1. Bikifi
  2. Hukuk Ders Notları
  3. Borçlar Hukuku Ders Notları
  4. Alacağın Temliki (Devir)

Alacağın Temliki (Devir)

  • Alacağın devri, iradi, kanuni ve yargısal devir olarak üçe ayrılır.
  • İradi Devir: Taraf iradelerine dayanan devirdir.
  • Kanuni Devir: Kanunda öngörülen olayın gerçekleşmesi ile kendiliğinden gerçekleşen devirdir. (Mirasçılık, halefiyet, vekalet…)
  • Yargısal Devir: Hakim kararıyla gerçekleşen devirdir.
  • Kanuni ve yargısal devir, yazılı şekil şartına bağlı değildir ve alacaklının rızası aranmaz.
    • MADDE 185- Alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse, bu devir özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.
  • Alacaklının belirli bir alacağını, borçlunun rızasına ihtiyaç duymaksızın, yazılı bir sözleşmeyle üçüncü kişiye devretmesine alacağın devri denir.
    • MADDE 183/1- Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.
  • Kural olarak bütün alacaklar devredilebilir. Devir anında hukuki ilişkiye bağlı ancak mevcut olmayan alacaklarda devredilebilir.
  • Alacağın tamamı veya bir kısmı devredilebilir.
  • Sözleşmeden, haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden doğan alacaklarda devredilebilir.

1 – İradi Devrin Şartları

  • Yazılı sözleşme olmalıdır.
    • Alacağın devri, devreden ile devralan arasında yapılan bir sözleşmedir.
    • Devir sözleşmesi adi yazılı şekilde yapılmalıdır, aksi takdirde geçersizdir.
    • Alacağın devri vaadi şekil şartına bağlı değildir.
    • Devir sözleşmesinde sadece devreden borç altına girer. Dolayısıyla devredenin imzası gereklidir.
    • MADDE 184- Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir.
  • Devir yasağı olmamalıdır.
    • Manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez.
    • Konut ve çatılı iş yeri kiraları ile ürün kiralarında, kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kiralanan başkasına kiralanamaz, kullanım hakkı devredilemez.
    • Kullanım ödüncü sözleşmesinde ödünç alan, kullanım hakkını başkasına devredip, kullandıramaz.
    • Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım alacaklısı, hakkını başkasına devredemez.
    • Taraflar sözleşmede devir yasağı koyabilir. Bu yasak varsa yine alacak devredilemez. Devralanın iyi niyeti durumu değiştirmez.
    • Borcun ifasının bizzat alacaklıya yapılması gerekiyorsa alacak başkasına devredilemez.
    • MADDE 183/2 – Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.
  • Alacağın devri için borçlunun rızasına gerek yoktur.
    • Devir sözleşmesi alacaklı ile devralan arasında yapılan bir sözleşme olduğundan borçlunun muvafakatına gerek yoktur.
  • Alacağın devri tasarruf işlemidir.
    • Devredenin alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olması şarttır.
    • Devir sözleşmesi birden çok kimseyle yapılmışsa, zaman bakımından önce yapılan devir sözleşmesi geçerlidir.
  • Alacağın devri soyut (sebebe bağlı olmayan) bir işlemdir.

2 – Sonuçları

  • Devir ile birlikte devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki haklar ile alacak hakkına bağlı feri haklar devralana geçer.
    • MADDE 189- Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer. Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.
  • Devreden, alacakla ilgili belgeleri ve alacağın ileri sürülmesi için gerekli bilgileri devralana vermekle yükümlüdür.
    • MADDE 190- Devreden, devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür.
  • Devirden sonra borçlu, edimini yeni alacaklıya yapmalıdır.
  • Borçlunun haberdar olduğu devre rağmen, borçlu, eski alacaklıya ifada bulunursa borcundan kurtulmuş olmaz, ikinci kez ödeme yapmak zorunda kalır.
  • Devir borçluya bildirilmemişse, borçlu eski alacaklıya ifada bulunursa bu ifa geçerli olur ve borcundan kurtulur.
    • MADDE 186– Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur.
  • Alacağın devrinden sonra alacağın kime ait olduğu konusunda çekişme yaşanırsa, borçlu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hakim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur.
    • MADDE 187/1- Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur.
  • Borçlu alacağın çekişmeli olduğunu bildiği halde ifada bulunursa bundan doğacak sonuçlardan da sorumlu olur.
    • MADDE 187/2 – Borçlu, alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunursa, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.
  • Mahkemece çekişme çözülmemiş ancak borç muaccel olmuşsa, taraflardan her biri borçluyu ifaya zorlayabilir.
    • MADDE 187/3 – Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise, taraflardan her biri borçluyu, edimi tevdi etmeye zorlayabilir.
  • Borçlu, devri öğrendiği esnada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir.
    • MADDE 188/1- Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.
  • Borçlu, devreden kişiden alacaklı olmamasına rağmen, devralan kişiden alacaklı ise bu alacağı ile borcu takas edebilir.
    • MADDE 188/2 – Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.
  • Borçlu aşağıdaki iki halde devralana karşı defi veya itiraz ileri süremez:
    • Muvazaa : Madde 19/2 – Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.
    • Beyaza İmza : Borçlu, alacağı beyaza imzalı bir senede istinaden devralan iyi niyetli üçüncü kişiye karşı, imzanın üstünün iradesi dışında doldurulduğunu ileri süremez.

3 – Sorumluluk

  • Alacak edim karşılığı devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur.
    • MADDE 191/1- Alacak, bir edim karşılığında devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur.
  • Alacak edim karşılığı olmadan devredilmişse devreden, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir.
    • MADDE 191/2 – Alacak bir edim karşılığı olmaksızın devredilmiş ya da kanun gereğince başkasına geçmişse, devreden veya önceki alacaklı, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir.
  • Alacak kanun hükmü ile başkasına geçmişse sorumluluktan bahsedilmez.
  • Devralan, ivazlı devir karşılığı devredenden aşağıdaki istemlerde bulunabilir.
    • İfa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte verilmesini,
    • Devrin sebep olduğu giderleri,
    • Borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderleri,
    • Devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararlarını.
    • MADDE 193- Devralan garanti ile yükümlü olan devredenden aşağıdaki istemlerde bulunabilir: 1. İfa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesini. 2. Devrin sebep olduğu giderleri. 3. Borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderleri. 4. Devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararlarını. C. Özel hükümlerin saklılığı.
    • MADDE 194- Bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümler saklıdır.

4 – İfa Amacıyla Temlik

  • Taraflar iradesinin kesinlikle tespit edilemediği hallerde, alacağın ifa amacıyla temlik edildiği kabul edilmelidir.
  • Alacak, ifa amacıyla temlik edilmişse, bu normal ifanın sonuçlarını doğurur ve borç sona erer. Ancak, ifa yerine temlik edilen alacak mevcut değilse temlik eden, bedel karşılığı madde 191’e göre sorumlu olur.
  • İfa amacıyla temlikte, alacağı temlik edenin devralana olan borcu, devralanın alacağı fiilen elde ettiği anda sona erer.
    • MADDE 192- Alacaklı, alacağını borcu ifaya yönelik olarak devretmekle birlikte borca mahsup edilecek miktarı belirlememişse devralan, ancak borçludan aldığı veya gereken özeni gösterseydi alabilecek olduğu miktarı, kendi alacağına mahsup etmek zorundadır.

Borçlar Hukuku => Borç İlişkisinde Özel Durumlar Ders Notları Listesi