değilse, bir kısmının varlığı üzerinde anlaşmazlık varsa, alacaklı belirli kısma ilişkin ödemeyi kabul etmek zorundadır. Bir sözleşme edimi iki veya daha çok ise, birbiri arasında bağlantı varsa, edimler birbirini aman ve fonksiyon olarak bütünlüyorsa tek bir sözleşme tek bir borç vardır. Aynı metinde iki ayrı sözleşme, var ise bu sözleşmelerin birinden olağan borcun ifası kısmen ifa niteliğinde değildir.

İSTİSNA: Borcun miktarı ve tamamı muaccel olsa dahi aşağıdaki hallerde istisnai olarak borcun kısmen ifası mümkündür.

  • Sözleşme uyarınca borçlu kısmen ifaya yetkili ise,
  • Edimin miktar veya niteliği bir defada ifaya olanak vermiyorsa,
  • Alacaklının kısmen ifayı reddetmesi hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğinde ise,
  • Yasaların özel kuralları alacaklıyı kısmen ödemeye mecbur ediyorsa.

KANUNDA

MADDE 84- Borcun tamamı belli ve muaccel ise, alacaklı kısmen ifayı reddedebilir. Alacaklı kısmen ifayı kabul ederse borçlu, borcun kendisi tarafından ikrar olunan kısmını ifadan kaçınamaz.

2- BÖLÜNEMEYEN EDİMLERDE İFA

Kısmen ifası mümkün olmayan edimlerin yerine getirilmesinde borçlu ve alacaklı tek ise, ifa yönünden bir sorun yoktur. Edim bölünemeyen nitelikte olduğu halde, alacaklı veya borçlu birden fazla ise sorun çıkacaktır. Alacaklılar veya borçlular arasında sözleşmeden veya yasadan doğan teselsül varsa TBK m162-169 ‘a göre çözümlenecektir.

Bölünemeyen edimin alacaklıları birden fazla ise bunlardan her biri borcun tamamının ifasını borçludan isteyebilir. Borçlu edimi alacaklıların tamamına ifa etmekle yükümlüdür. Edimin niteliği icabı bunun ifasından diğer alacaklılar da doğrudan yararlanmışsa borç sona erer. Edimi alacaklıların tümüne ifa etmeyen talep üzerine mütemerrit olur. Alacaklılar veya aralarında biri edimin ifası için işbirliğinden kaçınırsa mütemerrit olur.

Borçlular birden çok ise her biri bölünemeyen borcun tamamını alacaklıya ifa ile yükümlüdür. Borçlulardan her biri borcun yerine getirilmemesinden doğan zararın tamamından sorumludur. Borcun borçlulardan biri tarafından ifa edilmesiyle borç sona erer.

Mevcut durumdan aksi anlaşılmadıkça, ifa den borçlu kendisiyle müştereken borçları oranında rücu hakkına sahiptir ve bu oranda alacaklıların haklarına halef olur.

KANUNDA

MADDE 85- Bölünemeyen bir borcun birden çok alacaklısı varsa, alacaklılardan her biri, borcun alacaklıların tamamına ifasını isteyebilir. Borçlu, edimini alacaklıların hepsine birden ifa etmek zorundadır. Bölünemeyen borcun birden çok borçlusu varsa, borçlulardan her biri borcun tamamını ifa etmekle yükümlüdür. Durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça, ifada bulunan borçlu, alacaklıya halef olur ve diğer borçlulardan payları oranında alacağını isteyebilir.

3- PARÇA BORÇLARINDA İFA

Borcun konusu nitelikleriyle belirlenmiş bir edim ise parça borcu, ferden muayyen bir borç söz konusu olacaktır. Parça borçlarında borç ancak borcun konusu belli olan edimin yerine getirilmesiyle olur. Parça borçlarında borcun ifası borçlunun kusuru olmaksızın imkansız hale gelirse borç sona erer.

4- ÇEŞİT BORÇLARINDA İFA

Borcun konusu çeşit ve miktar olarak belirlenmiş bir edim ise bir çeşit borcu, türüyle belirlenmiş bir borç söz konusudur.İşin niteliğinden veya sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça verilecek şeyin seçimi borçluya aittir. Ortadan aşağı nitelikte bir şey veremez.

KANUNDA

MADDE 86- Çeşit borçlarında hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça, edimin seçimi borçluya aittir. Ancak borçlunun seçeceği edim, ortalama nitelikten daha düşük olamaz.

5- SEÇİMLİK BORÇLARDA İFA

Borç birden fazla edimi kapsıyorsa fakat bu edimlerden sadece seçilecek biri ifa edilecekse seçimlik borç söz konusudur. Edimler parça veya çeşit borcu olabilir. Seçimlik borcu doğuran hukuki ilişkiden aksi anlaşılmadıkça seçim hakkı borçluya aittir. Sözleşmede seçim hakkı başka birine de tanınabilir.

Seçim hakkının kullanılmasıyla seçilen edim borcun tek konusu olur. Edimlerden biri imkansızsa veya sonradan borçlunun kusuru olmadan imkansız hale geldiyse borç sona ermez.Kalan edimlerden biri seçilerek ifa edilir.

KANUNDA

MADDE 87- Seçimlik borçlarda, hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça, edimlerden birinin seçimi borçluya aittir.

KAYNAKÇA

  • Remzi,Mehmet ve Sezer,Aydın. Borçlar Hukuku Genel Hükümler 10. Baskı. İkinci Sayfa,2017
  • Reisoğlu, Safa. Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler 23. Bası. İstanbul, Beta Yayıncılık, 2012

Yayınlanma tarihi: 10 Kasım 2018
Son güncellenme tarihi: 8 Kasım 2018
Bikifi'ye ulaşın:
Bu yazı bikifi.com adresinden yazdırılmıştır. Sitemizdeki taban puan ve başarı sıralamaları bilgileri ÖSYM verileri kullanılarak tarafımızca derlenmiştir. Tercih yaparken ilgili kılavuzları incelemeniz tavsiye edilir.